Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baykal’ın minibüsü kalkmadan

<B>CHP </B>Genel Başkan Yardımcısı <B>Eşref Erdem</B>, Genel Başkanları <B>Deniz Baykal</B>’ın mayıs ayından başlayarak bir minibüsle Anadolu’yu dolaşacağını açıkladı.

Hızlı hareket etmek için minibüsün tercih edildiğini söyleyen Erdem amacın, ‘CHP’ye yönelik neden bu kadar saldırı var? Vatandaş ne düşünüyor?’ sorularına yanıt olduğunu açıkladı.

Amacı, ‘28 Mart’ta başarısız olunmadığını anlatmak’ diye de tercüme edilebilir.

Daha önceki yazılarımızda liderlerin gezi performansını değerlendirirken Baykal’ın geride kalan liderlerden olduğunu belirtmiştik.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 3 Kasım öncesi 80 il gezerken Baykal’ın 37’de kaldığını; 28 Mart’ta Erdoğan’ın 55 il’e giderken Baykal’ın ancak 30’u zorlayabildiğini, 3 Kasım ile 28 Mart arasında da Erdoğan’ın daha çok gezdiğini anımsattığımızda Erdem, ‘Sayın Genel Başkan’ın hayatı boyunca gezmediği il kalmadı’ gerekçesiyle bize katılmadığını belirtti.

HALKTAN ÖNCE VEKİLLERE

CHP’de kampanyayı, ‘Bu çalışma 3 Kasım ve 28 Mart öncesi yapılsaydı daha iyi sonuç alınırdı. O gün oy isteyecektik, bugün ise neden başarısız olmadığımızı anlatacağız’ diye geç bulanlar çok fazla.

‘Halka gitmeden önce milletvekillerine gidilsin’ diyenler de az değil.

Erdem, Derviş ve arkadaşlarının ‘sevgisizliği’ hangi gerekçeye dayandırdıklarını kestiremediğini belirtse de bu sözcük tutmuş görünüyor.

Sözcük, neredeyse CHP’nin çıkış yapamamasının tılsımı haline gelmiş.

AKP’nin kamplarını hayranlıkla izlediklerini söyleyen CHP milletvekilleri, 1.5 yıldır bir yemek ve bir de kokteyl buluşması dışında bir araya gelmediklerini, birbirlerini Meclis albümündeki bilgilerle tanımayı sürdürdüklerini söylüyorlar.

Sevgisizliğin Baykal’ın ekibine de sıçradığı savunuluyor.

28 Mart öncesi Eşref Erdem’le arkadaşlarının, Genel Sekreter Önder Sav’ı hedef alan çıkışları, Erdem’in küsüp 5 gün ortadan kaybolması da buna örnek veriliyor.

Yönetimin kendi içinde bile olmayan sevgiyi muhalefete göstermesini beklemediklerini söyleyen bir milletvekilinin, ‘Zaten partide bir muhalefet bile oluşturamıyoruz. Sol muhalefet yaratabilir miyiz, diye baktık, 10 isim sayamadık. Öyle bir kadro oluşmuş ki, kendilerinin çağırdığı Derviş bile çıkıntı haline geliyor. Sonuçta onu da birilerine kırdırıyorlar’ demesi dikkat çekiciydi.

GİDEN GİDER, KALAN SAĞLAR

Kırdırma örneği Derviş ile Onur Öymen ilişkisine de veriliyor.

Derviş, Genel Başkan Yardımcılığı’ndan istifa ettiği gün yapılan CHP grup toplantısı için salona girince kameralar kendisine yöneldi.

Bu yöneliş sürerken Öymen’in, ‘Giden gider, kalan sağlar bizimdir’ dediğini gazeteciler bile duydu; ama ilginçtir bu sözlere tepki veren CHP’li de çıkmadı.

Aksine, söyle ilginç bir yorum bile kulaktan kulağa yayıldı:

‘Derviş, ancak AKP’deki liberallerle bir araya gelirse kopar. Böyle bir kopma ise, CHP’den değil, AKP’den oy götürür. Çünkü, 28 Mart gösterdi ki CHP tabanı dağıtılamadı, o zaman başka tabanlara bakmaya karar verildi.’

Derviş’
i CHP’de böyle görenler hep oldu; ama bakalım haklı çıkacaklar mı?
X