Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baykal komplonun rövanşını fena aldı

TÜRK siyasal yaşamında pek çok istifa var, ama böylesi bir ilk.

CHP Tüzüğünün 4. maddesinin başlığı Siyasal Yaşam Anlayışı. Bu maddenin son paragrafı şöyle:

“Toplumsal ve siyasal yaşamda erdemli olmak, erdemliliği savunmak, korumak ve gerçekleştirmek Cumhuriyet Halk Partili olmanın önkoşuludur.”

CHP’li olunca, erdemli olacaksın, erdemli olmayı savunacaksın.

Erdem ne demek? Sözlüğe göre, ahlakın övdüğü doğruluk, iyi olma, demek.

Deniz Baykal o iğrenç kasedi, dün komplo olarak niteliyor, yine de parti tüzüğünün bu kuralını yerine getiriyor ve istifa ediyor.

Daha önce, benzer skandallar nedeniyle istifa etmiş siyasiler var. Ama, bir parti genel başkanı yok. Baykal bir ilk.

DOĞRU OLSA BİLE


Baykal son on yılda Türk sosyal demokrasisinde çok tartışılan bir lider.

Baykal CHP’de hiç kimsenin kendisine rakip olmasına imkan bırakmıyor. Onca seçim yenilgisine ve hatta CHP Meclis dışında kalmasına rağmen, yine de genel başkan kalmakta direniyor.

Şimdi istifası Yunan tragedyalarını andırıyor. Çünkü, istifası hiç bir olağan siyasal kalıba sığmıyor.

O iğrenç kaset doğru olsa bile, Türk siyasal yaşamında bir muhalefet liderine yapılan eşi görülmemiş bir komplo.

Komplo hırsı muhalefet liderine kadar uzanıyorsa, bu ülkede artık hiç kimsenin güvencesi yok. (Bu cümleyi son yıllarda farklı olaylarda ne kadar çok kullanıyoruz).

Komplonun zamanlaması müthiş:

1- CHP yükselişe geçmiş, AKP ile aradaki puan farkını iyice kapatmışken;

2- Ülke kritik bir anayasa referandumuna giderken;

3- CHP kurultaya hazırlanırken.

AKP TÖHMET ALTINDA


Buna rağmen, Baykal kendisine kurulan komplonun rövanşını fena alıyor.

1- Kendisine dönük spekülasyonları sona erdiriyor.

2- Bu olaydan dolayı, CHP’nin kaybedebileceği oyları fazlasıyla geri alıyor. CHP’ye güven tazeliyor.

3- Basın toplantısında dile getirdiği suçlamalarla, iktidarı töhmet altında bırakıyor. Bundan sonra hükümet o kasedi kimin, nerede, ne zaman ve neden çektiğini, kasedi kimin piyasaya sürdüğünü ortaya çıkarmakla yükümlü.

O kasetle birileri belli hedefler belirlemiş olabilir. Ancak, Baykal istifa ederek, o hesapları püskürtüyor.

Komplo belki Baykal’ı siyasal yaşamdan tasfiye amacına ulaşıyor, ama istifadan sonra konuştuğum sekiz, on CHP il başkanını çok daha bilenmiş olarak görüyorum.

Şimdi bir başka kazan kaynamaya başlıyor. Yeni genel başkan kim olacak? Ortaya atılan ilk isimler arasında Yılmaz Büyükerşen ile Kemal Kılıçdaroğlu var.

Arıcılık battı, uzman çavuş şehit düştü

METİN Can uzman çavuş. Güneydoğu’da geçen hafta şehit düşenler arasında Metin Can da var.

Bir haberle gelip geçen, teröre kurban verdiğimiz her şehidin arkasında müthiş insani olaylar, ocak söndüren gerçekler var. Metin Can’ın şehit düşmesi, bunun can acıtan son örneği.

Can’ın teröre kurban gitmesi, Türkiye’deki ekonomik sıkıntının sonucu.

Can’ın ailesi aslen Adanalı. Geçimini arıcılık, balcılıktan sağlamak üzere, aile Muğla’nın Çam beldesine gidiyor. Ancak, arıcılık iyi gitmiyor, hükümet arıcılarla ilgilenmiyor.

Baba Güngör Can bir süre önce Çam’da, ballarını satamıyor, hükümetin ilgisizliğini protesto için eylem yapıyor.

Eylem yapıyor da, ne oluyor, sesini kimseye duyuramıyor. Geçim sıkıntısı tak edince, aile karar veriyor, askerdeki oğlu Metin Can uzman çavuş olarak orduda kalıyor. Metin Can aldığı ilk maaşını babasına gönderiyor, babası da durumunu biraz olsun düzeltiyor.

Çok sürmüyor, ne yazık ki, Metin Can şehit düşüyor.

Eğer, arıcılık batık olmasaydı, Metin Can uzman çavuş olarak orduda kalmayacak, terhis olacak, evine dönecek ve bugün yaşamını sürdürecekti.

X