Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Haşim Kılıç ne demek istedi?

Bir hafta boyunca herkes aynı soruyu sordu. <br><br>Kimi kızdı, kimi akıl almaz komplo teorileri üretti ve sonuçta herkes kendi pozisyonuna uygun sonuçlar çıkardı.

Peki ama Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç geçen hafta ‘Haşim Kılıç’ın umudu’ başlıklı yazımda aktardığım o meşhur cümlede ne demek istedi.

Dilerseniz Haşim Bey’in yazılmamak kaydıyla yaptığımız sohbette geleceğe dair ısrarlı sorularım karşısında üç kez tekrarladığı ve benim de önemine binaen aktardığım o cümleyi hatırlayalım.

Türkiye’nin her geçen gün daha fazla kutuplaştığı, parti kapatma üzerine akıl almaz senaryoların havada uçuştuğu bir dönemde ne dedi

Kılıç
:

"Eyüp Bey inanın çıkacak karar ne olursa olsun. Göreceksiniz hem demokrasimiz hem laikliğimiz hem de hukukumuz bu süreçten çok daha güçlenmiş olarak çıkacak. Ve yine inanın bu söylediğim temenni değil!"


Allah aşkına soruyorum size, Kılıç’ın bu cümlelerinden ‘AK Parti kapanacak’ ya da ‘kapanmayacak’ gibi bir hüküm çıkarılabilir mi?


Aklı başında bir insan çıkarmaz ama Kılıç özenle kurduğu cümlesinin başında ‘çıkacak karar ne olursa olsun’ dediği halde her iki yorum da yapıldı.


Ki aynı yazıda ben ısrarla ‘Haşim Kılıç dahil hiç kimse kararın ne olacağını bilmiyor’ dediğim halde.


Açıkçası Kılıç’ın sözlerinden ‘parti kapanmayacak diye umuda kapılanlar’ ya da ‘oh sonunda kapanacak’ sonucu çıkaranları kısmen anlayabiliyorum.


Çünkü son aylarda Türkiye’de siyaset fal bakmaktan farksız bir hale geldi.


Liseli aşıklar gibi herkes almış eline bir karanfil, yapmış hesabını içinden geçeni duymak istercesine yoluyor yaprakları bir bir ‘seviyor-sevmiyor.


Oysa Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, ‘seviyor-sevmiyor’ ya da ‘kapanır-kapanmaz’ denkleminin ötesinde bir şey söylüyor.


Kimileri demokrasi adına laikliği feda edecek fallar açarken, kimileri laiklik adına demokrasiyi çoktan feda etmişken ve hukuk demokrasi ile laiklik arasında nefessiz bırakılmışken Anayasa Mahkemesi Başkanı ‘durun bu yol çıkmaz sokak!’ diyor.

Ve hepimizi davanın sonucunu bir kenara bırakıp tüm eksikliklerine rağmen Türkiye’de demokrasi-laiklik ve hukukun bu badireden güçlenerek çıkacağına inanmaya davet ediyor.


Bu inancı kaybetmenin, davanın kazananı ya da kaybedeni olmaktan daha tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.


Bu güne kadar onlarca kapatma davasında biri hariç hep kapatma karşıtı oy kullanmış tecrübeli bir Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak, demokrasi-laiklik ve hukukun karar ne şekilde çıkarsa çıksın güçleneceğine inanıyor.


Tecrübesine dayanarak inancının sadece bir temenni olmadığını da ekliyor.


Tepkilere bakıyorum akıl alır gibi değil.

‘Vay efendim nasıl olur da temenni değil der!

Demek ki kararın ne olduğunu biliyor ya da bu şekilde anayasa mahkemesi üyelerine mesaj gönderiyor!’


Ekonomi bıçak sırtında yürürken, siyasi kutuplaşma tahammül sınırlarını aşmışken geleceğe dair karanlık senaryolar bir bir dolaşıma sokulmuşken ne demeliydi Kılıç?


Parti kapatma kararından sonra ‘demokrasi bitecek, laiklik yok olacak, hukuk tükenecek mi?’ deseydi?

‘Ülke felakete gider’ diyerek mi mesaj verseydi?

Asıl o zaman çıkacak kararı etkilemiş olmaz mıydı?

Oysa o aktardığım cümleyle hem kamuoyuna hem de kararı alacak 11 üyeye demokrasi-laiklik ve hukukun bir biri için feda edilemeyeceğini, mahkeme üyelerinin vicdanlarının sesini dinleyerek alacağı kararla-sonuç her ne şekilde olursa olsun- demokrasi, laiklik ve hukuku güçlendireceklerini söyledi.

Geçenlerde üst düzey bir bürokratla konuştum.

Başından geçen çok ilginç bir olayı aktardı.

Dünyanın önde gelen yatırımcılarıyla birlikte yurt dışında katıldığı bir toplantıda üç ayrı kişi kapatma davası sonrası yaşananları hatırlatarak şu soruyu sormuş. ‘Türkiye iç savaşa doğru mu gidiyor?’

‘Üç ayrı kişiden aynı soruyu duyunca şoke oldum’ dedi üst düzey bürokrat.

Uzun uzun Türk siyasi tarihini anlatmış.

Tıpkı Haşim Kılıç gibi o da ‘Evet, yaşadığımız sorun büyük ama Türkiye’nin modernleşme serüveni dün başlamadı.

Bu sancılı süreçten Türk demokrasisi ve laikliği daha da güçlenmiş olarak çıkacak.

Nitekim parti kapatma davasının görüleceği mahkemenin başkanı birkaç gün önce bir gazeteciye bırakın iç savaşı bu inancını belirten çok önemli bir açıklama yaptı.’
demiş.

Kılıç
’ın verdiği mesaj gayet net.

Anlayan gayet güzel anlamış.

Çıkacak karar üzerinden felaket senaryoları üretmeyi bırakın.

Yaşadığımız kutuplaşma modernleşme serüvenimizin kaçınılmaz sonucu.

Öyle ya da böyle demokrasi-laiklik ve hukuku birlikte yaşatmamız gerektiğini bu dava sonucundan sonra daha iyi anlayacağız. 

X