Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hava tahminlerini satın almak

<B>İlgi</B> hızla artıyor. Aynı anda <B>isabet derecesi de hızla artıyor.</B> Türkiye bununla övünüyor.

Pek öyle değil!.. Çünkü, hava tahminlerini Türkiye dışardan satın alıyor!.. Genellikle İngiltere’den. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi’nden.

Türkiye’de hava tahmin raporları, son yıllarda halk tarafından büyük ilgiyle izleniyor. Hayat bu raporlara göre düzenleniyor. Modern bir anlayış!..

Ama, aynı modern anlayışı Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü için söylemek güç. Çünkü, son zamanlarda burada ciddi aksamalar, ciddi bilgi eksikleri var.

Örneğin, hava, su, iklim tahminleri ile nereye, ne kadar yağış düşecek gibi, sayısal verileri belirleyemiyor. Ya da, tanesi üç-dört milyon dolar olan meteoroloji radarlarını çalıştıramıyor.

İSTASYONLAR KAPALI

Diğer ciddi eksiklik, meteoroloji istasyonlarında gözleniyor. İstasyonların yarıdan fazlası, eleman yokluğu nedeniyle kapalı!..

Bu eksiklikleri bilen denizci ve havacılar, hava tahminlerini, gerektiğinde, kendi olanaklarıyla sağlıyor.

Sorunun temelinde, teknik eleman eksikliği yatıyor. Yoo, öyle değil!.. Eleman var, ama farklı işlerde çalışıyor ya da çalışıyor gözüküyor.

Nasıl oluyor?.. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde tam dört bin kişi çalışıyor, sadece yüz tanesi meteoroloji mühendisi!.. Gerisi ne ise!..

Buna karşılık, asıl skandal, meteoroloji mühendislerinin yüzde 90’ı işsiz!.. Teknik eleman eksik, ama teknik eleman işsiz!..

Skandal üstüne skandal!.. Geçenlerde Meteoroloji Genel Müdürlüğü 63 yeni boş kadro ilan ediyor. Aralarında tek bir meteoroloji mühendisi yok!..

O zaman, hava tahminlerini dışardan satın almaktan başka çare yok!..

Meteoroloji Mühendisi ve öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu durumu anlatmak üzere, bas bas bağırıyor, ama dinleyen kim?..

Devletin her kademesinde olduğu gibi, meteoroloji işlerinde de, sen, ben, bizim oğlan işbaşında!.. Orada da, siyasal parselleme harıl harıl çalışıyor?..

Ver doları, al doğru tahmini, halkı sevindir!.. Maksat, kadroları bizimkiler doldursun!..

Odada İlk İslamcı

Geçen
cumartesi İstanbul’da bir seçim. İstanbul Tabip Odası seçimleri.

AKP bu seçime büyük ilgi gösteriyor. Seçim o nedenle çekişmeli geçiyor. Seçimi yine de, aklı başındaki şimdiki yönetim kazanıyor. Ancak, bu kez liste deliniyor ve ilk kez İslamcı eğilimde bir kişi odanın yönetim giriyor.

Seçimde üç liste yarışıyor. Biri şimdiki yönetim, diğeri Kemalist eğilimi ağır basan kadro, üçüncüsü de, hükümet ve özel sağlık sermayesi desteğindeki liste.

Seçimi yeniden kazanan şimdiki yönetim, sol eğilimli. Kemalistler oyları bölüyor. Böylece, hükümet destekli liste, kendi ekibinden birini yönetime seçtirmeyi başarıyor.

Özel sağlık sermayesi, AKP iktidarıyla birlikte, AKP’ye daha yakın bir tavır alıyor. Ama, örneğin Sağlık Bakanlığı geçmişte MHP’de iken, bu kez aynı gurup, MHP’yi destekliyor!.. Dönem değişiyor, taraf da, değişiyor!..

Son on yılda özel hastaneler ve özel poliklinikler hızla yayılıyor. Aslında, iyi bir gelişme. Bu özel kurumlarda çalışan doktor ve sağlık personeli sayısı da, artıyor. Onların önemli bölümü, Tabip Odaları’na kayıtlı.

AKP bu odalarda, biraz daha ilerisi, genel anlamda sivil toplum örgütlerinde söz sahibi olmak istiyor. Meslek örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarını içerden denetlemek istiyor. Bu amaca dönük, buraları ele geçirmek gerek!.. Strateji bu!..

İlk ciddi prova, İstanbul Tabip Odası seçimleri. Tam olarak ele geçiremiyor, başarısız!.. İlk kez, İslamcı eğilimde biri yönetimde, başarılı!..

Bunun dışında, Sağlık Bakanlığı yeni bir taslak üzerinde çalışıyor. Nihai amaç, Tabip Odaları’nın özerkliğinin kaldırılmasına dönük.

Bundan sonra, herhangi bir sivil toplum örgütünde seçimleri dikkatle izlemek gerek.
X