Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Deriye kumaş muamelesi yapan tasarımcı

Fred Tutino ve Desa işbirliği ikinci yılına girdi ve sezona hızlı bir giriş yaptı. Desa’yı zaten biliyorsunuz ama "Fred Tutino kim" derseniz söyleyelim.

Yakın bir zamana kadar Zara’nın kadın koleksiyonlarında imzası bulunan bir tasarımcı. Tutino’yu Desa’nın yeni koleksiyonuna son rötuşları yapmak için geldiği İstanbul’da yakaladık.

Fred Tutino Desa’nın Sefaköy mağazasında bir yandan koşturuyor bir yandan da sorularımızı yanıtlıyor. Arada bir fırsatını bulup, Ana Beatriz Barros’a (geçen yılki kampanyanı n modeliydi) tıpatıp benzeyen Rus manken Anna’nın üzerindeki giysiyi düzeltiyor. Aklında akşam yapacağın çekimin ayrıntıları. "Koleksiyonu beğendiniz mi?" diye sorarken çok heyecanlı ve çok içten.../images/100/0x0/55eaab14f018fbb8f88f173c

Zara’yı zaten söylemiştik daha önce İtalyan markası Caracter’de çalışmış ve Amerika’da önemli mağazalarda satılan kendi koleksiyonunu da hazırlamış Fred Tutino. 35 yaşındaki tasarımcı çocukluğundan beri modaya çok meraklı olsa da, moda yerine siyaset bilimi eğitimi görmüş. "Ablam bir model olduğu için her zaman modayla ve stille çok ilgiliydim. Odamın duvarlarında Calvin Klein’in Brooke Shields’i kullandığı kampanyanın fotoğrafları asılıydı" diyor.

Gazetecilik eğitimi de alan Tutino bir süre medyada çalışmış. Hatta çalıştığı kurumlar arasında CNN de var, ancak sonradan tamamen modaya dümen kırmış.

ANA BEATRİZ BARROS ETKİSİ

New York’taki Parson’s’da tasarım eğitimi alan Tutino’nun adını duyuransa ünlü W dergisi için yaptığı moda çekimleri olmuş.

Londra’da yaşayan Fred Tutino geçen yıl Desa’yla çalışmak için teklif aldığında bunu çok heyecan verici bulmuş: "Şimdiye dek hep deri üzerine çalışan bir marka ilk kez kadın tekstil koleksiyonu hazırlayacaktı ve bunun için bana güvendiler. Ayrıca deriden de vazgeçmeyecek ve onu yeni bir bakış açısıyla ele alacaktım. Benim için hem zorlu hem de çok zevkli bir meydan okumaydı bu pek düşünmeden kabul ettim."

Doğrusu Tutino ve Desa işbirliği epeyce ses getirmişti. İlk kez kadın tekstil koleksiyonu hazırlayan marka yüzü olarak da ünlü Brezilyalı model Ana Beatriz Barros’u seçmişti. Fotoğraflarıysa Vogue’un fotoğrafçısı Greg Kadel çekmişti.

DERİ UNUTULMADI

Yeni sezon koleksiyonunu oluşturmak için Londra-İstanbul arasında mekik dokuyan Tutino geçen yıl içinde tam 20 kez İstanbul’a gelmiş. Sinemaya çok meraklı olduğunu belirten Tutino’nun Desa Koleksiyonu’nda Hitchcock kadınlarının etkisi hemen görülüyor. Zaten koleksiyonun ilham kaynağı da 1950’lerin farklı çeşitlemeleri, yoğun siyahlar, zengin çikolatalar ve rahat paltolar sayesinde "Kuşlar" filmindeki Tippy Hedren ve "Vertigo"daki Kim Novak gibi gizemli kadınları anıyoruz.

Takım elbiselerle birlikte, Victorian tarzının etkilerini görebileceğiniz modeller de dikkat çekiyor. Yeni koleksiyon rahat ve gösterişli yumuşak flanellerden dokulu kumaşlara, günlük takımlardan esnek yünlü pantolon, elbise ve eteklere, kaşmir mantolara, ekstra kaliteli merinos yünlü kumaşlardan rahat angora ve kaşmir trikolara kadar geniş bir yelpaze sunuyor. Paltolar için kullanılan deri ve süetler ve trençkotlar üzerinde görülen timsah baskılar sezonun en büyük yenilikleri arasında sayılabilir. Deriye kumaş muamelesi yapan Tutino yeni koleksiyonda deriyi de ihmal etmemiş elbette. "Deri" tek başına da kumaşlarla gerçekleştirilen kombinasyonlarda da kendini gösteriyor. Metalik rengi deri ceketler, kış için olmazsa olmazlardan, ama tasarımcının favorisi bronz renklerden ve kabarık olanlardan yana.

