Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: Baltacı Mehmet tarihi

Ege CANSEN

EKONOMİDE sıkıntılı günler henüz bitmedi. İç ve dış para piyasalarının, uygulanan istikrar programına güven tazelemesi gerek. Bunun için IMF ve Dünya Bankası'nın tavrının netleşmesi lazım. Derecelendirme (reyting) şirketlerinin verecekleri iyi notlar ve dış bankaların kredi hatlarını tekrar açmaları, Türkiye'ye döviz girişini hızlandıracak, giren taze parayla hem TL piyasaları rahatlayacak, yani faizler düşecek, hem de artan para sayesinde ekonomik büyüme tekrar rayına oturacaktır. Şimdi herkesin aklında olan ‘‘sıkıntıdan kurtulma’’ senaryosu bu. İnşallah olaylar böyle gelişir. Türkiye de bu vartayı fazlaca hasar görmeden atlatır.

***

Yaklaşık bir ay önce başlayan, son on beş gün içinde alevlenen ve şimdi nispeten sakinleşen mali piyasa fırtınasının sebebi neydi? Bu konuda yapılan yorumlar bana hep Baltacı Mehmet Paşa hikáyesini hatırlatıyor. Rivayete göre Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı orduları, Ruslar'ı tam dize getirmek üzereyken, Çariçe Katerina, bir gece gizlice Baltacı Mehmet'in çadırına gelir. O gecede ne olduysa, Paşa'nın Ruslar'a karşı tavrı, ertesi sabahtan itibaren değişir. Bu yüzden Rus Devleti, Osmanlı'ya bağımlı hale gelecek ve belki de tarihten silinecekken, hadiseler bambaşka bir istikamette gelişir ve nihayet Osmanlı'nın dağılmasıyla sonuçlanır.

Allah aşkına siz söyleyin: Tarihin Amazon nehri gibi akışı, yani milletlerin sosyoekonomik gelişmesi, siyasi ittifaklar, bilim ve teknolojinin harplerin sonucuna olan etkisi, bir gecelik bir aşkla değişir mi? Bu kadar ‘‘minör’’ bir olayın, bu kadar ‘‘majör’’ sonucu olur mu? Ben, insanlık tarihinin bu kabil ‘‘yol kazalarıyla’’ mecra değiştirdiği iddialarına hiçbir zaman iltifat etmedim, izninizle bunu ifade edeyim. Aynı şekilde, iktisadi gelişmelerin de ‘‘bir-iki’’ kişinin tedbir alma becerisi veya beceriksizliği ile yön değiştirdiğini kabul etmem. Ancak, şunu kabul ederim: Ortada dolu bir silah vardır; emniyet mandalı da açıktır. Birisi, kazaen veya kasten tetiği çeker ve gümbürtü kopar. Bu yüzden beklenmedik bir anda yeni krizlere sebebiyet vermemek için, krizi tetikleyen ‘‘taktik’’ davranışları anlamakta yarar vardır. Ama krizin oluşmaması için asıl gerekli şey, ortalıkta dolu silah bırakmamaktır. Bu ise, tutarlı bir stratejiyle sağlanır.

***

Küçük grup bağları kuvvetli, üstelik bilime inanmayan azgelişmiş bir toplumda, ekonominin sağlıklı yönetimi, zannedildiğinden çok daha çetrefil bir iştir. Fikri olanlar ‘‘somut’’ önerilerini ortaya koysunlar. Önerilerinin siyaseten nasıl uygulanacağını da bir zahmet söylesinler. Meselelere, bugüne dek, müflis olduğu tecrübeyle ispatlanmış ‘‘sosyalist’’ (komünist) uygulamalardan başka hiçbir çare önermemiş kimseler ise, bugünlerde hiç ‘‘bilgiçlik’’ taslamasınlar. Bu haksızlıktır.

SON SÖZ: Enerji birikmeden deprem olmaz.

X