Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu bürokrasiyle mi?

Devlet dairelerinde, iki memurun masalarının arasındaki mesafe size göre genellikle ne kadardır, diye sorsalar ne yanıt verirdiniz?

Biliyoruz, bu sorunun yanıtı genellikle, ‘‘çok çok bir, birbuçuk metre kadardır’’ diye verilir. Oysa söz konusu olan fiziki mesafeden çok bir masadaki evrakın ötekine ne kadar zamanda ulaştığına ilişkin mesafedir.

O da ortalama dört gündür.

Bu gerçeği nihayet Avrupa Birliği'ne ait kurumların ve Avrupa Yatırım Bankası'nın yöneticileri de öğrenmişler. Ama sonunda onlar değil yine biz kaybetmişiz:

Haberi bugünkü Hürriyet'te okuyacaksınız. Ama biz çok kısa olarak söyleyelim:

Önceki yıl (17 Ağustos 1999'da) meydana gelen deprem üzerine Avrupa Yatırım Bankası Türkiye'ye, yaralarımızı saralım, konut, yol, kanalizasyon vs. yapalım diye 600 milyon Euro (480 milyon $) tutarında kredi açmış. Ama bizim bürokrasimiz, bu kredinin ancak 150 milyon Euro'luk (120 milyon $) kısmını kullanabilmiş. Çünkü kalan 360 milyon $'lık kısmı için gerekli projeleri hazırlayıp Avrupa Yatırım Bankası'na sunamamışız.

Çapaçulluk bu kadar olsa gam yemezdiniz. Meğer aynı şekilde bize sunulan ama kullanamadığımız para miktarı 760 milyon doları buluyormuş.

Bakın şu bir tek dolar bulmak için kırk takla atan hükümetin gayretlerine ve eline gelen fırsatı bile kullanamayan bürokrasimizin haline...

Hoş... Kullanmaya kalkınca ne yaptıklarını bilseniz, saçınızı başınızı yolarsınız:

Bir örnek verelim... Yaklaşık 6-7 yıl önce o tarihte bakan olan Refaiddin Şahin büyük mücadele verip uluslararası kaynaklardan Ordu ve Giresun illerinin kırsal kalkınması için 30 milyon dolar kadar para buldu. Buna 30 milyon dolar kadar da Türkiye katkıda bulunacak, yaklaşık 60 milyon dolarla söz konusu iki ilin kırsal alanları kalkındırılacaktı.

Aradan yıllar geçti. Bu kaynak esas itibarıyla Tarım Bakanlığı'ndaki bürokratların araba vs. ihtiyaçları için kullanıldı. Ama söz konusu iki il'e, beş paralık bir faydası olmadı. Merak eden gidip o illere baksın.

Bir başka örnek verelim:

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Türkiye'deki eğitim hamlelerine destek vermek için önceki yıl (yanılmıyorsak) 123 trilyon lirayı Milli Eğitim Bakanlığı emrine ayırdı. Bununla 100'ün üstünde yeni okul inşa edilecekti. O paranın değeri devalüasyon yüzünden yarıya indi ama Bakanlığın Yatırım Tesisler Dairesi hálá ihaleyi yapamadı.

Bayındırlık Bakanlığı'nın bir Engelleme Bakanlığı haline dönüştüğünü gösteren örnekleri, Maliye Bakanlığı bürokratlarının hukuk bizden sonra gelir zihniyetiyle yaptıklarını yeri gelince anlatırız. Hele İstanbul'da, Sarıyer Emniyet Müdürlüğü'nün pürüzü olmayan bir ruhsat işlemini bile 8 ayda zor bitirmesi gibi örnekler var ki... Bunları bilen insan, bu hükümetin yine de bazı şeyleri yapabildiğine bakıp ne kadar hayret etse yeridir.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI