Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gündemimiz hayırlı olsun

Pakize SUDA

Ödüm kopuyor.

Gündeme düşen bombalardan.

Kabak benim başımda patlıyor zira.

Önce İbrahim-Asena-Derya

Şimdi de Kadir-Buket-Çelik

Gazeteden derhal bir telefon geliyor: ‘‘Bir saat içinde konuyla ilgili bir yazı lütfen’’

Olur tabii.

Denizde kum bende fikir.

Derhal yazıp gönderiyorum.

Gönderiyorum da daha olay yeni patlak vermiş,

üzerinde düşünecek zamanım olmamış.

Söylentiler doğru mu?

İşin aslı nedir?

Kim haklı, kim haksız?

Henüz kafamda bir fikir oluşmamış.

Olay biraz olgunlaşsa olmaz mı?

Olmaz işte. Gazetecilikte olmaz.

***

Pazartesi günü öğleden sonra.

Evde sakin sakin perşembe ve cumartesi

günkü yazılarımı kotarmaya çalışıyorum.

‘‘Zırrrr’’

‘‘Yazmam’’ denir mi?

Ne yapacağım ben şimdi?

Bir taraftan bir tarafa haksızlık etmeyeyim.

Elime kalemi verdiler diye verip veriştireyim mi insanlara?

Anlamadan, dinlemeden.

Kadir'i tanırım.

Tanırım ama ‘‘Yapmıştır’’, ‘‘Yapmamıştır’’ diyebilir miyim?

Kim için diyebilirsiniz? En yakınınızın hiç bilmediğiniz bir yönü çıkıvermiyor mu onca yıl sonra?

Buket'i tanımam.

Reklam peşinde olabilir mi?

Olmadık şey değil. Herkes herşeyi yapıyor. Görüyoruz, duyuyoruz.

Ya doğru söylüyorsa?

Kızcağıza arka çıkmak lazım.

Tamam, Kadir çapkındır falan ama: ‘‘Sevgilim var’’ diyen kadına ısrar etmez. Yani bende bıraktığı intiba bu.

Evet, bütün kadınların ona hayran olmasından çok hoşlanır ama hangi erkek bundan rahatsızlık duyar ki?

Kadir için biraz daha öteye gidebilir: ‘‘Bütün kadınların ona hayran olduğuna inanır’’ da diyebiliriz.

Kadir'i buna inandıran da bizzat kadınlardır.

Acaba alıştığı ilgiyi göremeyince inada mı bindirdi?

***

Televizyon Buket'i gösteriyor.

Set arasında Kadir'le gülüşüp sohbet ediyorlar.

Pek sıkıntılı bir hali yok. Hatta keyifli bile denebilir.

Bu görüntüyü tekrarlamakla ‘‘Arandı’’ ya da ‘‘Tacizden memnun’’ demek istiyorlar galiba.

Bu zihniyet ‘‘Hayat kadınına tecavüz suç sayılmamalı’’ diyen zihniyet.

Offf!

Çok sıkıldım.

Bu arada Kadir'i arıyorum.

Basın toplantısında Çelik'in gösterdiği cep telefonundan.

Kapalı. Mesaj da bırakılmıyor.

Bende bir numarası daha var. Oradan da arıyorum.

İki kez. Birinde bir erkek, birinde bir kadın çıkıyor. Ulaşamıyorum Kadir'e.

Not bırakıyorum. İletiyorlar mıdır?

Kimbilir.

***

Boşver neyin ne olduğunu genel bir şeyler yazıver.

Nasıl yani?

‘‘Taciz kötü bir şeydir, yapmayın arkadaşlar’’ gibi eğitici bir yazı mı?

Yoksa,

Çeşitlerini ve hangi sosyal sınıflarda ne sıklıkta ortaya çıktığını anlatan öğretici bir yazı mı?

İkisi de olmaz. Tarzım değil.

En iyisi işi gırgıra vurmak.

Ben de öyle yaptım zaten.

Okuyup okumadığınızı bilmediğim salı günkü yazı böyle çıktı ortaya.

HHH

Oh! Yazıyı gönderdim rahatladım.

Akşam bütün haber bültenlerinde b konu bu.

Kadir'den başka herkes konuşuyor.

İddia ettiklerine göre,

Buket sette Kadir'in kollarına masaj yapıyormuş.

Hem de tacize uğradığı günlerde.

Garip.

Kadir öteki kızlara da motive edici mesajlar çekmiş.

Bu da garip.

Akşama kadar sette berabersiniz; iyi rol çıkaran oldu mu tebrik eder geçersin.

Gece yarısı mesaj çekmek neden?

Cep telefonu olmayan oyuncu motive olamayacak mı yani?

Bir gariplik daha var.

Hem ‘‘Buket'i saygısız davranışlarından dolayı setten biz kovduk’’ diyorlar, hem de sete noter getirerek Buket'in çekimlere gelmediğini tespit ettirip zabıt tutturuyorlar.

***

Bakın bundan sonra neler olacak söyleyeyim size...

* Buket Saygı, Deniz Akkaya'nın tahtına oturacak.

* Çelik, Kemalizm'le yer ettiği müzik piyasasındaki yerini Kadirizm'le pekiştirecek.

* Kadir İnanır ‘‘Altın Cep’’ ödülü alacak. Kadınlar motive olmak için önünde kuyruğa girecekler.

* Derman Bey dizisinin reytingi tavana vuracak.

* Bu konu hergün eklenen yeni söylentilerle içinden çıkılmaz hale gelecek ve muamma olarak tarihteki yerini alacak.

Gündeminiz hayırlı olsun.

***

DÜZELTME:

Geçtiğimiz pazar sevgili Emel Armutçu'nun ‘‘Albüm’’ünde bendenizi gördünüz mü bilmem. Herşey iyi hoştu da babamın adı yanlış yazılmıştı. Doğrusu Orhan. Ben de televizyonda alt tarafı sunucuya ‘‘Programınız çok güzel’’ demek için bağlanan, süresini ekranda yanlış yazılan soyadını düzeltmek için harcayan seyircilere benzedim. Lakin haklıymışlar. Önemliymiş. Bunca yıllık babam neden başka bir adla anılsın?

Mış Muş...

Kutan: ‘‘Biz herkesten farklıyız’’ demiş.

Sorun da bu zaten; birtakım insanlar farkın farkındalar.

Türkiye'nin en eski fosili 14 milyon yıllıkmış.

75 yıllık olduğunu ve Ankara'da bulunduğunu zannedenlere duyurulur.

Reha Muhtar: ‘‘Küçük Rehalar yetiştiriyorum’’ demiş.

Tatlıses de Küçük İbrahimler'le kontra atağa geçer şimdi.

Yeminli kebapçı devri başlamış.

Yemin ‘‘Allah'ıma Kitabıma’’ diye başlayıp ‘‘Allah cezanızı verecek’’ diye bitiyordur herhalde.

AKUT'tan ayrılan Kızılay'a geçiyormuş.

İsabet. 17 Ağustos'ta kurtarılacak olanın aslında Kızılay olduğunu hepimiz gördük.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI