GeriEğitim Çocuğunuz hala okula uyum sağlayamadıysa dikkat
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuğunuz hala okula uyum sağlayamadıysa dikkat

Çocuğunuz hala okula giderken bahaneler buluyor, diretiyor mu? Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Dekanı ve Türk PDR Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Engin Deniz, hala okula alışamamış çocukların uyum sorunu yaşadığını belirtiyor. Güven ortamının olmadığı yerde öğrenme sürecinin gerçekleşemeyeceğini söyleyen Deniz, bu noktada ailelere ve öğretmenlere sorumluluk düştüğünü hatırlatıyor.

Çocuğunuz hala okula uyum sağlayamadıysa dikkat

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Dekanı ve Türk PDR Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. M. Engin Deniz, çocukların okula uyum sağlama sürecinde aile ve öğretmenlere büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. Yaz tatilinin kısaltılarak, ikiden üçe çıkartılmasını öneren Prof. Dr. Deniz, Hürriyet’e şunları anlattı:
Çocuğun okula alışma süreci, okula gitmeden önce başlar. Ailenin okula karşı tutumu, çocuğa söyledikleri bu süreci etkiler. Şu an için yapılması gereken, çocuğun okula gitmekten neden rahatsızlık duyduğunu bilmek. “Ailesini mi özlüyor? Ödevler mi zor geliyor? Öğretmeniyle iletişimi mi kötü? Arkadaşlarıyla anlaşamıyor mu? Dersleri anlamıyor mu?” gibi etkenler çocuğun okula alışamamasına sebep olabilir. Bu durumda çocukla iletişime geçerek sorunu çözmeye çalışmak gerekir. Okula hazırlık olarak okul öncesi eğitim verilebilir. Son zamanlarda tüm dünyada, okul öncesinin ilkokulun yerini aldığı konuşuluyor, tartışılıyor. Problem, çocuğun duyusal özelliklerini yok saymaktan kaynaklanıyor. Genelde bilişsel düzeyde eğitim vermeye çalışıyoruz. Çocuk da bu yüzden okulu bir tehdit olarak görüyor.

Çocuğunuz hala okula uyum sağlayamadıysa dikkat

ZORLAMAK DEĞİL ANLAMAK GEREKİYOR
Okullarda oyun alanları kurulmalı ve cezaya dayalı bir tutum içine girilmemeli. Öncelikle güven ortamı oluşturulmalı. Bunun olmadığı yerde öğrenme olmaz. Çocuk, öğretmene bir soru sorduğunda azarlanmayacağını bilmeli. Çocukların okula uyumu konusundaki konuşma ve planlamalar, kesinlikle yanında yapılmamalı. Değerlendirmeler, çocuğun olduğu ortamda yapılırsa, kaygı düzeyleri artabilir ve okula uyum sağlama süresi uzayabilir.

Çocuğun okula alışamaması ve bununla ilgili davranışları saygıyla karşılanmalı. Alışamadığı için ona kızmak ve zorla okula göndermek yerine anlamaya çalışmak, süreci daha sağlıklı hale getirebilir. Çocuğun okulla ilgili duygu, düşünce ve korkuları dinlenmeli; onu anlamaya çalıştığımızı, yanında olduğumuzu ve sevdiğimizi hissettirmeliyiz.

Okulu sevdirmek de çok önemli. Bunun için okulla ilgili teşvik edici sözler söylenmeli. Okumanın, öğrenim görmenin, kendini geliştirmenin, ne kadar güzel ve anlamlı olduğu çocuklara belirtilmeli. İlgi ve istek alışkanlığa zemin hazırlar. Burada temel nokta; çocuğun okulu sevmesi, ilgi duyması ve alışmasını sağlamak.

Çocuğunuz hala okula uyum sağlayamadıysa dikkat

‘TEHDİT’ OKUL KORKUSUNA YOL AÇAR
Okul korkusu; çocuğun okulda sıkıntı, gerginlik, huzursuzluk yaşamasından kaynaklanır. Bu duygular abartılı tepkilerle ortaya çıkar. Çocuk, ya okulla veya ailesiyle ilgili bir şeyden fazlasıyla korkuyordur ya da sorun çözülmediği için okula her gittiğinde bu korkuyla sürekli yüzleşiyordur. Yani okul korkusu, çocuğun tehdit olarak algıladığı durumlar nedeniyle ortaya çıkar. Ebeveyn, doğru adımlar atmalı ve stratejik davranmalı. Çocuğun okulla ilgili korkusunun ortaya çıkartılması ve bunun üzerine gidilmesi korkunun yenilmesini sağlar. Süreç çok bireysel olduğu için bu durumdaki çocuğun yaşantısı, ona özgü bir şekilde değerlendirilmeli, bireysel olarak ilgilenilmeli ve bir uzman yardımıyla ilerlemeli. Ailenin tutumu da çok önemli. Örneğin, çocuğun zamanında okuldan alınması güven duygusunun oluşturulmasını sağlar. 

