Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Barzani bile 40 bin dolar gönderdi

HER açıklama yeni bir batışı beraberinde getiriyor.

Katliam sonrasında Uludere’ye giderken Kılıçdaroğlu’na helikopter verilmiyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik dün bunun nedenini açıklıyor:
“Kılıçdaroğlu’na helikopter verirseniz, Selahattin Demirtaş’a da vermek zorunda kalırsınız.”
Demirtaş, Çelik’in o çok sevdiği ifadeyle, “milli irade oylarıyla seçilen bir milletvekili”. Onun ötesinde Meclis’te gurubu bulunan bir partinin eş başkanı. Ne demek, “Demirtaş’a da helikopter vermek zorunda kalmak?” Demirtaş ne zamandan beri Türkiye’nin bu kadar yabancısı, ayrık otu? Başka nitelemeleri dilim varmıyor söylemeye.
Siz bu bakış açısıyla mı Kürt Sorununu çözeceksiniz? Kürt sorununda taraflardan biri BDP, dolayısıyla Selahattin Demirtaş değil mi? Öcalan’la görüşen bir iktidar, Demirtaş’ı nasıl bu kadar dışlayabiliyor? BDP ile uzlaşmadan barış bu ülkeye nasıl gelecek?

KAÇAKÇILIK

Katliam sonrasında Başbakan Erdoğan olağan ve meşru bir kazançtan söz eder gibi, bombalanan insanların kaçakçılık yaptığını söylüyor. En yetkili ağız olarak.
Bölgeye giden CHP’liler aynı görüşte:
“Kaçakçılık askeri ve mülki idare amirlerinin bilgisi dahilinde yapılıyor”.
Bu gözlemler bölgede devletin ekonomik açıdan iflası anlamına geliyor. İnsanların başka geçim kaynağı yok. O bölgede tarımsal toprakların ancak yüzde 13’ü sulanabiliyor. Ne tarım kalmış, ne hayvancılık, varsa yoksa, kaçakçılık. Bu da hayati tehlikelerle dolu. Katliam bunun çarpıcı örneği. On yıla yakın iktidarda bulunan AKP buna karşı hangi önlemi almış?
Oradaki yoksulluğu ve perişanlığı bilen birileri var. Barzani ve yönetimi. Katlima hedef olan köylere Kuzey Irak’tan çok sayıda ziyaretçi geliyor. Barzani onlar aracılığı ile köylülere 40 bin dolar ile şeker, yiyecek ve diğer malzeme gönderiyor.
Hükümet oraya şu ana kadar hangi yardımı yapıyor?

YABANCILAR

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın oraya ziyareti ayrı bir sorun. Köylülerin iddiası şu:
“Atalay olayda ölenlerle ilgisi olmayan bir korucunun evine gitti, bunun taziye ile ilgisi yok”.
Dün konuştuğum köylüler öfke içinde. Katliam sürecinde yaşananlar ise, hala sis perdesi altında. Sadece bir kör dövüşü almış başını gidiyor.
Avrupalı bir gurup parlamenter Uludere’ye gidiyor. Köylülerle konuşan yabancıların yazacağı raporun Türkiye’yi acıtacağını, ağır ifadeler içereceğini şimdiden söylemek mümkün.
Ya sorumlu, kim sorumlu? Henüz hiç kimse. 

‘Kararlılık ilk etapta’ çöktü

FRANSIZ Meclisi Ermeni yasasını kabul ettiğinde, Başbakan Erdoğan medyada gümbür gümbür yer alan Fransa’ya karşı yaptırımları açıklıyor. Daha on gün önce. Bir bölümü şöyle:
“Paris Büyükelçimizi şu anda istişareler (görüşmeler)için Ankara’ya çağırıyoruz. (...) Fransa ile her türlü siyasi istişareyi durduruyoruz. (...) Altını çizerek ifade ediyorum, bu ilk etaptır. Fransa’ya yeni tedbirler de gündeme gelecek ve kararlılıkla uygulanacaktır.”
“Her türlü siyasi istişarenin durdurulması” büyükelçinin çağrılması ile bütünleşiyor. Türkiye büyük tepki içinde. Zaten Erdoğan da, “kararlılıkla uygulanacağını” söylüyor.
Ancak, “kararlılık ilk etapta çöküyor”, Paris Büyükelçimiz Tahsin Burcuoğlu görevine dönüyor. Büyükelçi döndüğünde göre, “durdurulan siyasi istişareler” başlıyor demektir. “Kararlılık ilk etapta on gün” sürüyor.
Aslında doğru olan bu. Büyükelçiyi çağırmak, popülist fiyakadan ibaret. Çağırmak değil, tersine, hele de kriz anında, asıl olan büyükelçiyi görevinde tutmak. Büyükelçinin dönmesi sürpriz değil, bu dönemde benzer zikzaklara “kararlılıkla” alışıyoruz.

İnce ince eriyen rezerv

DOLARIN yükselişini önlemek için Merkez Bankası devreye giriyor, dolar satıyor. Arz/talep meselesi, piyasaya dolar sürülünce, fiyatı düşüyor, ama belli süre için, sonra yeniden yükseliyor.
Merkez Bankası’nın Temmuz 2011’de serbestçe kullanabileceği döviz miktarı (rezervi) 56 milyar 115 milyon dolar. O sırada dolar 1.67 lira.
Eylül’de dolar 1.83 TL’ye yükselince, Merkez Bankası dolar satıyor, kullanabileceği döviz miktarı 52 milyar 743 milyon dolara iniyor.
30 Aralık’ta, bir hafta önce dolar 1.89 lirayı görüyor, Merkez Bankası piyasaya yine dolar satıyor ve o gün itibariyle Merkez Bankası rezervi 42 milyar 378 milyon dolara iniyor.
Temmuz-Aralık, altı ayda kullanılabilir rezerv on dört milyar dolar eriyor. Bu hızlı bir erime. Tahminler doların yine yükseleceği yönünde. Belli ki, dolar ne zaman yükselirse, Merkez Bankası dolar satacak. Nereye kadar?
Merkez Bankası dolar satmanın dışında, başka bir iktisat kuralı biliyor mu?

X