Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Devlet sanattan çekiliyor olan seyirciye oluyor

Bir yasa teklifi var.

Sanat kurumlarını kapatma kararı almışlar.
Artık Devlet Tiyatrosu olmayacak. Opera, bale, senfoni, korolar yok.
Bunlar milyonlarca izleyicisi olan köklü kurumlar. Ülkenin dört bir yanında yıllardır hizmet veren, dünyada bir yeri ve ağırlığı olan dev yapılar. Bu yapılar topyekün ortadan kaldırılıyor.
Sanatçılar ya emekli edilecek ya da il kültür müdürlüğünde memur olacaklar. Öte taraftan bir üst kurul oluşturuluyor. Sanatçılar proje hazırlayıp bu kuruldan belli oranlarda maddi yardım alacaklar. Kurulun üyelerini hükümet atayacak. Yardım kriterlerini başbakan belirleyecek. Kısacası ülkemizin kültür hayatında radikal bir değişiklik olacak.
Devlet sanattan çekiliyor olan seyirciye oluyor
Nasıl bir siyasi hesap yapmışlardır bilemem ama bu iş yanlış bir iş. Orman yakmak gibi. Kimseye faydası yok. Hükümetin hanesine çok olumsuz bir puan olarak yazılır. Çünkü bu değişiklik halkı mağdur eder. İzleyicileri, sanatseverleri üzer. Bu haliyle yasalaşırsa hayat damarlarımızdan biri hakikaten kopar.
Kapatmaya hiç gerek yok. Yenilenmeleri gerekir. Yıllar içinde biraz hantallaşmış, verimsizleşmiş, çokça yıpranmışlar. Cumhuriyetin erken yıllarının kültür ideolojisinin ürünleri. Bunlar doğru. Marifet, çağın gereklerine, halkın beklentilerine yanıt verecek şekilde yeniden yapılandırmakta. Hükümetimiz toplumu ilgilendiren birçok alanda bu güce ve dinamizme sahip olduğunu iddia etmiyor mu? İsterse sanat kurumlarını da pekâlâ yenileyebilir. Bir süre sonra bunlar ayakları üzerinde durur, özerkleşir, devlet de isterse yönetimden elini çeker. Bizim de özellikle Anadolu’da güzel ve kaliteli oyunları, gösterileri, konserleri makul fiyatlarla izleme imkânımız böylelikle devam eder.
Sinemaya ve özel tiyatrolara devlet maddi destekler veriyor. Yeni oluşturulan kurulun çerçevesi genişletilmiş, destek alanları arttırılmış. Bu çok iyi bir şey. Ama kurulu hükümet belirliyor. Yani hangi hükümet gelirse onun beğenisine uygun işlere para verecekler.
Bu, sanatın siyasileşmesi anlamına gelir. Kafası eser Shakespeare’i boykot eder, hoşuna gitmez muhalif sesleri susturur, balerinlerin etek boyuna, orkestraların repertuvarlarına takar, Yunus Emre’nin şiirini budar. Ne isterse yapar.
Böyle kurullar şeffaf ve özerk olmazsa sanatın önünü açmaz, yolunu keser. Sansürcü olur. Yaratıcılık, çokseslilik, ifade hürriyeti büyük yara alır. Zaten opera, bale, senfoni dışardan destekle mestekle yürümez. Her ülkede böyledir. Biletler 500 lira bile olsa iflas ederler. Tiyatro kapanırsa Van’da Erzurum’da bir tane bile klasik oyun oynanamaz. Sanat merdiven altına iner. En büyük zararı da çocuklar görür. Kaliteli çocuk oyunları biter. Bale biter. Kuğu Gölü’nü Manyas’ta zanneden takır tukur bir nesil yetişir.
Başbakan ve bakanlar görgüsüz, bilgisiz insanlar değil. Bize, kendilerine, çocuklarına, torunlarına böyle kuru bir hayatı mı layık görüyorlar?
Oldubittiye getirmeden bu yanlış işleri düzeltsinler, seyirciye ve sanatçıya eziyet etmesinler.

X