Kadın haklarının ihlali her yerde, her şeyde

Önceki gün Konya’da hiçbir sivil toplum kuruluşunun Hürriyet Hakkımızdır konusuyla ilgilenmediğini yazmıştım; yazıyı gönderdikten sonraki saatlerde Kampanya Koordinatörümüz Neşe Hacısalihoğlu, Konya Emniyeti’nin ricamızı kırmayarak gönderdiği karakol polislerine aile içi şiddet semineri verdi.

Ve ardından ziyaretimize Şevkat-Der yöneticileri ve sığınma evinde kalan kadınlar geldi.

Şevkat-Der, etrafında bazı spekülasyonların döndüğü bir kuruluş. Ancak şiddet gören kadınlarla ilgili gerçekten takdire şayan çalışmalar yapıyor. Başkanı Hayrettin Bulan, konuya Sosyal Hizmetler’den daha hakim görünüyor. Kurulduklarından bu yana 8500 şiddet gören kadına yardım eli uzatmışlar; sistemi düzeltmek için yetkili mercilere yazdıkları dilekçelerin haddi hesabı yok.

Kadın sığınma evlerinin sayısının ve kapasitesinin azlığından süre sınırlamalarına, kabul şartlarının zorluğundan şiddet uygulayan erkeklerin tutuksuz yargılanmasına her şeyi gündeme getiriyorlar. Belediyelere "sığınma evi açmıyor musunuz" diye dilekçe baskısı yapıyorlar. Yer yok, evrak eksik, mesai saati doldu diye kadınların sığınmaevine alınmayıp şiddetle başbaşa bırakılmasına itiraz ediyorlar. Bunlara Hürriyet Hakkımızdır Treni de itiraz ediyor. Ankara’nın duyması dileğiyle.

Diyorum ya bu tren bizi acayip yerlere götürüyor; mesela dün Isparta’da hiç akla hayale gelmeyecek bir insan hakkı ihlaline rastladık. Ispartalı gazeteci Kutay Kayalı, haberleşme hürriyetinin nasıl ihlal edildiğini anlattı. İsparta Postanesi’nden Almanya’daki dünürlerine telgraf çekemiyormuş. Çünkü PTT ile Almanya arasında yapılan anlaşmanın süresi dolmuş ve yeni anlaşmaya kadar telgraf çekilemiyormuş! Bunu da Ankara duyacak inşallah.

TCDD, kadınlara kadro açmıyor mu/images/100/0x0/55ea9475f018fbb8f8893c75

Hatırlarsanız, Türkiye’nin ilk kadın makinist adayı Seçil’den sözetmiştim, birkaç gün önce. İtiraz geldi. Dört yıl önce Anadolu Üniversitesi Porsuk Meslek Yüksekokulu Raylı Sistemler Teknolojisi Bölümü’nden mezun olan kadınlar, Demiryolları’nda bırakın makinist olmayı, hareket memuru ya da başka bir şekilde görev yapamamaktan şikayet ediyorlardı. Söylediklerine göre, Demiryolları kadınlara kadro açmıyormuş, dilekçelerine hiçbir cevap alamamışlar. Soruları şu: "Madem kadınlara kadro açmıyorlar, niye bu bölümlere kabul ediyorlar?"

Ben soruyu aynen TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’a ilettim. Cevabın çok tatmin edici olmadığını söyleyerek aktaryım. Karaman, önce makinistliğin dayanıklılık isteyen, aile hayatını zorlayan bir meslek olduğunu anlatıyor. Yani kadınlara pek uygun olmadığını söylüyor. İki de örnek veriyor; daha önce makinistlik yapan iki kadın Demiryolcu başka bölümlere geçmiş. Hatta birkaç gün önceki yazıya konu olan Seçil Ölmez için de "inşallah başka yere geçmek istemez" temennisinde bulunuyor. Ben kendisine, iki örnekle genelleme yapılamayacağını hatırlatmak isterim. Kaldı ki, demiryolu teknolojisi okumuş kadınların itirazı sadece makinist yapılmamakla ilgili değil. Demiryollarında genel olarak kadınlara kadro açılmadığından şikayetçiler. Hürriyet Treni, TCDD’nin "kadınlar yapamıyor" düşüncesinden vazgeçip bu şikayeti gözönüne almasını diliyor.
Yazarın Tüm Yazıları