Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: E-ticaretin ekonomisi

Ege CANSEN

E-TİCARET denince üç şey anlaşılmaktadır. Birincisi, işletmeler arasında nihai ürünün ortaya çıkarılması için yapılan alım-satım işleri. Mesela, gazoz şirketinin şeker, şişe, kutu gibi nihai ürün olan gazozun yapımında kullanılan ham veya yarı mamul maddeleri satın alması. Bir başka açıdan olaya bakarsak, bu maddeleri imal edenlerin, ürünlerini gazoz fabrikasına satmaları. İkincisi, firmaların nihai tüketicisi oldukları malların alım-satımı. Mesela, kırtasiye malzemesi, işçi elbisesi veya zımpara taşı gibi malların, internet ortamında alınıp satılması. Üçüncüsü ise kişilerin, yani nihai tüketicilerin ihtiyaç duydukları her tür dayanıklı veya dayanıksız malı veya hizmeti internet ortamında satın alması. İş açısından bakarsak, kişilere bu mal hizmetleri satacak sanal mağazaların açılıp çalıştırılması.

Bugün sadece üçüncü tür e-ticaretin ekonomisi üzerinde duracağım. Klasik alışveriş süreci, tüketicinin, bulunduğu yerden (evden veya işten) çıkarak almak istediği malların satıldığı yere kadar gitmesiyle başlar. Kişi, istediği malı veya malları alır ve onlarla birlikte genellikle eve döner. Şimdi buradaki ‘‘taşıma sürecine’’ dikkat edelim. Öncelikle ortalama 70 kilo ağırlığında bir kişi, insan taşımaya uygun taşıt araçlarıyla ‘‘malların perakende satıldığı’’ uygun ve kirası yüksek bir mekána taşınmaktadır. Mallar, perakende satın alma işleminin yapıldığı bu mekána, daha önce bulunduğu, kirası düşük ambarlardan veya üretim merkezlerinden taşınmaktadır. Aynı mekána, satış işini yapacak, ortalama 70 kilo ağırlığındaki elemanların da taşınması şarttır. Bu suretle mallar, müşteri ve satıcı ‘‘pahalı’’ bir mekánda buluşmaktadır. Satış işi bitince, 70 kiloluk müşteri, satın aldığı mesela 10 kilo malla birlikte, toplam 80 kilo olarak, ters yöne, eve doğru taşınmaktadır. Bu taşımada da ‘‘insan taşımaya uygun’’ bir taşıt aracı kullanılmaktadır.

Eğer müşteriler, mallar ve satıcılar sanal bir ortamda buluşsalar ve sadece satın alınan 10 kilo mal, yük taşımaya elverişli bir araçla, müşterinin evine ulaştırılabilse, taşıma sürecinin niteliği değişecek ve maliyeti muhtemelen ciddi şekilde düşecektir.

Öyleyse, e-ticaretin ekonomisi, alışverişi doğuran diğer bütün şartları sabit kabul edersek, perakende satış yapılan mekánların kira, aydınlatma, ısıtma, soğutma, dekorasyon vb. giderleriyle taşıma sürecinin maliyetinden sağlanacak tasarruftan doğacaktır. E-ticarette taşıma işinin, klasik ticaretten daha düşük maliyetli olması sağlanamazsa, e-ticaretin başarı şansı bir hayli kısıtlanmış olacaktır. Burada çok önemli bir noktaya temas etmek istiyorum. Müşteri, alacağı malların fiyat karşılaştırmasını yaparken kendisinin sarf ettiği yol parası ve zamanı genellikle hesaba katmaz. Halbuk, sanal bir mağazadan alım yaparsa, nakliye bedelini fiyata ekler. Bu husus, e-ticaretin aleyhinedir.

SON SÖZ: Sanal mağaza olur, sanal mal olmaz.

X