Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

“Bu ülkenin başına gelmiş en güzel adalet”, Hrant için...

Hrant Dink cinayetinin 10. duruşmasıydı dün. Cinayet davasının İkinci Yıldönümü imiş aynı zamanda. Başta ailesi, içeride dışarıda milyonlarca insan, “adaletin tecellisi”ni iki yıldır bekliyor ama sanki iki yıldır adalete daha yaklaşmamız gerekirken uzaklaşıyormuşuz gibi bir izlenim ortaya çıkıyor.

Nedim Şener, “Hrant Dink Cinayetinde İstihbarat Yalanları” başlıklı bir kitap yazdı, Hrant’ı öldürenlerden daha fazla ceza isteğiyle yargılanmaya başlandı. Sadece bu örneğe bakılarak, Hrant Dink cinayetinde “adalet”in ortaya çıkabileceğine inanan sayısı giderek azaldı.

Ancak, mahkemenin başlamasının bu ikinci yıldönümüyle sanki rota değişmeye başladı. Cumartesi günü 2000 kişi Galatasaray’dan Tünel’e bir insan zinciri oluşturarak bir yürüyüş yaptı ve Hrant Dink cinayetine dikkat çekti.

Son duruşmada, bir tanık yepyeni bulguları ortaya getirdi. Türkiye’de “yargı reformu” tartışmalarının canlandığı, “sivillerin askeri yargıda yargılanmaması, askerlerin sivil yargıda yargılanması”na ilişkin ceza kanunu değişikliklerinin yapılmış olduğu günlerde, “adalet duyarlılığı”nın olumlu yönde arttığı Hrant Dink cinayeti davasında da gözlemlenebiliyor.

Bir önceki duruşmaya Paris Barosu’ndan temsilciler katılmış ve izlemişlerdi. Bu son celseye Paris Barosu’nun yanısıra Brüksel Barosu temsilcileri de geldi.

Hrant Dink cinayetinde “adalet”ten kaçış olmamasının, bence, en çarpıcı göstergesi son duruşmada Adalet Ağaoğlu’nun bulunması oldu!

***             ***           ***

Adalet Ağaoğlu, tam 80 yaşında. Ülkemizin sayısız ödüller kazanmış ölümsüz edebiyat insanlarından biri. Unutulmaz tanımlamalar üretmekle ünlü Can Yücel, onun için “Sen bu ülkenin başına gelen en güzel adaletsin” demişti.

Adalet hanım, binbir türlü sağlık sıkıntısıyla boğuşuyor. Zaman zaman onunla görüşüyorum. Evinden çıkamadığını söyleyip, Sarıyer’deki evinde beni beklediğini bildirmiş, ben de ona uğramaya söz vermiştim. Uzun süredir İstanbul’un yolunu bulamadığım için bir türlü nasip olmadı. Yine İstanbul’dan uzaklarda bulunduğum bir sırada, Adalet Ağaoğlu’nun Sarıyer’deki evinden çıkıp ta Beşiktaş’taki, ne olduğunu nasıl benzediğini gayet iyi bildiğim ve defalarca “Bu salondan adalet çıkmaz” diye yazdığım adliye binasına gittiğini okuyunca çok duygulandım.

Çok duygulandım ve hem kendi hesabıma ve hem de herkes için utanç duygusuna kapıldım.

Adalet Ağağoğlu’nun 80 yaşında ve türlü fiziki sağlık sorunlarıyla boğuştuğu bir dönemde Hrant Dink cinayeti davasını izlemeye gitmesi çok önemli bir olaydır. Adaletsizliği çok anlamlı bir başkaldırıdır.

Hrant Dink cinayeti davasında adaletin ergeç tecelli edeceğine ilişkin umutlarımızı canlandıran bir olaydır.

***         ***       ***

Adalet Ağaoğlu’nu Türk edebiyatının ölümsüzleri arasına sokan, özellikle bizim kuşağı derinden etkilemiş, çoğunlukla 1970’lerde yazılmış romanlarıdır. Önce 1973’deki Ölmeye Yatmak ve onun devamı niteliğindeki 1979 tarihli Bir Düğün Gecesi. Arada 1976 tarihli Fikrimin İnce Gülü de var.

Özellikle, Ölmeye Yatmak ile Bir Düğün Gecesi, askeri müdahalelerin toplumumuzda ve bireylerin iç dünyalarında yarattığı etkilerin ustaca anlatımıdır ve “Ergenekon damgası” yemiş Türkiye’nin, romancı ustalığı ve roman diliyle 30 yıl öncesi eşsiz bir habercisidir.

Adalet Ağaoğlu’nun romanlarıyla eğitilmiş zihinlerin, Türkiye’deki siyasi cinayetler ve bunlara ilişkin adaletsizlikler konusunda duyarsız olması düşünülemez.

Bununla birlikte, Hrant Dink cinayetine ilişkin olarak, kamuoyumuzda yeterli ölçüde bir “entelektüel duyarlılık” bulunduğunu da ne yazık ki söyleyemeyiz.

Her duruşma öncesi Beşiktaş Meydanı’nda toplanılmış, tanınmış bir sanatçı bir konuşma yapmış olsa da, söz konusu gerçek değişmiyor.

Her duruşmada toplumun yakından tanıdığı bazı isimler bulundu; ancak hiçbir gazetenin genel yayın yönetmenleri ve önde gelen yazarlarının önemli bölümü, Hrant Dink cinayeti davasının duruşmalarını izlemedi.

Oysa, Hrant Dink’in bilinen tek bir sıfatı vardı: Agos gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni!

İşte tam da bu nedenle Adalet Ağaoğlu’nun 80 yaşında, kavurucu yaz sıcağında Hrant Dink cinayeti duruşmasını izlemeye gitmesi, “adalet”e doğru giden yolda bir dönüm noktasıdır.

“Bu ülkenin başına gelmiş en güzel adalet”, Adalet Ağaoğlu, Hrant Dink cinayetine ilişkin adalet istiyor.

2009 Temmuz’undan sonra Hrant Dink cinayetine ilişkin olarak “adalet”in önünde durmaya kimsenin gücü yetmeyecek...

X