Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    LYS için son iki haftayı iyi değerlendirin

    Salim ÜNSAL - Kültür Eğitim Kurumları Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı
    29 Mayıs 2017 - 09:03Son Güncelleme : 29 Mayıs 2017 - 09:03

    LYS'ye iki haftadan daha az bir süre kaldı. 2 milyon 124 bin adaydan 1 milyon 506 bini YGS'de 180 barajını geçerek LYS’lere başvuru hakkını elde etmişti. Adaylar, 10, 11 ve 17, 18 Haziran’da yapılacak 5 LYS’den bir veya birkaçına başvurularını tamamladılar. ÖSYM henüz LYS’lere kaç adayın başvurduğunu açıklamadı. Ancak binlerce aday LYS’de iyi bir üniversiteye girmek için ter dökecek. İşte son iki haftayı verimli değerlendirmek için yapabilecekleriniz.

    Geçen yıl 1 milyon 600 bin adaydan 863 bini matematik sınavına, 460 bini fen bilimlerine, 857 bini edebiyat-coğrafyaya, 517 bini sosyal bilimlerine ve 102 bini de yabancı dile başvuruda bulundu. Matematikte 29 bin, fen bilimlerinde 25 bin, edebiyat-coğrafyada 47 bin, sosyal bilimlerde 28 bin ve yabancı dilde 11 bin adayın sınava başvurmasına rağmen ya girmedi ya da girdiği halde puanı hesaplanmadı.

    Bu yıl barajı geçen aday sayısında 96 binlik bir azalma olmasına rağmen bunun Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) başvurularına büyük ölçüde yansımayacağını düşünüyoruz.

    LYS’NİN ÖNEMİ BU YIL DAHA DA ARTTI

    LYS, üniversitelerin lisans programlarına yerleşmek için olmazsa olmazlardan. Geçen yıl, tüm lisans kontenjanlarının sadece yüzde 12’sine Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) puanları yeterken, yüzde 88’i LYS’ye girmeyi gerektiriyordu. Bu yıl bazı YGS programlarının LYS’ye alınması sebebiyle bu rakamların LYS yönünde daha artacağını söylemek hatalı olmayacak.

    YGS’YE ORANLA LYS’DE ADAYLAR DAHA BAŞARILI

    Üniversite denince ilk akla gelen programlar lisans programları olunca LYS’nin aday zihninde daha büyük bir yer kapladığını görüyoruz. Uygulanan sınavlar adayların teknik hazırlığına uygun olduğu için başarı ortalamaları YGS’ye oranla daha yüksek çıkıyor. Aday hangi tür programa ilgi duyuyorsa onun puan türünün hesaplanmasına kaynaklık edecek sınavlara katılıyor. Örneğin mühendislik eğitimi almak isteyen bir aday için matematik ve fen bilimleri sınavlarına katılmak yetiyor.

    LYS SÜRPRİZİ ÇOK OLAN BİR SINAV DEĞİL

    Adaylar YGS’den sonra bir yol ayrımına girdikleri için her aday hedefine gidecek en kestirme yoldan ilerlemeye çalışıyor. Bu açıdan YGS’ye oranla sürprizi az olan bir sınav LYS. Bilen, çalışan, isteyen ve bu isteğinin gereğini yerine getiren aday başarılı oluyor.

    BİLGİ LYS’NİN EN VAZGEÇİLMEZ GEREKSİNİMİ

    Sınavın yorum ve muhakeme gücünü kullanma, mantık ve akıl yürütme ilkelerine başvurma sistematiği YGS’ye oranla daha az. Bilgi, bu sınavın en önemli gereksinimi. Okuduğunu anlama, problem çözme gibi beceriler elbette bu sınavda da fazlasıyla sorgulanıyor. Zaman tahdidi YGS’ye oranla daha az ve bu da adayların zaman sorununu daha az yaşayacakları bir sınav. Zira 1 soruya 1.5 dakika gibi bir zaman ayırabiliyorlar.

    LYS’DE AZ NETLE YÜKSEK PUANLAR VE İYİ SIRALAR ALINIYOR

    Sınavın bir diğer olumlu yanı, başvuru sayısının azlığıyla birlikte YGS’ye oranla sıralamada öne doğru daha kolay hamlelerin yapılabiliyor olması. Hesaplama algoritmasına göre LYS testleri daha yüksek bir katsayıyla çarpıldığı için az netlerle yüksek puanlara erişilebiliyor ve sıralamada adaylar iyi yerler elde edebiliyorlar.

    LYS KAYGI VE STRES DÜZEYİ DAHA DÜŞÜK BİR SINAV

    Zaten YGS’de belli bir barajı geçme başarısı gösteren belli düzeydekilerin katıldığı bir sınav olduğu için, LYS’de sınav deneyimi kazanmış adaylar bulunuyor doğal olarak. Kaygının ve stresin YGS kadar şiddetli yaşanmamasında hem bu kazanılmış sınav deneyiminin, hem de sınavın birden çok oturumda yapılıyor olmasının büyük payı var. Zira matematik sınavında beklenen performansı sergileyemeyen aday, edebiyat-coğrafya ya da fen bilimleri sınavıyla bu kaybını telafi edebilecek bir ortam yakalayabiliyor.

