Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: ‘Rutin dışı-hukuk içi’

Cüneyt ÜLSEVER

Sayın Süleyman Demirel kullandığı ‘‘rutin’’ sözcüğünün eksik anlaşıldığını, bu kelimeyi kullandığı konuşmasının sonunda ‘‘...Yani kanunsuzluk yapar manasında söylemiyorum. Rutin dışına çıkma payı vardır’’ da dediğini belirtiyor.

Hukuk dışına çıkmadan, rutin dışına çıkmak!

Bu istisnai durum nasıl mümkün olur? Rutin dışına hangi hallerde ve hangi koşullarda çıkılacağını bizzat hukuk normlarının belirlemesi kaydıyla bu mantık geçerli olabilir.

Acaba ‘‘Batman silahları’’ böyle bir özellik gösteriyor mu?

Hayır!

Dönemin Batman Valisi kendi akıl ediyor, -herhalde amirlerini savunmak için böyle söylüyor- özel ekip kurmaya yelteniyor, bu görüşünü bağlı olduğu Olağanüstü Hal Valisi'ne açıyor, o ‘‘Bende para yok!’’ diyor; bu kez Batman Valisi tek başına -dikkat edin Olağanüstü Hal Valisi'yle değil- İçişleri Bakanı'nı da atlayarak Başbakan'a başvuruyor.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Sayın Hikmet Çetin, ‘‘Hiçbir şekilde böyle bir olaydan bilgim olmadı’’ diyor. Konunun MGK'da da konuşulmadığını açıklamasına ekliyor.

Öte yanda, ANAP Lideri Sayın Mesut Yılmaz, Batman Valiliği'nce ithal edilen silahların uçakla naklinde eski Genelkurmay 2. Başkanı ve 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Sayın Çevik Bir'in de imzası olduğunu söylüyor. 28 Şubat döneminin Başbakanı Mesut Yılmaz, ‘‘Hemen her MGK brifinglerinde Hizbullah'tan bahsedilir, bir tehdit olduğu belirtilirdi. Ama bu kadar kök saldığı, bu kadar silahlandığı bilinmiyordu’’ diyor.

Bu koşullarda elde edilen silahlar Bulgaristan'ın ünlü ve namlı Kintex firmasından ithal ediliyor, müfettişlere göre de bir kısmı kayboluyor! Öte yanda yine Batman Valisi, Hizbullah mezarlıklarını doğruluyor ve yetkili ağızlar tarafından şiddetle reddedilen JİTEM'in varlığını kabulleniyor.

Yukarıda sıralanan gelişmelerin rutin dışı olduğu muhakkak, ancak hukuk içi olduğunu kim iddia edebilir?

Cari kanunlarda yeri olmayan bir uygulama için MGK'dan yetki alınmamış, TBMM'nin adı dahi geçmemiş, dönemin hükümeti bile ‘‘konu dışı’’ bırakılmış!

Bir gerçek var, kimse tek başına hareket etmemiş, adı geçen kurumlardan bazı yetkililer işbirliği yapmışlar.

Herhalde, Sayın Cumhurbaşkanı ‘‘madem bazı yetkililerin haber ve desteği vardı, o halde bu rutin dışı gelişmenin kanunsuz olması mümkün değil’’ mealli ve kendisine has bir mantık kullanıyor. Belki kendisinin de haberi vardı!

Bence ‘‘Batman silahları’’ konusunda en erkek açıklama Sayın Tansu Çiller'den geldi. O, ‘‘Ben bütün sorumluluğu yükleniyorum’’ diyor. Kusura bakılmasın ama dönemin diğer konu içi yetkilileri yan çiziyorlar.

Gözümüzün içine batırılan olguları yok saymak için vakit çok geç! Bundan böyle JİTEM'i inkár eden, ‘‘iti ite kırdırma politikalarını’’ reddeden, Batman silahlarını hukuksal sayan açıklamaların ikna edici olması mümkün değil. Birileri ‘‘Aaa! Kral çıplak’’ deyiverdi.

Kapalı toplumu idame ettirmek için artık vakit çok geç.

Şimdi, yapılması gereken hesaplaşmadır. Dönemi sadece karalamak da bir sonuç getirmez. Muhakkak ki bir fayda-zarar analizi yapılmalıdır. Kimin hakkının ne olduğu ancak böyle belli olur.

Ancak, bir gerçek var. Bu döneme alt veya üst seviyede bulaşmış kişilerin artık devre dışı kalması elzemdir.

Kullanılmış malzemeyle yeni bina yapılmaz!

X