Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kibrit kutusu

Pakize SUDA

Gözümüz aydın! Gelirimizin büyük bir kısmını silip süpüren mutfak masraflarında önemli bir düşüş yaşayacağız. Yok yok, zannettiğiniz gibi değil, enflasyon falan düşmüyor; tam tersine seçimlerden sonra zamlar peşpeşe gelmeye başlar. Benim sözünü ettiğim başka bir şey. Diyet mevsimi başlıyor diyet! Hani o meşhur ‘‘kibrit kutusu kadar beyaz peynir’’ devri... Malum önümüz yaz.

Peyniri kibrit kutusu kadar yiyeceksiniz ki, bikininiz avuç içi kadar olabilsin. Yoksa Şarlo'nun paçalı mayoları gibi mayolarla denize girmek zorunda kalabilirsiniz. Bu da sizin için bir utanç vesilesi olur, benden söylemesi.

Yalnız dikkat edin, kibrit kutusuna benzeteceğim derken bir kalıp peyniri telef etmeyin. ‘‘Kibrit kutusu kadar’’ kesmeye çalışan acemiler yüzünden bugüne kadar nice peynir çökeleğe döndü.

Peynirin yanında dört tane de zeytin yiyeceksiniz. Korkmayın, zeytinle peynir gibi uğraşmayacaksınız, 3.5 zeytin denseydi görürdünüz gününüzü.

*

Bu diyetler öyle enteresan ki, söylenenlere harfiyen uymazsanız diyet sonunda kilo alıyorsunuz. Mesela 3.5 zeytin yemeniz söylendi, zeytini ortadan bölmek zor geldiğinden siz 3 zeytin yediniz. Dikkat edin, söylenenden fazla değil, eksik yiyorsunuz. Olmuyor, o yarım zeytin eksiklik kilo yapıyor. Artık ne menem bir şeyse, anlayamadım.

Bu peynir zeytin mevzuu çok uzadı, kahvaltıdan kuşluk vaktine gelemedik bir türlü.

Kuşluk vakti bir adet elma yiyeceksiniz. Elma zahmetsiz, doğrayarak bir şekil vermeniz falan istenmiyor. Ona da ‘‘kibrit kutusu kadar’’ diyebilirlerdi, dememişler.

*

Basında yer alan diyet listelerinin hepsinde ortak bir uyarı var ki, beni bazı şüphelere sevk ediyor. ‘‘Kızartma, fast-food, kola, unlu mamuller kesinlikle yenmeyecek!’’ Günahını almayayım ama bu uyarıyı gazetelere kardeşim fakslamış olabilir. Çünkü adı geçen yiyecekler benim 365 gün boyunca yediklerimin tıpatıp aynısı.

*

Bakın, öğle yemeğine kadar geldik, topu topu dört zeytin, 20 gr. peynir, bir elma yediniz. Halbuki siz, bu saate kadar kimbilir neler yemiş olacaktınız. Dediğim gibi, çok kár edeceksiniz bu diyet sayesinde. Yalnız paradan ve kilodan değil, zamandan da büyük tasarrufunuz olacak. Hatta çocuğunuzun derslerine, sosyal hayatınıza bile faydası var bu rejimin. ‘‘Nereden nereye’’ demeyin.

Siz şimdi rejimde olmasanız ne yapacaksınız? Ben biliyorum ne yapacağınızı. Karnıyarık. Evet, karnıyarık yapacaksınız.

Patlıcanı alacalı soy

Tuzlu suya koy

Sudan çıkart

Süz, sık, kurula

Boylu boyunca çentik at

Yağı kızdır

Patlıcanı içine at

Yağdan çıkart, süz

Kıymayı soğanla kavur

Domatesi maydanozu unutma

Karabiberle tuzu da

Hazırladığın içi

Patlıcanın yarığına doldur

Fırına koy.

Az iş mi bu? Ömür törpüsü vallahi. Halbuki siz şimdi rejimde olduğunuz için karnıyarığa ayıracağınız zamanı, çocuğunuzun derslerine, kitap okumaya, arkadaşlarınıza ayırabilirsiniz. Buradan şu sonuçları çıkarabiliriz:

Kilonuz düşerken kültür seviyeniz yükselir.

Diyet yapanlar, yapmayanlardan daha sosyaldir.

Karnıyarık, çocuklarınızın derslerinde başarısız olmasına sebeptir.

Vücudunuzdaki yağ stoğu erirken, cebinizdeki para çoğalır.

*

Hele bir ‘‘tek gıda rejimi’’ var ki, o hepsinden kolay. Bir gün boyunca hep aynı şeyi yiyorsunuz. Mesela yumurta. Sabah, kuşluk vakti, öğle, akşam üstü, akşam, yatmadan önce... Sadece yumurta yiyeceksiniz. Ertesi gün bir şey yemenize gerek yok. Çünkü kolunuzda serumla hastanede yatıyor olacaksınız. Teşhis, ‘‘ani kolesterol yükselmesi.’’

*

Yalnız bir şeyi gözardı ettim. Bu diyetler iyi hoş da, sonradan insanın başına büyük masraf açıyorlar.

Şimdi bu vücudumuzdaki yağlar var ya, bunlar husul bulurken derimiz bunlara yer açmak için esniyor. Hem de hiç sınır tanımadan. Ne kadar yağ o kadar esneme. Ben hiç esneye esneye sonunda derisi patlayan adam duymadım. Şişmanlarken sorun yok yani. Sorun zayıflayınca ortaya çıkıyor. Yağlar eriyip yok olduğunda bu ‘‘deri’’ denen şey, öldür Allah eski halini almıyor. İçi boşaltılmış torbaya dönüyorsunuz. Ne olacak şimdi? Haydin ameliyata, haydin lazere deri toplatmaya. Şimdi aniden içime bir şüphe düştü, bu estetikçilerle diyetisyenler ortak çalışıyor olmasınlar.

*

Bu konuyla bağlantılı olarak selülit, çamur banyosu, yosun, parafin, epilasyon, vakumla yağ emme, peeling vs. konularda sizi bilgilendirecektim, maalesef konu büyük, yer küçük. Bir dahaki sefere inşallah.

*

Not: Perşembe günkü yazımda bahsettiğim sokak köpeğini ameliyat ettirdim, kısırlaştı. Şimdi ona bir yuva arıyorum, ilgilenen köpekseverler lütfen gazeteye faks çeksinler.

mış muş köşesi

Kutan, ‘‘Fazilet merkez partisi’’ demiş.

Merkez buysa, ‘‘sağ’’ nasıldır acaba?

Kan tahlilinden karakter tahlili yapılıyormuş.

Ehliyetlere yazarlar artık, A grubu Ahlaksız RH pozitif.

Yılmaz Baykal'a ‘‘30 yılda ne yaptın?’’ diye sormuş. Baykal ‘‘Çalmadım, çaldırmadım’’ cevabını vermiş.

Bekçi Murtaza!

Bill Gates, ‘‘Umarım kızım iyi koca bulur’’ demiş.

Sizde bu servet olduktan sonra, eminim bulur.

Kutan ‘‘Centilmen olalım’’ demiş.

Yani birbirinize seçmen ikramı falan mı? Gözümle görsem inanmam.

Çiller, ‘‘Fazilet din istismarı yapıyor’’ demiş.

Çiller, ‘‘Dininizin diyanetinizin kefili benim’’ demiş.

Tencere dibin kara, seninki benden kara.

Artık bebekler ana rahminde bile karışabiliyorlarmış.

Al sana bir aile faciası daha. Siz istediğiniz kadar ‘‘Vallahi kocacığım rahmimde karışmış’’ deyin.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI