Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Kumaş aynı terziler farklı!

Cüneyt ÜLSEVER

Türkiye'de bir nesil var ki, bunlar aynı kumaştan dikilmiş, ancak değişik terzilerin elinden çıkmış giysilere benziyorlar. Bu kişiler siyasette, bürokraside, hatta iş hayatında temayüz etmiş ve siyasi yelpazenin her türlü kanadına mensup olabiliyorlar. Siyasal İslamcı, liberal, sosyal demokrat, Kemalist, hatta sosyalist kisveye giriyorlar. Ancak, hal ve tavırları incelendiğinde, düşünce sistematikleri analiz edildiğinde hepsinin basma kalıp misali aynı tornadan çıktıklarını görüyoruz.

Genellikle belirli yaşın üzerinde olan bu kişiler her şeyden önce temsil ettikleri görüş veya makam ile o kadar özdeşleşiyorlar ki ikisini birbirinden ayırmak mümkün olmuyor. Adeta makamla mütemmim cüz haline geliyorlar. Önemle devleti temsil edenler! O işi sadece onlar biliyorlar, onlardan başkasının bilmesi ise imkánsız hale geliyor. İşlerini de 40 yıl evvel nasıl öğrendiler ise yine aynı kıvamda yürütmekte ısrarlı oluyorlar. Değişime paranoya seviyesinde kızıyorlar. Zaten değişik bir öneri getirene de şüphe ile bakıyorlar.

* * *

‘‘Kendim için istiyorsam namerdim’’ diye bağıran bu insanların hal ve tavırlarını izlediğimiz zaman ise hep kendi küçük çıkar veya makamlarının peşinde koştuklarını görüyoruz. Ancak, onlar bu durumu inkárdan geliyorlar ve eylemlerini sadece vatan-millet için yaptıklarını söylüyorlar. Öyle ya onlar o makamdan giderlerse zavallı(!) millet ne yapar?

Son zamanlarda Necmettin Erbakan, Hüsamettin Cindoruk, Yalım Erez, Mümtaz Soysal gibi siyasiler ile Nuh Mete Yüksel, Vural Savaş gibi bürokratların esasında ne kadar birbirlerine benzediklerine şaşırıp duruyorum. Halbuki onlar aynı kumaşın değişik versiyonları! Hepsi yukarıda saydığım niteliklere üç aşağı beş yukarı sahipler. Hatta o kadar benziyorlar ki zıtlaşır gibi gözükseler bile gerçekte anlaşıyorlar.

* * *

İrticaya geçit vermemek için Bülent Ecevit'i bile terk eden Mümtaz Soysal, Hoca'ya taktik veriyor. Hoca da 28 Şubat'ın sözcüsü Cindoruk ile paslaşıyor. Başbakan olduğu hükümeti altından oyan Erez ile birlikte kumpas kuruyor!

Peki bu arada Türkiye'de laikliğin yılmaz savunucuları Mete ve Savaş ne yapıyorlar? Erbakan'ın idamını ve Fazilet'in kapanmasını talep ediyorlar.

Bana öyle geliyor ki bu kişiler siyaseten dibe vuran bir insanı kurtarmak amacı ile onu millet indinde mağdur göstererek acındırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. İsrail ile en önemli güvenlik anlaşmalarını yapan bir başbakan, 1991'de İsrail'e sövdüğü için ve ‘‘bu düzen değişsin’’ dedi diye idamla yargılanacak. Bir parti de küskünler ile işbirliği yaptığı ve 22 Refah'lı Anayasal haklarını kullanarak bu partiyi kurma gerekçeleri ile kapatılacak!

Türkiye bu tür siyasetçi ve bürokratların cenderesinden kurtulmadıkça bu ülke yerinde uygun adım saymaya devam eder!



X