Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşbirlikçi mi, günah keçisi mi?

ALİ Kemal kim? Bugünün gençleri onu tanımaz. Bizim kuşak ise şöyle der:

“Ali Kemal bir işbirlikçidir, vatan hainidir!”


Öyle mi?


Ali Kemal
vatan haini olmasa bile, Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkmış, Peyam-ı Sabah Gazetesi’nde, Atatürk ve silah arkadaşlarına hakaretler yağdırmış bir gazetecidir. Zaferden sonra İstanbul’da yakalanıp yargılanmak için Ankara’ya götürülürken İzmit’te 1. Ordu Komutanı Sakallı Nurettin Paşa’nın teşvikiyle halka linç ettirilmiştir (1922).


Ali Kemal
bir mahkeme önünde yargılansaydı, hapse mahkûm olur, sürgüne yollanır, fakat ölüm cezası almazdı. Çünkü onunla aynı suçu işleyen Filozof Rıza
Tevfik ile Ref’i Cevat Ulunay
ve Refik Halit Karay gibi yazarlar sürgüne gönderilmiştir.


* * *


Bizden önceki kuşağın önemli gazetecilerinden Orhan Karaveli, bu linç olayını ayrıntılı bir şekilde anlatan ilginç bir kitap yazdı, Cumhuriyet tarihinde “vatan haini” olarak damgalanan Ali Kemal’in hayatını kapsamlı bir araştırmayla sayfalara döktü:


“Ali Kemal- Belki de Bir Günah Keçisi...” (Doğan Kitap)


Ali Kemal
iyi eğitim görmüş, Paris’te okumuş, birkaç yabancı dil bilen bir Osmanlı aydınıydı. Fakat yolunu şaşırmış ya da yanlış yol seçmişti. Linç edilmesi insanlık dışı bir vahşettir ama onun sütten çıkmış ak kaşık olmadığı da bir gerçektir. Ali Kemal, Kurtuluş Savaşı’nın başından beri Mustafa Kemal’e muhalefet edip açıkça işgalci güçlerin yanında saf tutmuş, ona ağır hakaretlerde bulunmuştu.


Orhan Karaveli
dostumuz, Ali Kemal’i savunmaya çalışırken, istemese de yermek zorunda kalıyor, Ali Kemal, Ref’i Cevat ve Refik Halit’ten, Atatürk’e saldıran örnekler vererek “Bunların, Mustafa Kemal aleyhinde yazdıkları kitaplara sığmaz” diyor.


* * *


Ali Kemal
başta olmak üzeri adı geçen yazarların Mustafa Kemal hakkında yazdıklarından birkaç örnek şöyle:


“Mustafa Kemal gibiler, doğuştan suçludurlar ve bunu kanıtlayan fiziksel özellikler taşırlar. Suçlu bireyler suratlarından belli olur
. Bunlar, insan evriminin ilkel bir evresine aittir. Açıkçası tipleri bozuktur ve tehlikelidir.”


“Bugün bütün Anadolu Türk’ü, Mustafa Kemal’e ve Kuvayı Milliye’ye lanet etmekte ve Tanrı’dan imdat beklemektedir. Kuvayı Milliye’den zulüm gören bir sürü halk ise Yunan istilasını hiç de felaket saymıyor ve ona katılıyor.”


“Bu adamlar, önceden beri
eşkıyalık, kaçakçılık gibi gayrimeşru işler yaparak, yol kesip köy basarak yaşarlar...”


“Türkler kendi güçleriyle adam olamaz. İngilizler elimizden tutup bizi kurtarsın. Onları bekliyoruz.”


“Mustafa Kemal ve arkadaşları çapulculuğun tadını bir kere tatmışlardır. Bu lezzetten, bu zevkten kendilerini artık mahrum bırakmazlar.”


“Anadolu, bu zararlı haşarattan bütünüyle temizlenecektir!”


* * *

 

Ali Kemal’in başını çektiği, “mütareke basını” böyle utanmazca sözlerle Kurtuluş Savaşı kahramanlarını karalamaya çalışıyordu. Haydi, insaflı davranıp onlara “hain” demeyelim? Peki, neydiler o zaman? Kime ve neye hizmet ediyorlardı?


Orhan Karaveli
, sanırım acıma duygusuyla gayret ediyor ama Ali Kemal’i temize çıkaramıyor. Ancak Karaveli’nin çok haklı olduğu bir konu var: Günümüzde bunların taklitleri ve yaşayan örnekleri bol miktarda mevcut. İlhan Selçuk’un dediği gibi:


“Ali Kemal bugün gözlerini açıp halimizi görse, şaşıp kalırdı!” 

X