Koleksiyonun beş ayrı ağır topu var

Architecture: Kesimi ve biçimiyle yeniden dizayn edilen takım elbiseler; siyah, saklanmış kırmızılar ve gözle görülebilir beyazlarla tamamlanıyor. Koleksiyon, yumuşak angora trikoları, kazakları, dantelli ve metal renklerde kabarık ceketleriyle dikkat çekiyor.

Bonnie and Clyde: 70’ler atmosferinden esinlenilerek hazırlanan koleksiyona takım elbiseler, pilili deri ceketler, rahat ve şık flanel dikiş ustalığı, ekstra kaliteli merinos kumaş ve menekşe renginin zarafeti damgasını vuruyor.

The Dollhouse: 1970’lerdeki hanımefendi şıklığıyla şık ve yumuşacık kürkler, buz mavisiyle feminen bir siluet çiziyor.

Bourgeoisies: 1950’lerin burjuvazisinin çizgisi. Zengin çikolata renkleri, derin kırmızılarla doldurularak, tüvit tayyörlere, timsah baskılı trençkot ve eteklere kadar geniş seçenekler sunuyor.

At the manor: Geçmişin nostaljik kokusunu üzerinde taşıyor; giyenlere büyük toprak krallıkları arasında seyahat ediyor hissi verebilir. Romantik çizgiler içinde; yosun yeşilleri, mangal kömürü ve gösterişli menekşe renkleri var. Pliseli alternatifler arasında ipek ve saten hemen göze çarpıyor.

Sevdiğimiz Kadınlar Beğendiğimiz Hareketler

Dünya son 30 yıldır olduğu gibi yine Madonna’yı konuşuyor. Bu seferki mevzu olaylı boşanması. Serseri taklidi yapan aristokrat İngiliz Guy Ritchie ile aristokrat taklidi yapan serseri Amerikalı Madonna’nın evliliği nihayet bitiyor, hepimizin gözü aydın! Muhtemelen pilates topu ve Kabala’nın kırmızı ipinin de katkısıyla bu boşanma işini kafasında çoktan halletti Madonna. Şimdilerde konserlerinde akrobatik hareketler yapmak ve Barack Obama için oy istemekle meşgul.

İki çocuk annesi olana kadar; "Benim konserlerimde müstehcen hiçbir şey yok. Sadece ben müstehcenim" diyordu Madonna. 2008 model Madonna’nın temel elementiyse "ladyvari" duruşu. Kendini bir proje gibi ele alan kadınlar arasında şüphesiz en başarılısı. Ayrıca bir özgüven abidesi.

Hakkında çok şey bildiğimizi zannettiğimiz ama aslında hemen hemen hiçbir şey bilmediğimiz popüler kültür ikonlarının belki de sonuncusu.

Vakti zamanında "Yeni Madonna" olarak lanse edilenlerin (bkz. Britney Spears) haline bakarsanız, demek istediğimizi daha iyi anlarsınız. Yıllar içinde sönmeye mahkum bir pop balonundan bir performans sanatçısına, bir kanaat önderine, bir stil ikonuna ve daha da önemlisi bir işkadınına dönüştü Madonna. Ona bukelamun diyen çok oldu ama Madonna aslında gerçek bir kaleydoskop. Baktığınızda ne göreceğiniz size bağlı. Bizim baktığımız yerden çelik gibi iradesi, tutkusu, kendini durmadan geliştirme merakı, disiplini ve zekası görünüyor en çok...

MODA AJANS

Anadolu medeniyetlerinin yansıması

Tekin Seyrekoğlu imzasını taşıyan altın takılar hem gündüz hem gece kullanılabilecek ve her tarz kıyafetle kullanılabilecek parçalardan oluşuyor. Ayrıca Anadolu’nun gösterişli motiflerini de yansıtıyor.

Kusurlarınızı kimse bilmesin

Yeni İnci’nin korse çeşitleri fazla kiloları kapatıyor, minimiser sutyenleriyse büyük göğüsleri toparlıyor. Sadece karın bölgesi için üretilen korselerden karın, kalça, basen ve bacakları aynı anda toparlayan korselere kadar pek çok "acil durum sorunu çözücüsü" mevcut.

Ayakkabı modasının hesaplı hali

Farklı boylarda ve kesimlerde renk ve model alternatifleri sunan Deichmann’ın en büyük özelliği "uygun fiyata kaliteli moda" anlayışını benimsemesi. Kayışlı yarım botları, düğmeli ve tokalı diz altı çizmeleriyle öne çıkan Deichmann’ı büyük alışveriş merkezlerinde bulmak mümkün.

Galata Kulesi ile Kız Kulesi’nin aşkı

Mücevher tasarımcısı Gülgün Günacık, "Masal" adlı koleksiyonunda İstanbul’un simgelerine yer veriyor. "Fonksiyonel elbise mücevheri" olarak tasarlanan koleksiyon, ağırlıklı olarak Kız Kulesi ve Galata Kulesi’nin beyaz altın ve pırlantadan hazırlanmış formlarından oluşuyor.
X