Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Konuşuyor!

<B>BAŞBAKANINIZ konuşuyor 1: <br><br></B>Çanakkale’de Genelkurmay Başkanı’na <B>‘Hocam’ </B>diye hitap etmemiş. Zaten Genelkurmay Başkanı da bunu duymadığını, duysa çok üzüleceğini söylüyor. Başbakanınız kendisine hep <B>‘Sayın Paşam, Sayın Genelkurmay Başkanım’ </B>dermiş.

Zaten başbakanınız diyor ki: ‘Ben orada hocam diye Beşir Atalay’a hitap ettim.’

Birisine ‘Hocam’ demek kötü bir şey değil ki! Örneğin başbakanınız, Necmettin Erbakan Hocaefendi’ye, camide imamlara, tarikat şeyhlerine hep ‘Hocam’ diyor. Onlar hiç alınıyor mu!

Kendisinin Genelkurmay Başkanı’na ‘Hocam’ diye hitap ettiğini ekranlarda milyonlarca insan izledi.

Eğer söylediyse, bunun tek nedeni ya dil sürçmesi, ya da ikisi arasındaki yakınlık, dostluk, görüş birliği ve sıcak ilişki olmalıdır.

Madem ki taraflardan biri söylememiş, öbürü de duymamış, o halde unutalım gitsin!

Demek ki kameralar gözlerimizi ve kulaklarımızı aldatmış!

***

Başbakanınız konuşuyor 2:

Ulusal davamız Kıbrıs’ın büyük savunucusu Rauf Denktaş nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde niçin aday olmayacağını açıkça söyledi:

‘İlk kez Türk hükümetiyle uyum içinde değilim. AKP ile ters düştüğüm için aday olmadım. AKP yüzünden bırakıyorum. Bu iktidar Kıbrıs konusunda halkın heyecanını bilmiyor.’

Doğruları söylemiş.

Başbakanınız, Denktaş’ın bu sözlerine önceki gün kürsüden yanıt veriyor.

Verdiği yanıtın ‘üslübuna ve düzeyine’ bakınız:

‘Bir de bakıyorsunuz ki, torunlar falan (Denktaş’ın torunları) Güney Kıbrıs’ta pasaport alıp bunlarla geziyor. O zaman bunu neyle tanımlayacaksınız?’

Demek ki Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal davası, torunların pasaportuna ve nerede gezdiklerine endeksli!

Başbakanınız böyle konuşuyor.

Vay vay vay, of anam of!

***

Başbakanınız konuşuyor 3:

TÜSİAD
en büyük patronların kulübü. Türkiye’nin para babaları tarafından yönetilen bir meslek kuruluşu.

TÜSİAD bile yavaştan bu iktidarın beceriksizliğini eleştirmeye başladı. İniş başlayınca onlar da hidayete erdi.

Başbakanınız bunu TÜSİAD’dan hiç beklemiyordu. Çok bozuldu.

İşçi, memur, emekli, esnaf, çiftçi, öğrenci, ev kadını, herkes eleştirip yakınırken, işsizlerin sayısı her geçen gün çığ gibi artarken, para babalarına ne oluyordu?

Durup dururken onlar nereden çıkmıştı?

TÜSİAD’ın Başkanı Ömer Sabancı.

Sakıp Sabancı’
nın ve İstanbul’da sol bir örgüt tarafından öldürülen Özdemir Sabancı’nın yeğeni.

Her alandaki kötüye gidiş başbakanınızın sinirlerini iyice bozmuş olmalı ki, önceki gün yine hızını alamayıp kürsüden Ömer Sabancı’ya gönderme yaptı:

‘Amcasını vuran katiller hálá orada dururken, ne yargılanıyor, ne iade ediliyorken, (Sabancı’nın) söylediklerine bakın. Hálá kendisi amcasını vuran katillerin istediği şekilde demeç veriyor. Birileri düğmeye bastı. Oyunlar oynanıyor.’

Özdemir Sabancı
’nın katiliFehriye Erdal Belçika’da yaşıyor. Belçika bu katili Türkiye’ye iade etmiyor.

Başbakanınız herhalde zannediyor ki, bu iade işlemini sağlama görevi başında bulunduğu hükümete değil, TÜSİAD veya başkanı Ömer Sabancı’ya aittir!

Öyle olmasaydı, başbakanınızın ağzından bu sözler çıkmazdı. Yaaaa!

Amcasının katili kaçak yaşıyormuş, buna karşın Sabancı hükümeti eleştirip katillerin istediği doğrultuda konuşuyormuş!

Allah Allah! Bak sen şu mantığa! Bak sen şu devlet adamlığı anlayışına!

İşler sarpa sarıyor. Yaratılan sahte cennet, yapay pembe tablolar bitti.

Başbakanınızın sinirleri tepesinde. Başbakanınız bu yüzden böyle konuşuyor.

‘Hocam’, Denktaş, TÜSİAD...

Fevkalade anlamlı, tutarlı, mantıklı! Ağzına sağlık. Gerçek bir devlet adamı!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI