Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kalamış çıkarması

GALATASARAY’ın Kalamış’taki sosyal tesisleri ile Fenerbahçe birbirine komşudur. Bu yakınlıktan şampiyonluk kutlamasında tatsız olaylar yaşandı. Fenerbahçeli bir grup tarafından engellenmek istenmesi hálá konuşuluyor. Üzüntü mesajları hafif kaldı.

Bu yakınlıktan şampiyonluk kutlamasında tatsız olaylar yaşandı.

Fenerbahçeli bir grup tarafından engellenmek istenmesi hálá konuşuluyor.

Üzüntü mesajları hafif kaldı.

Niçin oluyor bunlar?

Alışkanlıktan.

F.Bahçe de Kuruçeşme Adası önünde kutlama yapsaydı aynı tatsızlık çıkardı.

Şükür bu hırlaşmalar çok sık olmuyor.

Bunun adı rekabet değil kötü alışkanlıktır.

Bir de geçmişe bakalım.

Sıkı durun.

Artık tatlı bir hayale dönüşen o güzel geçmişte öyle anlatılmaz olaylar yaşandı ki.

Kadıköy’de bir Fenerbahçe maçı oynanacak. İki ezeli rakip Manopalas’ta kampta!

Düşünebiliyor musunuz?

Böyle bir maçta ezeli rakipler aynı otelde.

İki takım bir birinin içinde sanki.

Kavga yok hırlaşma yok, aksine dostluk var.

Çok çok büyük maçın stresi hissediliyor.

Fenerbahçe’nin geçmiş başkanlarından rahmetli Zeki Rıza Sporel o sırada kampa geliyor.

Kapının önünde Galatasaraylı futbolcular rakip başkanın önünde saygı ile eğiliyorlar.

Zeki Bey hatırlarını soruyor; "Çocuklar hava çok soğuk, terlemişsiniz dikkatli olun.

Yarın maça çıkacaksınız, aman hasta olmayın!" uyarısında bulunuyor.

Günün her saatinde iki ezeli rakibin başkanları, yöneticileri ve futbolcuları iç içe.

Şu yaşadığımız zamana bakın, birbirlerini yiyecekler.

Toplumsal rekabet ne hale geldi.

Ezeli rakipler, ellerinde gelse maçları ayrı sahalarda oynayacaklar!

Neredeyse statların kapılarını birbirlerinin yüzüne kapayacaklar.

Yazıyoruz da ne oluyor.

Üzülüyoruz.

Dileriz geç kalmış barış yeni yüzyıla dostluğu getirir.

BU NE BENZERLİK

Jose Mourinho
, halefi Avram Grant’ı yerden yere vurdu.

O ne açıklama öyle.

Chelsea’yi 50 yıl sonra şampiyon yapan Mourinho, eylül ayında işini kaybetmişti.

Bu mektup iki yaralı teknik direktörün bir bakıma hesaplaşması.

Mourinho, kendisinin görev yaptığı dönemde sezon başına iki kupa ortalaması tutturduğunu söylüyor.

Ancak Avram Grant’ın sezonu kupasız tamamladığı hatırlatması üzerine coşuyor da coşuyor:

"Benim felsefeme göre kötü bir sezondu, çünkü futbolda ’neredeyse’ kelimesi kaybetmek demektir.

Chelsea neredeyse lig kupasını kazanacaktı.

Neredeyse Şampiyonlar Lig’ini kazanacaktı.

Neredeyse Premier Lig’i kazanacaktı.

Neredeyse sözü hiçbir şeydir.

Son üç sezon boyunca her sene iki kupa kazanıldı, fakat bu sene hiçbir şey kazanılmadı.

Bana göre bu gerçekten kötü bir sezon anlamına geliyor.

Belki de bir ’kaybedene’ göre mükemmel bir sezon demektir. Buna saygı duyarım."

Ne dersiniz?

Bu büyüklük kavgası başka yerlerdekine benzemiyor mu?

Örneğin bizdeki başarısızlıklara ya da övünmelere (!)

Haaa!..

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI