Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Halk Bankası açıklaması

Emin ÇÖLAŞAN


Burada 4 Nisan Cumartesi günü yayınlanan ‘‘Bir Devlet Bankası’’ başlıklı yazımda, Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu tarafından Halk Bankası ile ilgili olarak hazırlanan rapordan bölümler vermiştim. Raporda, bankadaki usulsüz harcamalardan söz ediliyor, devletin parasının bu yöneticilere emanet edilemeyeceği vurgulanıyordu.

Bankanın Genel Müdürü Yenal Ansen, hemen ertesi gün açıklama göndermiş. Ancak Ankara dışında olduğum için elime geçmedi. Şimdi bu açıklamanın bir özetini, yanıt verme hakkına saygı göstererek size iletiyorum ve elimde olmayan gecikme için Ansen'den özür diliyorum.

‘‘Yazıdaki iddia ve yorumlar, şahsım hedef alınarak maksatlı değerlendirmelerle düzenlenmiş raporlara dayanmaktadır.

Bankamızın yurtdışı temsilcilikleri için ayrılmış temsil harcamaları vardır. Ben şahsen yurtdışından kendime, eşime ve çocuğuma aldığım hediyeleri bu paradan karşılamadım. Raporların kasıtlı hazırlandığı kanısındayım.

Raporda adı geçen eski Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Olcay, görevi nedeniyle yurtdışına sık gitmiştir. Raporlarda sözü edilen harcamalar önemli değildir. Birkaç diş macunu, vitamin, bir iki oyuncak gibi fişler mevcuttur. Bu harcamaların temsil giderlerinden karşılanması elbette hoş görülmemektedir. Fişler gözden kaçmış olabilir.

Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu raporu maksatlı, amaçlı ve taraflı olarak hazırlanmıştır.

Raporda sözü edilen Paris gezisi benim iznimle yapılmıştır. Özveri ile çalışan personelimize bir katkıdır.

Bankamızın durumu çok iyidir. Batık kredimiz yoktur. Her bankada olduğu gibi, bizim de vadesinde tahsil edilemeyen alacaklarımız vardır. Ne bu krediler usulsüz açılmıştır, ne de firmalar hayalidir.

Bu raporları yapan, yaptıran ve basına sızdıranlar hakkında yasal işlemler başlatacağım. Bankacılık konusundaki 35 yıllık birikimimi hiçe sayarak ‘‘Bankanın kaynaklarını yönetme yetkisi, güvenilirlikleri konusunda şaibe oluşan bu kişilere emanet edilemez’’ şeklinde deyim kullanan ve bu raporu hazırlayan kişiler hakkında yasal yollara başvuracağım.

Halk Bankası kamuoyunda hiçbir zaman küçültülemeyecektir.’’

***

Ortada devletin yetkili elemanları tarafından hazırlanan bir rapor var. Ben bu raporu ele geçirip yazmışım. Kimin doğru söylediğini, bundan sonra Halk Bankası'nda daha derine inerek yapılacak soruşturmalar herhalde belirleyecektir.

Dokuz günlük bir tatil yaşadık. Yetkililer ve medya, haklı olarak her gün feryat etti...

‘‘Aman dikkat edin, trafik canavarı olmayın... Bugün kazalarda şu kadar insanımız öldü, dikkatli olun...’’

Bu tatil boyunca yaklaşık 200 kişi trafik kazalarında öldü diye üzülüyoruz. Elbette üzüleceğiz ama işin bir başka yönünü de gözden kaçırmayalım.

Bunca acemi, sorumsuz ve eğitimsiz sürücünün araç kullandığı bir ülkede, vartayı 200 ölü ile atlattığımız için sevinelim!

Yollarda on binlerce araç dolanıyordu.

O yoğunlukta, o sorumsuzluk ortamında, bayram tatili boyunca trafiğe binlerce kurban da verebilirdik.

İnsan kılığındaki binlerce canavarın eline direksiyon verirseniz, kamyonların, taksilerin, özel araçların, traktörlerin üzerine oturtursanız, onları yollara salarsanız, 200 ölüye şükredin.

***

Tatil boyunca bir şey daha dikkatimi çekti. Dinsel bayramlarda pek çok belediye, otobüsleri bedava yapıyor. Gerekçe basit:

‘‘Halkımız bayram ziyaretine gidiyor.’’

Bu uygulama, her belediyeye yüz milyarlarca lira zarar yazıyor... Oysa otobüslerden beleş yararlananlar arasında bayram ziyaretine giden oran belki yüzde 3 bile değil. Gerisi bol kepçe geziyor.

Aynı beleşçilik Boğaz köprüleri için geçerli.

Kurban ve şeker bayramları boyunca bu köprüler ücretsiz oluyor. Bu uygulamanın anlamı nedir? Kime ne yarar sağlamaktadır?

O köprülerden geçen lüks otoların hangisi, köprü geçiş ücreti olan 250 bin lirayı veremeyecek durumdadır?

Aynı durum otoyollar için geçerli. Bayram boyunca otoyollar da beleşti.

***

Dikkat ediniz, kamunun kaynakları ucuz bir ‘‘halkçılık sömürüsü’’ uğruna har vurulup harman savruluyor.

Kamu, birkaç gün içinde trilyonlarca liralık gelirden yoksun bırakılıyor.

Biz bu kadar zengin bir ülke miyiz?

Kaldı ki, para transferi yaptığımız, ücret almadığımız kesim genellikle varlıklı insanlardan oluşuyor.

Kimin parasını kimin cebine aktarıyoruz?

Örneğin şöyle bir uygulama yapsalar... Deseler ki ‘‘Bayram boyunca otobüs, köprü ve otoyollardan elde edilecek gelirle, Güneydoğu'da falanca ilçelere spor sahaları yapılacaktır...’’ Buna kim karşı çıkabilir?

Ulusal bayramlar geliyor, hizmetlerin tümü paralı! Dinsel bayramlar geliyor, hizmetler beleş!

Ayranımız yok içmeye, tahterevanla gideriz çiş etmeye!













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI