"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Hayat tarzı

ODTÜ’de türbanlı kız öğrencilere karşı, yine bazı öğrencilerin sergilediği bağnaz ve çirkin davranış, toplumumuzdaki genel hoşgörüsüzlüğün örneklerinden biridir.

Birbirimizin hayat tarzına, siyasi ve itikadi tercihlerine saygı göstermeyi başaramadığımız için her devirde siyaset hayatımız hırçın ve kavgalıdır. Tarih boyunca acı tecrübeler yaşadık, hâlâ bir arada yaşama kültürünü gereken düzeye ulaştıramadık.
ODTÜ’deki olayda sessiz ve çekingen iki türbanlı kız, kayıt yaptıracaklar. Karşılarında bir grup başı açık kız öğrenci, ellerindeki pankartlarla “Cemaat istemiyoruz” diye bağırıyorlar, sıkıştırıyorlar, aşağılıyorlar!

‘SİZİ İSTEMİYORUZ!’

Evvela nereden biliyorsunuz bu tesettürlü kızların “cemaatçi” olduğunu? “Bilgi” yerine ideolojik “önyargı”yla düşünülmesinin tipik bir örneğidir bu.
İkincisi, “cemaatten” de olabilirler. Üniversitede okumanın akademik şartlarını yerine getiren herkes için üniversite öğrencisi olmak eşit bir “hak”tır. Bir hukuk devletinde birileri “İstemiyoruz” diyerek diğerlerinin “hakkını” ortadan kaldıramaz.
Bu davranışın ne bilimsel zihniyetle,
ne de hukuk ve demokrasiyle ilgisi vardır.
12 Eylül öncesinde “Sizi istemiyoruz” diyerek okullar parsellenmemiş miydi?!
Az mı kan akmıştı?!

ANAYASA MAHKEMESİ

Zihniyet deyince Anayasa Mahkemesi’nin iki kararından örnek vermek istiyorum. Biri şöyle:
“Sırf laik Cumhuriyet ilkelerine karşı çıkarak dine dayalı bir devlet düzenini benimsediklerini belirtmek amacı ile başlarını örttükleri bilinmektedir!” (Karar no: 1989/12)
Nereden bilinmektedir?! Mahkemenin elinde bilimsel bir araştırma mı vardı?
Hayır, aksine, türbanın modernleşme simgesi olduğunu gösteren akademik araştırmalar mevcuttu, mahkeme bunların farkında bile değildi. Mahkeme ideolojik önyargıyla karar vermişti.
Mahkemenin başka bir kararına göre, üniversitede türban serbest olursa, bu, “farklı yaşam tercihlerine, siyasal görüşlere veya inançlara sahip insanlar üzerinde bir baskı aracına” dönüşebilirdi! (Karar no: 2008/116)
Anadolu’da artık her ilde üniversite var, başı açık bir kızımızın bundan dolayı baskılara maruz kaldığına dair tek ciddi şikâyet oldu mu? Bugün en ücra bir ildeki üniversitede de kızların çoğunluğunun başı açıktır.
Mahkeme kararının da bilim zihniyetiyle ve demokrasiyle ilgisi yoktu.
İlahiyatta felsefeyi yasaklamakla, tesettürlü kızlara modern bilimi yasaklamak arasında ne fark var?!

MECLİS’TE TÜRBAN

Önümüzdeki seçimlerde tesettürlü vekiller olacağı anlaşılıyor. Bunu normal bulan CHP’li Atilla Kart’ı kutluyorum, bir hukukçu böyle düşünür. CHP’nin farklı kitlelere açılması için de özgürlükçü tavırlar gerekir.
Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP bu yönde açılımlar yapıyordu, fakat Grup Başkan Vekili Engin Altan, kamusal alanda “hizmet alan” kişilerin (mesela öğrencilerin) başörtülü olabileceğini ama Meclis’te bunun olamayacağını söyledi!
Hayret! Altan’ın bu sözleri, CHP’yi sosyolojik olarak kısıtlayan imajı pekiştireceği gibi, kavramsal olarak da yanlıştır: Milletvekili hukuken “kamu görevlisi” değildir, “temsilci”dir. Milletvekilleri “maaş” veya “aylık” almazlar, “yolluk ve ödenek” alırlar, yani temsil ödeneği.
“Temsil” kavramı, parlamentoların en serbest yerler olmasını gerektirir.
Artık hepimizin farklı hayat tarzlarına ideolojik gözlüklerle değil, bir arada yaşama ve özgürlük kavramları açısından bakmamız lazım. Hareketlerimiz de dilimiz de saygılı olmalıdır. Laikler için de muhafazakârlar için de böyle.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI