Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ercan Kumcu: Asıl sorun faiz gerisi bahane






Ercan KUMCU

FAİZLER düşsün diye ekonomi politikaları oluşturulmaz. Oluşturulan ve uygulanan ekonomi politikalarının sonuçlarına göre ve güven sayesinde faizler düşer.

Örneğin, geçen yıl uygulanan kur politikasına güven tamdı. Piyasaların Merkez Bankası'nın açıklanan kur rejimini eksiksiz uygulayabileceğine olan güveni nedeniyle faizler çok hızlı bir biçimde düşmüştü.

Bu yıl faizlerin düşmesine yol açacak bir ‘‘çapa’’ ya da ‘‘öncü bir gösterge’’ yok. Tam aksine, faizlerin düşmesini engelleyebilecek yeterli sayıda mekanizmalar var. Bunların en önemlilerinden biri de ‘‘dalgalı kur’’ rejimi.

NE VE NASIL

Böyle bir ortamda faizlerin düşmesine yol açabilecek tek gelişme hükümetin yapısal reformlar konusunda taviz vermez bir tutum sergilemesiydi. Hükümetin kararlı tutumu, ekonomi politikalarına güveni sağlayacak ve faizler düşecekti. Fakat, hükümet ‘‘olmazsa olmaz’’ olan kararlı tutumu bir türlü sergileyemedi. Faizleri düşürmeyi hedefleyen diğer politikalar havada kaldı.

IMF de bundan rahatsız. İte kaka da olsa, hükümet söylenenleri yapıyor. Ama faizler düşmüyor. Faizler düşmeyince de, bir programmış gibi sunulan bugünkü uygulamaların başarılı olma şansı sıfıra yakın. Dolayısıyla, sonuçta, söylenenlerin yapıldığı, fakat yine de başarısız olunan bir durumla karşılaşma olasılığımız çok yüksek.

Ekonomi politikalarının istenen sonucu verebilmesi için ‘‘neler yapıldığı’’ kadar yapılanların ‘‘nasıl yapıldığı’’ da çok önemli. Biz ‘‘neler yapıldığı’’ konusunda iyi not alıyoruz da, ‘‘nasıl yapıldığı’’ konusunda sınıfı geçer not alamıyoruz. IMF de bu nedenle güçlükler çıkarıyor.

Başarısız olduğumuz takdirde faturayı bizler ödeyeceğiz. Zaten, şu sıralarda da ödediğimiz fatura hiç az değil. Başarısızlık durumunda ödeyeceğimiz fatura çok daha fazla artacak.

Başarısızlık durumunda IMF de bir fatura ödeyecek. Çünkü, Türkiye, IMF'nin her istediğini yapmış fakat yine de başarılı olamamış bir ülke durumuna düşecek. Dünya kamuoyu IMF'ye de bir fatura çıkaracak. ‘‘Acaba IMF Türkiye'ye yanlış politikalar mı önerdi?’’ sorusu kafaları meşgul edecek.

FAKAT

IMF açısından durum kritik. Bankacılık sektöründe reform isteniyor. Biz de yapıyoruz, fakat gönülsüz olduğumuzu çok açık ediyoruz.

Telekom'da yeni bir yapı oluşturuyoruz, fakat istemediğimiz her halimizden belli. Tarım sektörünün desteklenmesinde bir sistem değişikliği yapacağız izlenimi veriyoruz, fakat bir yolunu bulup reformu yapmasak çok daha fazla memnun olacağız.

İşte, bütün bu ‘‘fakat’’lar faizlerin yapısal reformlar yaparak düşmesini engelliyor. Faizleri düşürmeye yönelik olarak izlenen diğer politikaları desteklemiyor. Kararlılık eksikliği var. Kararsızlık ve yalpalamalar faizlerin daha da tırmanmasına yol açıyor.

Bir gün öğreneceğiz. Göreceğiz ki, bu yapı içinde, faizlerin düşüşünü hedefleyen politikalarla bir yere gidemeyeceğiz. IMF de öğrenecek. Fakat, acıyı bizler çekeceğiz.

Bugünkü düğüm çözülür. Yarınki düğümlerin ne getirebileceğini bilemeyiz.

X