    SON GÜNLERİ NASIL DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR?

    Son birkaç güne kadar çalışmayı sürdürmek gerekiyor. Bunu da daha çok test çözümüyle yapmanın teknik anlamda çok önemli bir katkısı var. Tavsiyemiz birbirine benzer içerik ve nitelikte dar bir alanda çok soru çözmek yerine birbirinden farklı içerik ve nitelikte, geniş bir alanda soru cevaplandırmak.

    Bir dersteki zaaf noktalarınızı az çok bilir ve bu zaafların üzerine gidecek çalışmalar yaparsanız, önceliği buna verirseniz daha doğru bir strateji uygulamış olursunuz.

    Sınav yaklaştığında çalışmanın süresini ve çözülen soru sayısını artırmak doğru bir yaklaşım. Ancak bunu yaparken bedenin fizyolojik gereksinimleri de dikkate alınmalı. Günlük uyku, beslenme ve dinlenme süreleri dikkate alınarak yapılacak bir çalışma sahaya olumlu yansır.

    Bazen bir derste yaşanan zihin yorgunluğu, bir başka ders çalışılarak da atlatılabilir. Eğer az çalışıyorum kaygısını yaşıyorsanız, bu da içinizi rahatlatma taktiği.

    Yorulduğunuzu hissedinceye kadar çalışmayı sürdürebilirsiniz. Ne zaman okuduğunuz zihninizde karışmaya başladıysa masa başından kalkıp biraz mola vermenin zamanı gelmiştir. Eğer bu da sıklıkla oluyorsa, o zaman o konuya ilişkin algı, yargı ve bilgi eksiğinizin fazla olduğundan söz edebiliriz.

    BAŞARI UYKU VE DİNLENME DÜZENİNDE GİZLİ

    Uyku ve beslenme canlı bedeninin en hayati fizyolojik gereksinimleri. Sağlıklı bir zihinsel aktivite ancak sağlıklı bir uyku, dinlenme ve beslenme düzeniyle sağlanabilir. Uyku dengesi bozuk bir adayın beyin fonksiyonları da doğru ve sistematik çalışmaz. Akson ve dendritler arasındaki elektriksel iletişim sekteye uğrar ve bu da öğrenme, mantık ve muhakeme gücünü kullanma, analiz ve sentez yapabilme, yorumlayabilme becerisine olumsuz yansır. Bütün bilgiler birbiriyle karışır. Özellikle konsantrasyon sorunu en fazla uyku halinde yaşanır.

    Sınava hazırlığın son döneminde de uyku süresi günde 6 saatten daha az olmamalı. İdeali 7-8 saat. Uykusuzluğa nispeten alışmış adaylar “Zihin fonksiyonlarım tam manasıyla işliyor” diye düşünse bile bu doğru değil. Mutlaka bir yerlerde bir zihinsel performans kaybı yaşanıyor. Dikkat dağınıklığının, basit hataların en çok yapıldığı durum düzensiz uyku. Bir de küçük ayrıntılar en fazla uyku yetersizliklerinde gözden kaçar.

    BESLENME ALIŞKANLIKLARI DA ÖNEMLİ

    Günümüzde gençlerin tükettiği pek çok gıda, sadece damakta lezzet bırakan ve midede doygunluk hissi yaratan ancak zihni fonksiyonlara aynı ölçüde yansımayan gıdalar.

    Ayaküstü beslenme stilinden sınava hazırlık döneminde uzak durmak gerekiyor. Özellikle baharın gelmesi ve havaların ısınmasıyla daha çok bitkisel gıdalarla beslenmek, vücudun gerektirdiği protein, karbonhidrat, mineral, su, vitamin ve yağı da doğal besin maddelerinden almak çok yararlı. Bu mevsime has bol meyve tüketimi zihni fonksiyonlara olumlu yansıyacak. Kuruyemiş ve şekerli gıdalar da gerekli enerjiyi sağlamakta yararlı olacak. Süt ve ürünlerini ise özellikle uyku öncesi almak rahat bir dinlenme açısından faydalı. Gazlı içecekler, fazla miktarda kahve ve çay tüketimi de bedeni yorabilir, aman dikkat.

    Bu dönemde temel beslenme alışkanlıklarınızda çok önemli bir değişikliğe gitmeyin. Ayrıca kesinlikle diyet programları uygulamamanız da gerekiyor. Hekim gözetiminde bitkisel ilaçlar kullanılabilir ama kimyasal ilaçlarla ayakta durmaya kesinlikle çalışmayın. Sınava doğal halinizle hazırlanmak ve girmek en doğru olanı. Tüm bunlar sınava hazırlık sürecinin magazin kısmı, Pazar keyfi bile olsa önemli. Sonuçta siz bir beden işçisi değil, beyin emekçisisiniz. Onu çalışarak değil ancak yanlış yaşam biçimiyle yorabilirsiniz, unutmayın!

    Etiketler: LYS , Üniversite , Sınav , YGS , başvuru
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı