Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hilmi Özkök Paşa’nın açıklamaları üzerine

GENELKURMAY eski Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün Fikret Bila ile yaptığı söyleşiyi daha önceki açıklamaları gibi yine hayretle okudum.

Paşa’nın söylediklerinde bazı önemli çelişkiler olmasına karşın savcılara verdiği ifadesine göre sözleri daha net.

Savcılara verdiği ifadede görüşlerini aynı netlikle belirtseydi yargılanan silah arkadaşları için daha yararlı olabilirdi.

Oysa Özkök Paşa savcılara Şener Eruygur ile diğer kuvvet komutanlarının yaptığı iki darbe planının slaytlarını gördüğünü söylemişti.

Sonra da gelen bilgilere karşın yeterli delil olmadığı için herhangi yasal bir işlem yaptırmadığını...

Paşa’nın bu ifadeleri savcılar tarafından iddianameye kondu.

Özkök Paşa daha sonraki günlerde gazetecilere darbe iddiaları konusunda “Vardır da diyemem, yoktur da diyemem” şeklinde kafaları karıştıracak sözler söylemişti.

Özkök Paşa’nın savcılara yaptığı açıklamalarda kuşku uyandıracaksözler söylemesi bazı kesimler tarafından silah arkadaşlarını ihbar olarak yorumlandı.

İhbar bana göre ağır bir suçlama ama Özkök Paşa’nın ifadesinde haklarında soruşturma yapmaya gerek görmediği silah arkadaşlarını savunmadığı da bir gerçek.

* * *

Özkök Paşa’nın Fikret Bila’ya yaptığı açıklamalara gelince...

Paşa şöyle diyor:

“Bana bazı belge ve duyumlar geldi, bunları inceledim. Hiçbiri bir kuvvet komutanına soruşturma açtırmayı gerektirecek delil mahiyetinde değildi.

Bu bakımdan hukuki dayanağı olmayan belge ve duyumlarla bir kuvvet komutanı hakkında şaibe yaratacak bir soruşturmayı başlatamazsınız.”

Eğer Paşa ifadesinde de darbe konusunda aynı netlikte konuşsaydı yargılamanın yönü değişebilirdi.

Çünkü paşalar terör örgütü kurmak, yönetmek, üye olmakla ve darbe planları hazırlamakla suçlanıyorlar.

Oysa Özkök’ün Bila’ya söylediklerine göre belgelerin hukuki dayanağı yok.

Ama savcılar aynı belgelere dayanarak Özkök Paşa’nın komutan arkadaşları için ömür boyu hapis cezası istiyorlar.

Paşa, “Arkadaşlarını ihbar etti” suçlamasına da şu yanıtı veriyor:

“Yıllarca beraber çalıştığım arkadaşlarımın kanunsuz bir iş yaptıklarından emin olsaydım, onları ihbar etmekten asla çekinmezdim.”

Paşa bu sözleriyle silah arkadaşlarının kanunsuz bir iş yapmadığını vurgulamış oluyor.

Özkök keşke bunu ifadesinde de bu netlikte vurgulasaydı.

* * *

Kenan Evren’in yargılanması konusunda ise Paşa, Bila’nın yönettiği soruya “Yorum yok” diyerek yine net yanıt vermekten kaçınıyor.

Ama Evren için çok üzüldüğünü, çok eskiye gitmenin bir yararı olmayacağını söylüyor.

Özkök Paşa’nın laiklik konusundaki açıklamaları ise çelişkiler içeriyor.

Paşa, Türkiye’nin İran olmayacağına, şeriatın gelmeyeceğine inanıyor.

Türk halkına güvendiğini belirterek şöyle diyor:

Hiç kimse buna cesaret edemez, halk da bunu kabul etmez diye düşündüğüm için şeriat gelmez diyorum.”

Ancak hemen arkasından şunu eklemek gereğini duyuyor:

“Ama laiklik için gayet tabii ki riskler vardır ve daima uyanık bulunulmalıdır.”

Paşa’ya göre laiklik için riskler var, ama şeriat tehlikesi yok.

Bunu anlayamadım.                       

 

X