Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Günah keçisi bulmak kolaydır

ÇEŞİTLİ makro ekonomik sorunların sorumlusu olarak para politikasını ve onun uygulayıcısı merkez bankasını görmek her yerde adettendir. Türkiye de bu konuda fazla farklı bir görüntü vermiyor.

Cari işlemler açığı büyüyor, sorumlusu para politikası gösteriliyor. Bazı ihracatçı sektörler zorlanıyorlar, para politikası sorumlu tutuluyor. Ekonomi büyüyor, ama istihdamda aynı paralelde artışlar sağlanamıyor. Para politikası yine günah keçisi oluyor. Yüksek faizlerden şikayet ediliyor, para politikası eleştiriliyor.

Tüm sorunlarımızın kaynağı düşük kur, yüksek faiz ve yetersiz krediler olarak görülüp aslında ekonomideki büyük bir kesim düşük enflasyonla yaşamakta zorluk çektiğini söylüyor.

FİYAT İSTİKRARI

Bütün bu eleştirileri göz önüne alınca, insan, "vay canına bu para politikası da neymiş?" diye kendine sormadan edemiyor. Belli ki, birçok kesim para politikasını her derde deva bir ekonomi politikası aracı olarak görüyor. Gerçek ise çok daha farklı.

Aslında, para politikası sanıldığı kadar her derde deva bir ekonomi politikası aracı değildir. Şimdiye kadar böyle düşünüldüğü için fiyat istikrarı Türkiye’de rafa kaldırılmıştı. "Sıkışırsak, basarız parayı" anlayışı Türkiye’de ekonomiyi allak bullak etmişti. "Parasal tedbirleri Merkez Bankası alsın, gerekli maliye politikaları önlemlerini sonra alırız" anlayışıyla hareket edip hiçbir maliye politikası önlemi almayan hükümetler sayesinde Türkiye ekonomisi tarihinin en acı krizlerini yaşadı.

Para politikasının başarısını gösteren tek bir ölçüt vardır: fiyat istikrarı. Fiyat istikrarını riskli hale sokmayan bir para politikası başarılıdır. Fiyat istikrarı elbette bir ekonomideki en son hedef değildir. Hedef, sürdürülebilir yüksek ekonomik büyümeyi sağlayarak halkın refahını artırmaktır. Ama, fiyat istikrarı, ekonomideki son hedefe yaklaşmak için "olmazsa olmaz" koşuldur. Fiyat istikrarından bir şekilde ödün verilerek sağlanabilecek ekonomik büyümenin ek istihdamın orta ve uzun dönemde sürdürülebilirliği söz konusu olamaz. Bu gerçeği en iyi bizlerin biliyor olması gerekir.

ÇÖZÜM BAŞKA YERDE

Sorunlarımızın çözümünü başka yerlerde aramamız gerekiyor. Para politikasını günah keçisi yapmak çoğu zaman işin kolayına kaçmaktır. Hükümetin maliye politikalarına ve yanlış tercihlerine dil uzatmaktansa, Merkez Bankası gibi, hükümetin dışındaki bağımsız bir kuruluşu eleştirmek çoğu zaman hem kolaydır hem de hükümetin karşısındaymış gibi bir görüntü vermeyi önler. Çünkü, çoğu zaman, hükümetler de ekonomide oluşan risklerin ve olumsuzlukların sorumluluğunu para politikasına ve onun uygulayıcısı Merkez Bankası’nın üzerine yıkma eğilimindedirler.

Ekonomide sorun bitmez. İyi gelişmelerin yanında, başka alanlarda riskler de olacaktır, ağırlaşan sorunlar da. Riskleri azaltacak önlemleri ve sorunların çözümünü daima fiyat istikrarından ödün vermeden bulmaya çalışmalıyız. Aksi taktirde, çok farklı riskler ve sorunlarla boğuşmak zorunda kalırız.

Aslında, bugünkü sorunlarımızın büyük bir bölümünün çözümü enflasyonu olabildiğince kısa sürede yok etmekten geçmektedir.
X