Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dünkü kararlar

Salih NEFTÇİ

Sayın Yılmaz tarafından dün açıklanan kararlar doğru yönde atılmış adımlardır. Hükümet uzun bir süreden beri ilk kez kararlı bir tutum sergilemiştir. Olayları geriden izleyen, pasif yaklaşımı bir kenara bırakmış, dizginleri ele almıştır.

Bu tutum değişikliğinde payı olan herkes kutlanmalıdır.

Dün açıklanan kararların detaylarına girmeyeceğiz. Okurlar ekonomi sayfalarında bu detayları bulacaklardır.

Bizim üzerinde durmak istediğimiz, açıklama sonrasında piyasalarda yaşananlar ve bu arada gözümüze çarpan iki önemli nokta.

BİRİNCİSİ

Pazartesi günü yapılan son ihalede bileşik faiz yüzde 143'ü geçmişti.

Dünkü kararlardan hemen sonra bu kâğıtların bileşik faizi bir anda yüzde 113'e geriledi.

Bunun ne anlama geldiği belli.

Bundan bir buçuk ay önce piyasaların beklemediği bir anda uygulamaya konan reeskontlar ve stopajlarla ilgili kararlar gerçekten de Hazine'nin borçlanma maliyetini yükseltmiş. Dün yapılan değişiklikler, faizleri ciddi biçimde düşürüyor.

Ama olaya bir de şöyle bakabilirsiniz.

Bu değişiklikler, dün değil de, bu olaya ilk değindiğimiz günlerde yapılmış olsaydı, Hazine son kâğıtları yüzde 143'ten değil, yüzde 120 gibi bir faizden satacaktı.

Bu arada, uluslararası piyasalarda yaşanan çalkantının Türkiye'ye yansıması da daha ılımlı olacaktı.

Demek ki, geç kalmanın bir maliyeti oldu. Ama dünkü tutum değişikliği yine de sevindirici.

İKİNCİ GÖZLEM

Bir diğer önemli nokta şu:

Biz öteden beri reeskontlar konusunda atılan adımların, peşin verginin aslında ilke olarak yanlış olmadığını, bunların bazı gelişmiş ülkelerde de uygulandıklarına işaret ettik.

Yapılan yanlış, devlet harcamalarını azaltmadan, radikal tedbirler almadan, devleti küçültmeden bu yola başvurulması ve daha da önemlisi...

...Bu yapılırken piyasaların tepkisine dikkat edilmemesiydi.

Demek ki yanlış ‘‘niyetin kötü olmasında’’ değildi, uygulamadaydı. Temkin gerekiyordu. Bir geçiş dönemi şarttı.

Ayrıca uluslararası piyasalarda da kara bulutlar dolaşıyordu. Bir zamanlama sorunu vardı.

Bunlar sanırız şimdi (ekonomi yönetimince) anlaşıldı.

Vurgulayalım.

Dikkat ederseniz, hükümeti bu noktaya getiren basında, teknik düzeyde yapılan tartışmalar ve piyasaların tepkisi oldu.

Demek ki tatsız konuların, risklerin, kamuoyu önünde açıkça tartışılması ilk başta tedirgin edici olsa da, orta vadede herkesin çıkarınadır. Aksini yapmak, insanın kendi kendisini aldatmasından başka bir şey değildir. Maliyeti eninde sonunda ödenir.

Bu, reeskontlar ve stopaj için doğru olduğu gibi, uluslararası krizin Türkiye üzerindeki etkileri için de doğrudur.

SONUÇ

Stopaj ve reeskontlar konusu teknik bir tartışma olmaktan çıkıp kısır ve ideolojik bir itiş kakışa dönüşmek üzereydi.

Tehlikeli bir ortamda, havanda su dövülecekti.

Ama olaya iktisat ve finans ilkeleriyle yaklaşmak, sonunda ağır bastı.

Hükümet, son dakikada da olsa gerekeni yaptı.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI