Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: PKK'dan Sezer'e övgüler!

Emin ÇÖLAŞAN

Sevgili okuyucularım, elimde PKK'nın Almanya'da yayınlanan Özgür Politika isimli gazetesinin cumhurbaşkanı seçiminden önceki çeşitli nüshaları var.

PKK, yeni cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'e inanılmaz övgüler düzüyor.

Neden?

Tahmin ediyorum bunun nedeni, Sezer'in geçen yıl ve bu yıl Anayasa Mahkemesi'nin yıldönümünde yaptığı ve PKK takımının pek hoşuna giden konuşma.

Aynı türde bir konuşmayı Yargıtay'ın başındaki Sami Selçuk da yapmış, o da PKK'dan övgüler almıştı.

Hatta o kadar ki, Apo Yargıtay'da yaptığı savunmasında Sezer ve Selçuk'un sözlerinden alıntılar yapmış, onların söylediklerine dayanarak beraatine karar verilmesini istemişti.

Ben de bu durumu 28 Ekim 1999 tarihli ‘‘Apo'nun Savunmasında Başkanlar’’ başlıklı yazımla eleştirmiş ve şöyle demiştim:

‘‘...O konuşmalardan sonra her iki Başkan da gerek PKK medyasında ve gerekse şeriatçı medyada baş tacı edilmiş, göklere çıkarılmıştı. Bölücüler, yobazlar, entel liboşlar zevkten dört köşe olmuş, başkanlara alkış tutmuştu. On binlerce insanımızın katili olan Apo, eğer iki yüksek yargı organı başkanının yaptığı konuşmaları savunmasında kullanıyorsa, bu işin içinde bir yanlışlık var demektir.

Şu olanlar iki saygın Başkan'ın böylesine yıpranmasına değdi mi?’’

***

Şimdi gelelim PKK gazetesinde Ahmet Necdet Sezer için yazılanlara. Sezer'e düzülen övgüleri atlıyorum ve yazılardan ancak birkaç cümle alabiliyorum. Tarih 29 Nisan 2000:

‘‘Ahmet Necdet Sezer'in adaylığı, toplumun tüm kesimlerinin onayını almış durumda. Sezer'in geçmiş performansı, iyimser bir beklenti oluşturuyor.’’

30 Nisan 2000:

‘‘PKK Genel Başkanı Abdullah Öcalan'ın 31 Mayıs 1999 İmralı savunmasıyla, Türkiye'de siyaset yapma tarzı değişti. Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in 26 Nisan 1999, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un 6 Eylül 1999 tarihli konuşmaları, bu değişimin göstergeleriydi.’’

30 Nisan 2000:

‘‘Türk Silahlı Kuvvetleri halen Sezer'in 1999 yılında yaptığı konuşmadan -özellikle dil yasağı (Kürtçe) konusunda- rahatsızdır. Nitekim bu yıl yapılan törene ordu üst kademelerinin iştirak etmemesi de bu rahatsızlığın dışa vurumudur. Ancak TC'nin artık bir yol ayrımında olduğu unutulmamalıdır. Önümüzdeki hafta TC ya eski köhnemiş yolunda yürümeye devam edecek, ya da başına saygın bir hukukçuyu (Sezer'i) getirerek değişim isteklerini dışa vuracaktır.’’

Sezer'in ilk turda yeterli çoğunluk elde edememesi üzerine, 30 Nisan 2000:

‘‘Meclis'te bir traji komik oyunu izledik. Bu oylamanın, Ahmet Necdet Sezer karşıtı olarak bir araya gelen şer güçlerin bir ittifakı olduğunu rahatlıkla belirtebilirim. Ahmet Necdet Sezer geçen yıl yaptığı konuşmayla, Sayın Abdullah Öcalan'ın Demokratik Cumhuriyet Projesi ile benzer şeyleri dile getirmişti.

Şer güçlerin Sezer'in seçilmesini engelleyememeleri, Türk ve Kürt halkları açısından bir kazanç olacaktır. (Sezer'in) Parlamentonun çıkaracağı en iyi adaylardan biri olduğunu söyleyebiliriz.’’

Bundan önce ‘‘Benim cumhurbaşkanı adayım Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’’ diye yazan ve iki taraflı çalışan kışkırtıcı ajan, bu kez de Sezer'e övgü düzüyor. Bu ajan Türkiye'de PKK'nın para babası, PKK gazetesinin sahibi idi. Şimdi Almanya'ya kaçtı ve orada yaşıyor. Sözde Kürt Parlamentosu'nun başkanı! İşte 2 Mayıs 2000 tarihli yazısından bir alıntı:

‘‘Sayın Ahmet Necdet Sezer'in aday gösterilmesi bir şeyler ifade etmektedir. O bir hukuk adamıdır. Seçilmesi, kabuk değiştirmede bir adım daha olacaktır. Demirel'in zıddı, ayak oyunlarından ve halkı uyutmaktan çok uzak, ciddi bir kişiliği söz konusudur. Demirel'in gitme sebebi ne kadar haklı ise Sezer'in gelişi o kadar derin ve üzerinde durulmaya değerdir. Biz bu seçimi ve onun (Sezer'in) konuşmalarını isabetli buluyoruz.’’

***

Bunları yazma nedenimi hiç kimse yanlış anlamasın. PKK yandaşlarının Sezer'e övgü düzmesi, onun PKK yandaşı olduğu anlamına falan elbette gelmez. Böyle bir şey aklımdan bile geçmez.

Burada sadece bir durum tespiti yapıyorum.

Ama bazı şeyleri vurgulamakta da yarar görüyorum.

Gerek Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer ve gerekse Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un geçen yıl yaptıkları konuşmalar, Türkiye'de söz sahibi olmak için çırpınan yobaz ve bölücü kesimle onların entel-liboş işbirlikçilerinin çok hoşuna gitti.

Bunların habire ‘‘demokratikleşme’’ çığlığı atmaları boşa değildir.

O kavram onlar için amaçlarına ulaşmanın örtülü biçimidir.

Onları her şeylerinde özgür bırakacaksınız ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Cumhuriyet rejiminin altını yavaş yavaş oysunlar ve bir gün amaçlarına ulaşsınlar!

Sadece o kesimlere değil, onlara doğrudan ve dolaylı yöntemlerle çanak tutan herkese karşı çıkacağız ve kavgamızı sonuna kadar sürdüreceğiz.

İsmi, unvanı ve makamı ne olursa olsun.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI