Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eczacılar kepenk kapattı Galiba hak-özgürlük kavramlarını anlamıyoruz

<B>ÇEŞİTLİ </B>vesileler; şu üzerine çok düştüğümüz, eksikliğini hissettiğimizi sıkça haykırdığımız <B>hak-özgürlükler </B>kavramını doğru dürüst hazmedemediğimizi gösteriyor.

Farkında değiliz ki; hak ve özgürlüklerin kullanımının bir sınırı vardır.

Bu sınırları da kabaca şu durumlar çizer:

1) Başkalarının hak ve özgürlükleri (örn. kısıtlı kaynakların kullanımı).

2) Kendi hak ve özgürlüklerini kullanamayanlar (örn. acz içinde veya ödeme güçlüğü içindeki insanların korunması).

3) Kendi hak ve özgürlüklerini tarif etme durumunda olmayanlar (örn. reşit olmayan insanlar).

4) Genel kabul görmüş örf ve ádetler (örn. dini ádetler).

5) Toplumsal menfaat (örn. kamu sağlığı).

Bu sınırlar, gereğinde hak ve özgürlük sahibi birey/kuruluşun bunlardan vazgeçmesini ya kanunlar ile ya da etik kurallar ile temin ederler.

* * *

Bu yazı eczacıların kepenk kapama eylemini ele almaktadır. Ancak, amaç katiyen haklı veya haksız oldukları konusunda ekonomik veya hukuki bir analiz yapmak değildir.

Ben hak ve özgürlüklerin bir yönüyle oldukça kısıtlandığı bir ülkede; öte yanda çoğu kez yanlış anlaşıldığı görüşüyle bu yazıyı yazıyorum.

Örnekler çok, ben çok önemli gördüğüm için; haklılıklarını savunmak amacıyla, eczacıların kepenk kapaması konusunu irdeleyeceğim.

Konuyu da sadece etik açıdan ele alacağım.

* * *

Savunduğum görüş; ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, bu eylemin toplumsal menfaat ile çeliştiği noktasından hareketle, eczacıların kepenk kapama hak-özgürlüğü olmadığıdır.

Bu eylem ile kamu sağlığı engellenmiştir demiyorum ama riske sokulmuştur.

Sağlık konusu ise hepimizin bildiği gibi, hiç ama hiç risk kaldırmayan bir konudur.

Eczacı dostlar kastetmeseler dahi, kendi haklarını savunabilmek için kamunun sağlık hakkını riske sokmuşlar; bu sınırı zorlamışlardır.

* * *

Sakın bana kimse kamu sağlığının nöbetçi eczaneler ile korunduğunu anlatmasın.

Eğer durum böyle olsaydı; nöbetçi eczane kavramı istisna değil, esasolurdu.

Eczane sayısı, ekonomik olarak nöbetçi eczane sayısı ile sınırlı kalırdı.

Halbuki her yerleşim bölgesinde eczanelerin pıtırcık gibi bittiğini görüyoruz.

Bu kadar çok eczane açıldığına göre bu iş özünde kárlı -en azından %10'luk indirim öncesi- ve temel bir ihtiyaca dayanıyor.

Hatta konu sağlık olunca, arz-talep dengesi fiyattan (pahallılık) da kopuyor. İlaç ihtiyacı ile ilacın fiyatı arasında oldukça gevşek bir bağ var. Bunun için de devlet ilaç fiyatlarına ve sektöre müdahale ediyor.

* * *

Eczacılar etik açıdan yanlış yaptılar.
X