Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Donna Karan'ın kebapçıda oturduğu sandalye için yarış

Oya BERBEROĞLU

Köşebaşı Kebapçısı'nın kebaplarını afiyetle yiyoruz... Nefis kaburgaları çatal bıçakla yeme savaşı veriyoruz...

Baykal'ın yeni kurmayı Zekeriya Yıldırım'ın İstanbul Levent'teki ofisinin bahçesinde, havuz başında.

CHP Lideri Deniz Baykal'la, seçim sonrası olası manzarayı, ekonomik krizi, çeteleri daha bir sürü şeyi konuşuyoruz... Bütün gece boyunca istikrarlı bir ısrar içindeyim. Ama Baykal, seçim sonrası tavrı açısından can alıcı sorumu hep geçiştiriyor. O halde bana da kısa bir süre ara vermek, kebap işine el atmak kalıyor!

Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Burhan Karaçam'ın vesilesiyle Rusya eski Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'un da kebapçısı olan, servise bizzat katılan Köşebaşı Kebapçısı'nın patronlarından Ali Akkaş'tan dinliyorum. Her ne kadar Karaçam gibi kebap yapmayı henüz öğrenemedim ama. (Bu arada Burhan Karaçam'ın Köşebaşı Kebapçısı'nın ortağı olduğundan kuşkulanıyorum. Çünkü yüzde 70 hisse iki işadamınınmış.)

Akkaş, Köşebaşı Kebapçısı'nın bir şubesini 18 Eylül'de Adana'da Seyhan Otel'de açacaklarını söylüyor. ‘‘Tereciye tere satmaya gidiyoruz’’ diyor. Şube sayısını artırmayı planladıklarını, Fransa'ya, İngiltere'ye, Yunanistan'a kebap gönderdiklerini anlatıyor. Pişirilmiş, şoklanmış Adana kebaplar, lahmacunlar uçakla buralardaki kebapsever müşterilerine, onların davetlerine gönderiliyor. Bu arada sorum üzerine, İsrailli bir işadamının İsrail'de kebapçı dükkânı açma teklifini düşündüklerini de söylüyor. Bu kebapçıdaki sandalyeler de çok mühim. Örneğin modacı Donna Karan'ın oturduğu sandalyeyi satın almak için 30 kişi talip olmuş. Bu sandalye 80 milyon liraya kadar çıkmış, ama satmamışlar, ‘‘sattık’’ demişler. Sezen Aksu'nun oturduğu sandalyeyi ise önemli bir müşterileri istemiş, kırmayıp hediye etmişler. Cumali ve Sezai Ustalar'ın, Mehmet Yeşilyurt ve Ali Akkaş'ın Köşebaşı Kebapçısı, İsrail'de şu günlere denk gelseydi, 7-8 Eylül'de İsrail'e yapılacak Türk çıkarması daha anlamlı olmaz mıydı?

Ciner: Kod adım 50 bin 50

Sanırım geçtiğimiz mayıs ayıydı. Park Holding'in patronu Turgay Ciner'le konuşuyorduk. Binlerce kişilik istihdam iddiasını duymuş ve aramıştım. Bu istihdamı hangi iş alanlarında yaratacağı, ne tür yatırımlara gideceğini merak etmiştim... O konuşmamız sırasında henüz ünlü Petrol Ofisi (POAŞ)'nin özelleştirme ihalesi sıcak gündem maddesi değildi. Sonra da Başbakan Mesut Yılmaz'ın Romanya'yı resmi ziyaretinde, Bükreş'te Ciner'le karşılaştık. O zaman da POAŞ ihale zarfları henüz açılmamıştı. Ama İstanbul iş dünyasında konuşulanlar, POAŞ'ın, Turgay Ciner (Park Holding), Kamuran Çörtük (Bayındır Holding), İş Bankası, PÜİS ortaklığına verileceği yönündeydi. Ciner'e, ‘‘Hayırlı olsun, POAŞ sizin konsorsiyuma verilecekmiş’’ demiştim. Ciner de , ‘‘Yok canım beni ortaklıktan çıkarırlar herhalde’’ gibi bir şeyler söylemişti. Sonra yanımıza gelen Kamuran Çörtük'e aynı söylentileri aktarmıştım. Çörtük de ‘‘Öyle mi takdir ediliyormuş, daha açık artırma olacak’’ demekle yetinmişti!

Ciner, o sohbetimizde, ‘‘Kod adı 50 bin 50’’ demiş, 10 yılda 50 bin kişilik istihdam ve 50 okul iddiasından söz etmişti. (Okullarından birinin, Hopa'dakinin temelini Mesut Yılmaz attı...) Yaptıracağı bütün okulları da Milli Eğitime bağışlayacağını söylemişti.

RJ 100 tipi, dört motorlulardan, her biri 100 kişi kapasiteli 5 uçak satın aldığını, ilk uçağın kasım ayında teslim edileceğini, önümüzdeki 5 senede 20-30 uçak hedeflediklerini, ortağının Swiss Air olacağını, THY ile işbirliği yapacağını, bu uçakları sadece iç hatlarda kullanacağını, THY göre fiyatta daha cazip olacağını anlatmıştı. Sadece bu havayolu işletmeciliğinin, 50 bin kişilik istihdam iddiasının yüzde 30'unu karşılayacağını söylemişti. Uzun vadede en fazla Bükreş, Tiflis, Kıbrıs gibi yerlere uçuş düşündüklerinden söz etmişti.

