Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Davutoğlu: Kasım Avrupa ayı olacak

PARİS “EKİM ayı barış ayıydı, Kasım Avrupa ayı olacak.”

Bu sözler Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na ait. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner’in daveti üzerine Fransa’ya giderken uzağına davet ettiği bir grup gazeteci arasındaydım. Davutoğlu yolculuk sırasında bize dış politikadaki son gelişmelerle ilgili bilgi verdi, sorularımızı yanıtladı. Sohbetin en dikkat çekici noktası ise Davutoğlu’nun eksen tartışmalarına verdiği yanıt oldu. İşte Davutoğlu ile sohbetten ana başlıklar.

TÜRKİYE’NİN PROFİLİ YÜKSELİNCE BU İDDİA ORTAYA ATILIR

“2007 yılı sonuydu bu eksen tartışması yine çıkmıştı. Bu soruyu soranlara Türkiye’nin çok boyutlu politika takip etmesi gereken bir ülke olduğunu anlatıyorum. Çünkü çok boyutlu coğrafyamız var ve çok boyutlu tarihe sahibiz. Türkiye her yerle ilgilenecek. Tercih yapması yanlıştır. Afganistan’da etkili olamayan bir Türkiye, her sabah kalkıp NATO’ya bağlıyız dese ne işe yarar? Eksen tartışması absürd. Bunu, dünyada Türkiye’nin zirveye çıktığı bir dönemde maksatlı görüyorum. Türkiye’nin yükselen profiline gölge düşürmek için birileri kasıtlı yapıyor.

SOĞUK SAVAŞ ZİHNİYETİ

İddialar soğuk savaş zihniyeti ürünü. Türkiye’nin en kurumsal ilişkisi NATO’dur. Afganistan’da ISAF komutanlığını devraldık. NATO’da genel sekreter yardımcılığı istiyoruz. Evet Suriye ile vizeyi kaldırdık ama bu ilişkinin Avrupa Birliği ile olduğu gibi kurumsal bir ilişki olduğu söylenebilir mi?

EKİM AYI BARIŞ AYIYDI

Eksen tartışması Ekim ayında çıktı. Çünkü ben bir ayda tam 13 ülkeye gittim. Brüksel ile başladık, AB Komisyonu Başkanı Barroso ve Genişlemeden Sorumlu Temsilci Rehn ile buluştuk. Bosna Hersek’e gidip Sırbistan ve Bosna arasındaki sorunları giderdik, Arnavutluk’a gittim. Güneydoğu Avrupa ülkeleri zirvesini topladık. Ermenistan ile protokol imzaladık, Zürih’te Karabağ’ı konuştuk, Azerbaycan’a gittim. Suriye ile vizenin kaldırılması anlaşmasını imzaladık, sınırı açtık. Bu arada Papandreu ilk dış ziyaretini Türkiye’ye yaptı. Başbakan İran’ı ziyaret etti. Çeşitli anlaşmalar imzalandı. Aynı ay içinde Pakistan ve Afganistan’ı ziyaret ederek, liderleri bir araya getirdik ve pürüzlerin çözümü için çalıştık. 30 Ekim’de Irak’a gittik. Bağdat, Basra ve Erbil’i ziyaret ettim. Irak’ın birbiriyle kavgalı üç kentini aynı günde ziyaret eden başka bir devlet adamı oldu mu? Irak ile 48 anlaşma imzaladık.

BU SAYEDE EKONOMİK KRİZİ HAFİF ATLATTIK

Bu politika sayesinde Türkiye ekonomik krizi hafif atlattı. Önceden Avrupa bir numaralı ticari partnerdi. Şimdi çeşitlendiriyoruz. Bu ülkeler global ekonomilere sahip olmadığı için ekonomileri de global krizden çok etkilenmedi.

TÜRKİYE’YE BASKI KIBRIS’TA MÜZAKERELERİ TIKAR

Kasım ayını Avrupa ayı ilan ettik. Aralık zirvesi öncesinde Avrupa’ya ağırlık vereceğiz. Fransa’ya gelmekteki maksadım kamuoyuna seslenmek. Kıbrıs bu süreçte önemli ama bizim dış politika vizyonumuzun merkezinde bir konu değil. Müzakerelere saygı gösterilmeli. Avrupa, bu süreçte Türkiye ile ilgili değerlendirme yapmamalı. Türkiye’ye limanları aç baskısı yapılırsa müzakereler tıkanır. AB müzakere sürecini öldürmüş olur. Türkler üzerindeki izolasyonlar kalkmadan Türkiye limanlarını Kıbrıs’a açamaz.

KARABAĞ OLMADAN
PROTOKOL ONAYLANMAZ

Ermenistan ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın, sürdürülebilir bir barışa dönmesini istiyoruz. Bunun önündeki engellerin kalkması lazım. Karabağ sorununun çözülmesi bunun için önemli. Karabağ çözülmeden protokol onaylanmaz.”

 

X