İstemediği halde okula giden çocuklar, yalnızlaşır, diğer öğrencilerden uzak durur ve okul faaliyetlerine tepkisiz kalır. Bu durumda çocuğun dersteki faaliyetlere katılımı arttırılmalı ve sosyalleşmesi sağlanmalı.

HASTA TAKLİTİ YAPIYORSA, DİKKAT
Okula gitmek istemeyen çocuklar, bazen hasta taklidi yapabilir. Bu, okul korkusunun somut bir göstergesi. Böyle bir durumla karşılaşan aile; okul idaresi, öğretmen ve psikolojik danışmanlarla iletişime geçmeli. Ayrılık kaygısı, aşırı ilgili aile tutumları da çocukların böyle davranmasına neden olabilir. Sorunun tespitinden sonra ebeveynler, çocuğu yargılamadan, eleştirmeden, kızmadan anlamaya çalışmalı. Onun karşısında değil, yanında olduğunu hissettirmeli. Çocuğa okulu sevdirecek yöntemler bulmalı ve uygulamalılar. Bunlar kararlılık ve süreklilikle yapılırsa, çocuğun bu davranışı azalır.

Çocuğunuz hala okula uyum sağlayamadıysa dikkat

ÖĞRETMEN ÇOCUKLA SAMİMİ OLMALI
Öğretmenler, çocuklarla sıcak ve samimi bir ilişki kurmalı. Çocukların okulun başladığı ilk günlerde kendilerini oraya ait hissetmesini sağlayacak uyum çalışmalarına ağırlık vermeli. Onları koşulsuz sevdiklerini hissettirmeli. Çocukların birbirleriyle etkileşim halinde olacakları ortamlar oluşturmalı. Öğrencilerin ihtiyaç ve ilgilerine göre sınıf düzenlenmeli. Sınıf kuralları çocukların katılımıyla oluşturulmalı. Kurallar tutarlı bir biçimde sürekli uygulanmalı. Okullarda çocukların katılabileceği spor, sanat, müzik gibi etkinliklere mutlaka yer verilmeli. Çocuğun kendisini ifade edebileceği alanlar oluşturulmalı. Öğretmen her öğrenciyle ilgilenmeli ve yıldız öğrenci seçmemeli.

Tüm kademelerde dersler 40 dakika sürüyor. İlkokula giden bir çocukla lise öğrencisinin dikkat süreleri eşit değil. Birinci sınıf çocuğunun ortalama dikkat süresi 15 dakika. Bu, yaş ilerledikçe 30 dakikaya kadar çıkıyor. Öğretmen 40 dakikanın tamamını ders işleyerek geçirdiğinde çocuk sıkılır. Bunun için öğretmen, öğrencinin derse katılmasını sağlamalı. Çünkü çocuğun doğasında hareket etmek var. Hareket etmiyorsa bir problem var. Bu nedenle ders süreleri gözden geçirilmeli.

‘YAZ TATİLİNİN UZUN OLMASI ÖĞRENME KAYBINA YOL AÇIYOR’
Tatiller, ikiden üç döneme çıkarılmalı. Yaz tatili çocuklar için çok uzun olduğundan, öğrenme ve motivasyon kaybı fazla oluyor. Haziranda kapanacak okullar için öğrenciler mayısta tatil havasına giriyor. Çocuk eylüle kadar da okulu unutuyor. Okula döndüğünde tekrar uyum sorunu yaşayabiliyor. Bunun telafisi zor. Tatil, bazı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi üçe çıkartılmalı. Ders de farklı günlerde başlayıp bitebilir. Örneğin; Antalya’da temmuzun ortasında değil, ağustosun sonunda derse başlanabilir. Mevsimsel olarak değişiklik gösterebilir. Üç ay tatilde okullar da boş oluyor. Tatil, hem fiziksel olarak, hem de çocuklar açısından en az üç döneme çıkartılmalı.

OKULA UYUM SAĞLAYAMANIN SEBEPLERİ
1- Aileden ya da ona bakan kişiden çocuğun ayrılmak istememesi, ayrılık kaygısı yaşaması.
2- Anne-baba arasında yaşanan sorunlar.
3- Aile üyelerinden birinin hasta olması veya hayatını kaybetmesi.
4- Ailenin göç etmesi.
5- Sosyo-ekonomik durumunda değişiklikler olan ailenin buna uyum sağlayamaması.
6- Okuldan hastalık, tatil gibi nedenlerden dolayı uzun süre ayrı kalması.
7- Okulunun veya öğretmeninin değişmesi.
8- Çocuğun öğretmeniyle veya okuldan biriyle sorun yaşaması.
9- Diğer çocuklar tarafından sözel, fiziksel şiddet görmesi.
10- Taciz veya istismara maruz kalması.
11- Öğrencinin performans kaygısı nedeniyle, kendi isteklerini veya ailesinin beklentilerini karşılayamamaktan korkması.
12- Kendini başarısız, yetersiz hissetmesi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle