Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çok şey mi istiyoruz?

BUGÜN yılın son günü...<br><br>2009’a “Güle güle gitsin!” bile diyemiyoruz.

İçimizden “Defolup gitsin!” çığlığı yükseliyor.

Geçtiğimiz 365 günde o kadar üzücü olaylar yaşadık, o kadar sıkıntı çektik ki... Bu kadar kötü olayın üst üste yığılıp çığ gibi yuvarlanarak üzerimize geldiği hiçbir yıl olmamıştı... Tam belalı bir yıl!

Ülkenin en önemli kurumları birbirine girdi. Yargı büyük yara aldı. Vatandaş kime ve neye inanacağını şaşırdı.

Yıllardır, umutla, ısrarla, inatla girmeyi beklediğimiz Avrupa Birliği’nden uzaklaşıp, Ortadoğu’ya doğru yelken açtık!

* * *

2009, çok kötü bir yıl olarak hafızalarda kalacak. Hemen her gün şok haberlerle uyandık, yaşanan kötü olaylar, insanlarımızın sinir sistemini bozdu. Siyasette, ticarette, adalette hep hırçın, belalı, sıkıntılı günler geçirdik. Halkımızın, zaten yoksulluk içinde olan önemli bir bölümü, krizler nedeniyle daha da fukaralaştı. İşsizlik birçok insanımızı çıldırttı... Toplum, sinirli, öfkeli, kavgacı oldu!

“Açılım” adı altında yapılan hatalar, ısrarla sürdürülen yanlış tutumlar ve beceriksiz davranışlar, insanlarımızı kamplara böldü, kutuplaşmalar arttı, kardeşlik husumete dönüştü!

Sokaklardaki anarşi, yasa tanımazlık, kurallara uymama, yurdun her yanında bir çeşit suç işleme suç işleme özgürlüğü yarattı!

Türkiye bir “gerilim ülkesi” haline getirildi. Daha kötüsü olur mu? Olur! Bundan kötüsü bölünüp yok olmaktır! Ölümdür! Allah o günleri göstermesin!

* * *

Yeni yıl için bizim dileklerimiz iyi ama yönetim pek öyle düşünmüyor.

Yeni vergiler, yeni zamlar, insaf ölçülerini aşan ağır yükler yine vatandaşa bindirilirse, nasıl mutlu, nasıl umutlu olunabilir?

Yeni yılda, iç ve dış borçların faizlerini karşılamak ve kamu giderlerinin finansmanını sağlamak için, biçare halkımızın daha fazla vergi ödemesi gerekiyor.

Güzel günlere ulaşabilmek için iyi yönetilmek, israfı, haksızlıkları, vurgunları, soygunları bitirmek gerekir. Biter mi dersiniz?

Bugün son gününü yaşadığımız 2009’da büyük sıkıntılar çektik, dayanılmaz acıları gördük, çok az güldük, fazla gözyaşı döktük.

Eğer gerçekten uygar bir ülke olmak, Batı medeniyeti içinde yer almak istiyorsak, gereken her şeyi yapmalıyız. Fakat bu, kavgayla dövüşle, gerginlik ve nefretle olur mu? İşte bütün sorun burada düğümleniyor!

* * *

Yarın, yeni bir başlangıca gözlerimizi açacağız.

İşlerin düzeleceği, kin ve öfke ortamının yumuşayarak dargın grupların el sıkışacağı, insanlarımızın birbirlerini seveceği günleri görme umudumuzu koruyoruz. Daha doğrusu bu umudumuzu yitirmemek istiyoruz!

Artık şehit cenazeleri gelmesin... Asker-politikacı kavgası olmasın.

Yargı, siyasi iktidarın güdümüne girmesin...

Gerçek anlamda demokrasiye kavuşalım...

İşçilere biber gazı sıkılmasın, eczacılara sert çıkılmasın, öğrencilere cop vurulmasın, yazar-çizerler, profesörler hapse atılmasın, sesini yükseltene “Artistlik yapma lan” diye bağırılmasın! Her vatandaş iş bulsun, kimse aç ve açıkta kalmasın!

Yeni yıldan çok şey mi istiyoruz? Yoksa, gergin geçen yılı arkada bırakırken daha gergin geçecek bir yıla mı giriyoruz? Bunu bilemeyiz!

2010, dileriz tüm ulusumuz için hayırlı bir yıl olur.

X