THY'nin rakip olmasın diye Ciner'le ortaklığa gittiği, bu ortaklığın Mesut Yılmaz'ın emriyle olduğu söylentileri, Fatih Altaylı'nın köşesinde THY Yönetim Kurulu Başkanı Cem Kozlu'yu istifaya davet etmesi... Ciner'in Fatih'e, ‘‘THY ile ortak olmuyorum, yokum... Ama Swiss Air THY ile anlaşırsa, aramızdaki anlaşma gereği Swiss Air'in payına ortak olabilirim’’ açıklaması... Turgay Ciner'le, vatanperver iddiasını konuşurken,‘‘Bu 50 bin 50 iddiamı gerçekleştirmek istiyorum. Yapabilirmiyim yapamazmıyım... Topal karıncanın Hacca gitmesi misali’’ diyordu, çok mutavazıydı... Madencilikten tekstile, petrolden hava yolu işletmeciliğine birçok sektörde boy gösteriyor. Ciner, karınca değil şahin gibi hacca gidiyor, şahinlerle...

Baykal kasetleri

Deniz Baykal'ın kasetleri de ortaya çıktı! Yanımızda, Baykal'ın son dönemde sağ kolu haline gelen Bülent Tanla da vardı. Bülent Bey, ‘‘Tam 96 kaset oldu’’diye söze başladı. Bu kasetler üç dört aydır Türkiye genelindeki yerel tv'lerde gösteriliyormuş. CHP Lideri Baykal'ın Meclis Grubu'nda yaptığı konuşmalar, önemli mesajları içeren yönleriyle 20'şer dakikalık kasetler halinde düzenleniyormuş. Haber haline getirilmiş yazılı metinler de 250 yerel basına fakslanıyormuş. Ayrıca her hafta ‘‘Gün-Dem’’ adıyla haber bülteni çıkarıyor (2000 adet) bunları faks veya aps kanalıyla CHP örgütlerine gönderiyorlarmış. Hedef taban politikasını güçlendirmek. CHP'nin görüşlerini koro halinde seslendirmek. Tanla, ‘‘Bu CHP senfonisi’’ diyor. CHP seçim otobüsü de sloganlarla süslenmiş. Sağ ve solunda ‘‘Haydi İktidara, Sosyal Demokrasi İçin’’ diye yazıyor. Otobüsün arkası kırmızı renge boyanmış, Baykal'ın portresi var. Buradaki slogan ise ‘‘Senin de Olsun’’.

Deniz Bey, önümüzdeki seçimlerden çok umutlu görünüyor. Merkez sağ partilerin ciddi yara alacağı görüşünde. Kronik enflasyon, kayırmacılık, yolsuzluklar, mafyayla kol kola siyasiler, çeteler ve sonuç halktaki bezginlik. Bu seçim süreci zorlu geçeceğe benziyor. Vatandaşın sloganı da ‘Sorgula, tavır al’ olmalı... Ne dersiniz?

Kuzen cumhuriyet için çalışıyor

Cumhuriyetimizin 75. yılı kutlamaları için yapılan, düzenlenen etkinliklere yetişmek mümkün değil... Daha geçenlerde, Global Menkul Değerler Şirketi bir gece ile kutladı. Borsa şirketinin gecesinin hamisi de Başbakan Mesut Yılmaz'dı... Global Menkul Değerler Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman, Yılmaz'ın kuzeni. Yılmaz'ın Kuzeni Mehmet Bey cumhuriyet için çok çalışıyor... Cumhuriyetimizin 75. yılı dolayısıyla İstanbul'da bir de ‘‘Finans Fuarı’’ olacak. 19-22 Kasım tarihlerinde. Paneller seminerler... Türkiye'nin geleceğe yatırımı anlatılacak. Bankaların, aracı kurumların work shopları olacak... Finans Fuarı'nın açılışını Başbakan Yılmaz yapacak. Finans merkezi İstanbul'da, ilk kez bir Finans Fuarı, anlamlı, Türkiye'nin tanıtımı açısından da güzel bir girişim... İyi de 2 milyon dolara yakın olacağı söylenen, finansmanının büyük bölümünü devletin yaptığı bu organizasyonda kimler var? Önce finansman olarak da manevi olarak da Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Ahad Andican'ın başında bulunduğu Devlet Bakanlığı ve SPK. Sonra ana sponsor olarak yine kamu kuruluşu Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (400 bin dolar) ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası(400 bin dolarla). Yardımcı oyuncular da Turgay Ciner'in Park Holding'i ile kuzenin şirketi Global Menkul Değerler. Fuar organizasyonunu Çiğdem Simavi'nin sahibi olduğu İDE Şirketi yapıyor. Tanıtım işi de Pen Ajans'ın patronu Ayşegül Dora'da.













X