Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Erdoğan’ın 2023 vizyonu

HAFTANIN konularından biri de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, pazar günü AKP kongresinde yapacağı konuşmanın içeriği üzerindeki tahminler olacak. İlk tahmin Erdoğan’ın, 2023 vizyonuna uygun bir konuşma yapması.

Konuşmanın içeriği ne olacak göreceğiz, ama ortadaki somut gerçek, son 10 yılda toplumun daha çok bütünleşmek bir yana daha çok bölündüğüdür.

Erdoğan’ın her seçim sonrası yaptığı balkon konuşmalarının içeriği her kesimin alkışını aldı, ancak sonrasına bakıldığında uygulamanın içerikten tam zıt noktalarda geliştiği görüldü.

AKP döneminde ‘ötekileştirildiklerini’ düşünenler, pek çok örnek sıralayarak, sürekli kendi yaşam alanlarının daraltıldığını düşünüp durdular.

O nedenle, içeride/dışarıda yaşanan şu kritik süreçte ihtiyaç, yeni bir balkon konuşmasına değil, bütünleştirici uygulamaları yaşama geçirme sözüdür.

2023’te olası sorgulama

Nedeni de oldukça basit, son 10 yılda Türkiye, hayatın birçok alanında olumlu gelişmeleri yaşamış olsa da terör ve özgürlükler konusunda geriledi.

Sıfır noktasında devralınan terörde 30 yılın en ateşli, kanlı sürecine girildi.

Başbakan hiç kızmasın, konu tamamen oy penceresinden görüldüğü için terör konusunda, ne müzakere ne de mücadele masasında ilerleme oldu.

Askerin terörle mücadeleden geri çekilmesinde, komuta kademesinin içeri alınmasında büyük mesafe kat edildiği herkesin malumu.

Ancak şimdi buraya yazalım, 2023’e geldiğimizde bugünleri çok farklı sorgulayanlar olacaktır ve muhtemelen şöyle laflar edilecektir:

“Terörle mücadele askerden alınıp valilere verilerek sivilleşme sağlandığı söylendi, ama askerler kadar başarı sağlanmadı. PKK ilk kez ülke toprakları içinde kamplar kurabildi, alan hâkimiyeti konusunda geniş adım attı.”

“Terörle müzakere masasına oturulduğunda hükümet temsilcileri, ‘Lideriniz elimizde, buraya gelirken de başka liderlerinizi ele geçirdik, büyük şehirlere yaptığınız mühimmat yığınaklarının tamamını da yok ettik’ diyerek PKK’yı uzlaşmaya zorlamak yerine, ‘Büyük şehirlere mühimmat yığınağınızı biliyoruz’, ‘Şikâyetçi olduğunuz yerel yöneticileri bize bildirin’ tarzı zayıflık cümleleri kurmak zorunda kaldığı için masaya güçlü oturulamadı.”

Balkon konuşmaları umut vermese de

Evet, tüm bunları 2023 vizyonu içinde samimiyetle sorgulamalı, özgürlükleri sadece ‘biz’ için değil ‘herkes’ için genişletmeli, ekonomik kararları ‘bizimkilerin lehine’, ‘ötekilerin aleyhine’ diye almamalı.

AKP, ‘ötekileştirerek’ iktidarını korusa da emin olunsun ki, herkes ‘adil ve adaletli yönetime’ inanmadıkça ülkede huzur eksikliği süreklilik kazanır.

Bunun için de Başbakan, 2023 vizyonunu samimiyetle ortaya koymalı, o gün geride nasıl bir Türkiye kalacağı tahminini açık açık anlatmalı.

Geride kalan Türkiye, yeni bir devlet ve yeni bir cumhuriyet de olabilir, ama bu millet yolun sonunun nereye çıkacağını bilsin ki ona göre hazırlansın.

Başbakan ne yapıp edip pazar günü, öncelikle terör karşısında muhalefet dahil toplumun en geniş mutabakatını sağlayacak yeni bir yola girmeli.

Kimsenin atılacak adıma itirazı yok, ‘müzakere’ denecekse Oslo da, Kandil de, Hakkâri’deki bir PKK kampı da seçilebilir, fark etmez, ama sonucu olsun.

‘Mücadele’ denecekse sivil kadroların, PKK’nın başını getirip teslim etmiş askerden daha başarılı olduğunu göstermesi şart. Yoksa içeri atılan askerlerin yarın birer kahraman gibi dışarı çıkışı önlenemez.

Ezcümle, bugün en acil ihtiyaç Erdoğan’ın, pazar günü yeni bir sayfa açması, ötekileştirmeyi kenara bırakıp herkesi kucaklaması, hoşgörüye dönüşüdür.

Balkon konuşmaları geçen 10 yıl pek umut vermese de bu böyle.

X