Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kriz masası

Mümtaz SOYSAL

Son uçak kaçırma olayı, kriz masası oluşturma ve çalıştırma bakımından ileride mutlaka göz önünde tutulması gereken önemli derslerle doludur.

Birinci ders, kriz masasına gidiş biçimi üzerine.

Masaya gidiş, mutlaka ve mutlaka siyah Mercedes'le ve Mercedes'lerin en büyüğüyle, en fazla silindirli, en geniş hacimli olanıyla olmalıdır.

Son krizde Başbakan Yardımcısı ve arkadaşlarının kriz masasına gitmek için taksiye ya da taksi benzeri gösterişsiz bir arabaya binmiş olması, gazete ve televizyonlarda günlerce süren tartışmalardan anlaşıldığına göre, ülke kamuoyunu derinden yaralamış ve çok nefes kaybına yol açmıştır.

Demek ki, aman dikkat, araba seçimi çok önemli: Krize geç kalmak pahasına da olsa, en görkemli arabanın gelmesini beklemek gerekiyor.

İkinci ders, masanın biçimine ilişkin.

Masa, yuvarlak ve kimin baş köşeye oturup krizi çözmekte başrolü oynadığını belli etmeyecek biçimde olmalıdır.

Son krizde, kriz çözücü ekiptekilerin, İçişleri Bakanı dışında, Başbakan Yardımcısı, bir devlet bakanı ve dış ilişkilerden sorumlu iki bakanla birlikte neredeyse bütünüyle demokratik sol etiketli politikacılardan oluşması, sonuçta, çözümü sahiplenme bakımından fazla sorun yaratmamış görünüyor. Ama, bazı demeçlerden anlaşılmakta ki, maazallah Özal'dan miras kalma harika çocuk prenslerden bir ikisi de masaya otursaymış, bu konuda büyük sorun çıkacakmış.

Uçağı kaçırtmayış başarısı enflasyonu indiremeyiş fiyaskosunu örtebilirdi.

Masadaki krizin başaktörüne çabuk doğru teşhis koyma üçüncü derstir.

Son krizde bu bakımdan çok zaman kaybedildi. Pilota ‘‘İran'a çek!’’ emrini veren ve içkiyi yasaklayan adamın ‘‘İslam teroristi’’ olabileceğini akla getirenler oldu. Hatta, Avrupa ve Amerika, Diyarbakır sözünü duyar duymaz Kürt sorunu üzerine derin kuramlar üretmeye başladı.

Adamın akli dengesini ölçmek için psikolog doktor bile getirildi.

Oysa, evine birini yollayıp karısına sormak sorunu daha başlangıçta aydınlatabilirdi. Kriz masasına oturanların, ruhsal durumları en iyi eşlerin bileceğini düşünmeleri gerekmez miydi?

Dördüncü ders, eylemde kullanılan silahın doğru teşhisine ilişkin.

Son olayda, Kalaşnikof veya Smith-Weston gibi ünlü silahlar yerine Panda oyuncağın ve fitil benzeri bir şeyle kolay tükenmez görünen bir puronun kullanılmış olması koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletini çok şaşırtmıştır. En yakın oyuncakçı dükkânını açtırıp masaya bir panda getirterek neresinden nereye ne sokulabileceğine bakmak yahut Leyla Umar aracılığıyla Fidel Castro'ya telefon ederek en uzun puronun ne kadar yanık kalacağını sormak daha doğru olmaz mıydı?

Dersleri bilmemekten ileri gelen bütün bu aksamalara karşın, son kriz yine de başarılı geçmiş sayılır; çünkü, ‘‘CNN'de birinci haber olarak verildiği’’, bütün televizyon spikerlerince kamuoyuna acele duyurulmuştur.

Türkler'i, hangi biçimde olursa olsun, ‘‘CNN'de birinci olmak’’ kadar sevindiren başka bir şey de yoktur.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI