Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kaynaklar yanlış yerlerde aranıyor

SİYASİ partilerin söylevlerine baktığınızda iki önemli nokta öne çıkıyor. Birincisi, siyasetçi gerçekten enflasyonu daha fazla düşürmeye niyetli görünmüyor. İkinci nokta, siyasetçi daha fazla harcama yapmak için bir arayış içine giriyor. Buna da kaynak arayışı deniyor!

Hiçbir parti orta dönemde enflasyonu kalıcı olarak yüzde 2 düzeylerine indirmeye çalışacağız demiyor. Şimdiki iktidarın orta dönemli enflasyon hedefi yüzde 4, şimdiki muhalefetin hedefi ise yüzde 5 gibi görünüyor.

BÜTÇE AÇIĞI

Tüm partiler harcamaları artırmaya yönelik vaatler veriyorlar
. Harcamaları kısan öneriler ise hiç gündeme gelmiyor. Halbuki, Türkiye ekonomisinin kalıcı istikrara kavuşması devletin harcamalarını kısmasıyla gerçekleşebilecektir.

Daha fazla harcama yapmak için kaynak arandığında ilk akıllara gelen faiz dışı fazlanın düşürülmesi oluyor. Yani, aynı gelir düzeyinde, devletin daha fazla faiz dışı harcama yapması öneriliyor. Konuya tersten yaklaşılıyor.

Faiz dışı fazlanın azalması ekonomi için bir kaynak değildir. Aksine, faiz dışı fazlanın artması kaynaktır. Düne kadar devlet büyüyerek ekonomik sorunları aşmaya çalışıyordu. Şimdi de, siyasi partiler devleti daha da büyütmenin yollarını öneriyorlar. "Faiz dışı fazlayı 1-2 puan azalsa, tüm vaatler için kaynak var" diyorlar.

Gerçek kaynak, her zaman daha az harcama yapıp harcanabilecek gelirin siyasi önceliklere göre yeniden yönlendirilebilmesidir. Hiçbir siyasi parti bunu önermiyor. Hiçbir siyasi parti en azından orta dönemde böyle bir yola girilmesi gerektiğini bizlere söylemiyor. Dolayısıyla, inandırıcı ve gerçekçi olamıyorlar.

Hala, siyasi partilerimize daha yüksek bütçe açığı gerçek ekonomik bir kaynakmış gibi görünüyor. Bütçe açıkları ekonomi için reel kaynak olamaz, ancak ekonomik sorunların nedeni olur.

ENFLASYON

Enflasyonun yüzde 10’un altına çekilmesi büyük bir başarıdır
. Başarıyı hiç kimsenin küçük görmemesi gerekir. Ama, başardık diye yan gelip yatmak da doğru değildir. Aksine, işin çok daha zor bir aşamasına gelinmiştir. Enflasyonun kalıcı olarak yüzde 2 düzeylerine indirilmesi gerekmektedir. Hiçbir siyasi partinin bu yönde bir söylevi yok.

Aksine, siyasi partiler enflasyonu orta dönemde yüzde 4-5 civarına indirmeyi hedefliyorlar. Enflasyonu fazla indirmeyip ne olduğu çok da açık olamayan "istihdam odaklı" ekonomi politikaları uygulayacaklarını beyan ediyorlar. Bir anlamda, siyasi partilerimiz enflasyonu da bir kaynak olarak görüyorlar. Eskiden de böyle görürlerdi.

Enflasyon hiçbir zaman bir kaynak değildir. Kaynak olmadığını geçmiş otuz beş yılda hep beraber gördük. Bunca deneyimden sonra, zımni de olsa, enflasyonun hálá reel bir kaynak olarak kabul edilmesi üzücüdür.

Enflasyonu indirme aşamasında çeşitli hedefler verilebilir. Ama, orta vadeli hedef hiçbir zaman yüzde 4-5 enflasyon olamaz. Bu düzeydeki enflasyon yüksektir ve kalıcı olamaz. Kalıcı enflasyon yüzde 2 civarındadır.

Bizler düşük enflasyon düzeyine (ve ekonomik istikrara) alışık bir millet olmadığımız için "ha yüzde 2, ha yüzde 4, ne fark var" diyebiliriz. Ama, gerçekte, yüzde 4 enflasyon hedefleyerek uzun dönemde enflasyonu yüzde 4 civarında tutabilmek neredeyse olanaksızdır. Enflasyon yeniden alıştığımız düzeylere yükselme eğilimine girebilecektir.
X