Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Filistin’e verilen tapu kayıtları

MÜTHİŞ bir hazine. İsrail ve Filistin topraklarıyla ilgili tam 160 bin sayfalık Osmanlı tapu kayıtları.

O tapu kayıtları şu anda Ankara’da Filistin Büyükelçiliği’nde inceleniyor. İsrail ile Filistin arasındaki toprak anlaşmazlıklarını çözmekte kullanmak amacıyla.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül önceki gün, Hamas’ın Türkiye ziyaretini savunurken, "Filistin’in, İsrail’in tapuları bende, ben ilgilenmeyeceğim de kim ilgilenecek" diyor. Bu söz benim ilgimi çekiyor. Gül’ün bahsettiği tapu kayıtları nerede?

Bu tapulara gelmeden önce, geçmişte yine aynı konuyla bağlantılı bir başka olay var.

EVREN-MÜBAREK

Yıl 1989. Cumhurbaşkanı Evren Mısır’a gidiyor. Yanında Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler var. Görüşme sırasında Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ricasını dile getiriyor:

"Gazze’deki bazı topraklarla ilgili, Filistin’le aramızda sorunlar var. Bunu çözmek için, Osmanlı tapu kayıtlarına bakmak istiyoruz."

Mübarek
’in isteği yerine getiriliyor. Tapu kayıtları Kahire’ye gönderiliyor. Daha sonra Mübarek, Ankara’ya teşekkür ederek, "Osmanlı tapusuyla anlaşmazlık giderildi" mesajı iletiyor.

Bir zamanlar Osmanlı egemenliğindeki coğrafyada, aradan yüzyıl geçse bile, toprak anlaşmazlıklarında Osmanlı tapu kayıtlarının kullanılması yeni değil. İşte, Mısır örneği.

FİLİSTİN 48’DEN BU YANA

Günümüz örneği ise, Filistin. Dışişleri yetkililerinin verdiği bilgiye göre, iki tür tapu var. Doğrudan tapu kayıtları Ankara, tapu tahrir defterleri İstanbul’da.

Filistin kendisinin oturduğu topraklar ile İsrail topraklarına ilişkin tapu kayıtlarını Türkiye’den 1948’den bu yana altı, yedi kez resmen istiyor. Sonuçta, bu kayıtlar dört yıl önce Ankara’da Filistin Büyükelçiliği’ne veriliyor. 160 bin sayfalık mikrofilmler halinde. 1835 ile 1918 arasındaki mülkiyeti gösteren kayıtlar.

Ancak, bu o kadar kolay olmuyor. Konu çeşitli siyasal iktidarlar döneminde tartışılıyor. Siyasal karar sürecinde Dışişleri Bakanlığı devreye giriyor. Dışişleri’nin uzun tereddüdü olumlu kararla sonuçlanıyor. Ardından, Dışişleri Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ne, "tapular verilsin" diye yazı yazıyor. İzin çıktıktan sonra, belgeler Filistinliler’e teslim ediliyor.

ABDÜLHAMİD ARAZİLERİ

Tapu kayıtlarında iki nokta dikkat çekiyor.

Biri, o bölgede II. Abdülhamid’e ait onbinlerce dönüm arazi ve bina var. Şahsi malı olarak görünüyor.

İkincisi de, Osmanlı Devleti’nin malları, Hazine-i Hassa, okullar, binalar, tarım toprakları, vakıf arazileri. Ayrıca, o yıllarda yaşayan kişi ve ailelere ait bina ve topraklar.

Bütün bu ayrıntı içinde, temel soru şu:

"Tapu kayıtlarıyla Filistin ne yapacak?"

Temel sorunun, temel yanıtı:

Bir yandan Gazze’den çekilirken, öte yandan varolan topraklarda, hangi arazi, kime ait ve bu kişiler şu anda Filistin mi yoksa İsrail vatandaşı mı, bunların yanıtıyla birlikte, bu topraklar hangi devlete ait?.. Bu netleşecek.

Kısaca, toprak hukukunun ve mülkiyetinin tarihçesi bu kayıtlarla gün ışığına çıkacak. Kayıtlar, İsrail ile Filistin arasındaki toprak anlaşmazlıklarını çözmeye yarayacak.

İSRAİL’E VERMEDİK

Üç ayrıntı daha var.

Bir, kayıtlar Osmanlıca ve tarih bilgisi gerektiriyor. Filistin, İsrail’in eline geçmesini önlemek üzere, kayıtları Ankara’da tutuyor. Bunlar Osmanlıca bilen tarihçiler tarafından inceleniyor.

İkincisi, siyasal nitelikte. İsrail de, aynı kayıtları Ankara’dan istiyor. Ankara şu ana kadar bunları İsrail’e vermiyor. Şimdi, verme eğilimi var.

Üçüncüsü, BM bağlantılı. İsrail’in Gazze’den çekilme sürecinde, BM Filistin ve İsrail koordinatörü de, aynı kayıtları istiyor.

Hamas’ın tartışılan ziyareti bunların dışında.
X