Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eczaneci grevi

GEÇEN haftanın öne çıkan reel ekonomi sorunlarından biri de eczanelerin bir günlük kepenk kapama eylemiydi.

Hukuken öyle adlandırılmasa da bu eylem iktisadi bakış açısından bir grevdir. Esasen grevin tanımı “toplu iş bırakma”dır. Grevin amacı, bireysel pazarlık gücü sınırlı kişilerin, pazarlık gücünü arttırmaktır. Herhangi bir eczane veya işyeri sahibi, ben ortaya çıkan yeni şartlar altında çalışamayacağım; koşullar yeniden uygun hale gelinceye kadar işyerimi kapatıyorum diyebilir. Ancak bireysel eylemler, çoğu kez koşulları uygun hale getirmeye yetmez veya dönüşüm süreci çok uzayabilir. Bu sebeple eczane sahipleri topluca eylem koymuştur. Eczane sahiplerinin, ortak kepenk kapama kampanyası rekabet hukukuna aykırıdır. Hiçbir mesleki derneğin böylesi bir eylemi planlama ve yürürlüğe koyma hakkı yoktur. Bu bir eczacılar değil, eczaneciler eylemidir.       


1. Eczane bir ticarethanedir. Eczacılık ise bir meslektir. Herhangi bir sınaî veya ticari faaliyetin sadece belli meslek sahiplerinin tekeline bırakılması yanlıştır.


2. Her eczanede bir sorumlu eczacı bulunması doğrudur. Ama bu, eczane sahibinin illa eczacı olmasını gerekmez.


3. İnşaat müteahhitliği mimar veya inşaat mühendisi olanların, hastane sahipliği hekimlerin, fabrikatörlük makine mühendislerinin, armatörlük kaptanların tekelinde olamaz. Bu kısıtlamalar diploma rantı yaratır. Piyasa ekonomisinin girişim özgürlüğü ilkesine aykırıdır.


4. İlaçların perakende fiyatlarının, depocu ve eczane kâr hadlerinin devlet tarafından belirlenmesi yanlıştır. Piyasayı, fiyat mekanizması işletir. Devlet değil.


5. Bundan daha vahim olanı ise, ilaç üreticilerinin devlet baskı yapınca, baş üstüne deyip, fiyat indirmeleridir. Sergilenen bu tavır aslında geçmiş dönemlerde ilaç üreticilerinin fahiş kârlar ettikleri ve muhtemelen kendi aralarında rekabeti elimine eden gizli anlaşmalar yaptıkları şüphesini akla getirmektedir.


6. İlaçların fiyatı düştü, kâr marjlarımız yüzdesel veya mutlak olarak azaldı diye eczane sahiplerinin eylem yapması toplum indinde sevimsiz olmaya mahkûmdur.


7. Bir malın fiyatı düşünce, elinde daha önce yüksek fiyatla alınmış mal bulunduranların “stoktan zarar” ettikleri zannedildiği kadar doğru bir hesap değildir. Gerçek kâr bir malın satış fiyatı ile onun ikame maliyeti arasındaki farktır. Eczanelerin stok tutma maliyeti, zararları kadar, düşen fiyatlarla düşecektir.


8. Eczaneler, eğer ilaç fiyatları kısa zamanda tekrar artarsa, esas o zaman zarar edecektir. Çünkü ellerine geçen parayla raflarını doldurmayacaklardır.


Son Söz: Devletle pazarlık, milletle pazarlıktır.

X