Ekonomide yeni rekorlar

SON yıllarda Türkiye ekonomisinde çeşitli alanlarda rekor üzerine rekor kırılıyor. Rekorların bazıları iyi, bazıları ise kaygı verici yönde. Kaygı veren rekorlar iyi yönde kırılan rekorların kalıcılığını da riskli hale sokuyor.

Türkiye ekonomisinin ‘yumuşak iniş’ ihtiyacı artıyor. Çünkü, bunca rekorların kalıcı hale gelmesi birçok tesadüfün bir arada oluşmasına bağlı kalıyor. Tesadüflerle ekonominin kalıcı bir dengede devam etmesi ise pek mümkün görünmüyor.

KÖTÜLER VE İYİLER

Merkez Bankası
’nın internet sitesinde 1992 yılından bu yana yayınlanan aylık ödemeler dengesi istatistiklerine göre, üçüncü kez ağustos ayında cari işlemler açığını bu yıl verdik. Geçmişte, 1995 yılı ağustosunda 183 milyon dolar, 2000 yılı ağustos ayında 747 milyon dolar cari işlemler açığı vermiştik. Bu yılın ağustos ayında verilen cari işlemler açığı ise 1,3 milyar dolar oldu.

1992 yılından bu yana, dördüncü kez ağustos ayında ödemeler dengesinin finans hesabı açık verdi. Daha önce 1996, 1998 ve 2001 yıllarında finans hesabı açık vermişti. Bu kalemde bu yılın ağustos ayında cari işlemler açığının rekor kırdığı bir ayda, sermaye hesabındaki açık 341 milyon dolar oldu.

Ödemeler dengesinde kaynağı tespit edilemeyen döviz girişi (net hata ve noksan) bu yılın ilk sekiz ayında 5 milyar dolar oldu. Eski rekor, bütün yılda 5 milyar net hata ve noksan verildiği 2003 yılına aitti.

Doğrudan yabancı yatırımlar bu yılın 2001 yılı şubat ayında 1.6 milyar dolarla (Aria’nın parası girmişti) aylık bazda rekor kırmıştı. Daha sonra, bu yılın temmuz ayında sabit sermaye girişi 1.2 milyar dolar oldu. Bu yılın ağustos ayında bu kalemden döviz girişi 649 milyon dolar oldu. Bu yılın ilk sekiz ayındaki sabit sermaye girişi 2.9 milyar dolarla geçmişteki tüm yılların rekorunu kırdı.

1992 yılından bu yana beşinci kez ağustos ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre artış gösterdi. Yaz tatili nedeniyle ağustos aylarında ekonomi genellikle yavaşlar. Bu yıl hızlandı. Daha önce, 1994, 1995, 2000 ve 2001 yıllarında ağustos aylarında sanayi üretimi artmıştı.

On iki aylık dış ticaret açığı, tarihimizde ilk kez bu yılın ağustos ayında 40 milyar doları aştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise bu yılın ağustos ayında yüzde 52 oldu. Bu oran 1990’lı yıllardan beri çok az kez bu oranın altında kalmıştı.

Enflasyon 1970’li yılların başından bu yana en düşük düzeyine geldi. 2002 yılı başlarında on iki aylık bazda yüzde 90’ı geçen toptan eşya fiyatları enflasyonu bu yılın ağustos ayı itibariyle aynı bazda üretici fiyatları cinsinde yüzde 4.4’e geriledi.

İhracat da rekorlar kırmaya devam ediyor. Bu yılın ağustos ayında ihracat 5.3 milyar dolarla geçmiş yıllardaki ağustos ayı rekorunu kırdı. Yılın ilk sekiz ayında ihracat 46.2 milyar dolarla yine geçmiş yılların ilk sekiz aylık rekorunu kırdı. Öyle ki, daha 2003 yılında, tüm yılın ihracatı ancak 47 milyar dolar olmuştu.

Bu yılın eylül ayı sonu itibariyle Merkez Bankası’nın hesapladığı üretici fiyatları bazlı reel efektif kur endeksi 1995 yılı 100 kabul edilirse 145 oldu. Türk parasının reel olarak aynı bazda bu denli değerli olması 1982 yılının başında ve öncesinde söz konusuydu. Yani, 1983 yılından bu yana Türk parasının en değerli olduğu son üç ayı (1985 yılındaki birkaç ay hariç) yaşamaktayız. Bu olgunun olumlu taraflarını göz ardı etmeyelim.

İyi yönde rekorlar beklentileri olumlu yönde etkilerken, kötü yöndeki rekorlar ekonomideki riskleri artırıyorlar.

Kamu maliyesinde de iyi ve kötü yönde çeşitli rekorlar kırılıyor. Onları da bir başka yazıda ele alacağım.
Yazarın Tüm Yazıları