Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Babadan Galatasaraylı

Her teknik adam onun savaşçı karakterinden yararlandı. Şimdi tarzına dripling, şut ve hücum hevesi gibi özellikleri de ekledi. Artık oynadığı alanlar daha genişledi.

KOYU bir G.Saraylı Mustafa Sarp.  Adını vermeyeceğim. Bir takımda oynarken, maçın son dakikalarında kenara gelip arkadaşlarına sorar...
G.Saray’ın maçından ne haber? Kaç kaç oldu!
Bu sevda nasıl düşmüş Mustafa’nın yüreğine. Soranlara kısa bir yanıt verir...
Babadandır.
Nasıl yani?
Yıllar önce babam hem ekmek parası hem de G.Saray sevdası için Diyarbakır’dan İstanbul’a taşınmış.
Sen de ondan kaptın bu sevdayı. Öyle mi?
Doğrudur.
Mustafa, 29 yaşında Bakırköy doğumlu. Mesleğe Gaziosmanpaşa’da başladı. İlk profesyonel imzayı da orada attı.  Daha sonra sırası ile Mersin İdmanyurdu, Ankaraspor, Erciyes ve Bursaspor’da forma giydi.
Mersin İdmanyurdu’nda 8 maç oynadı. Samet Aybaba gördü ve tek maçla onu Ankaraspor’a aldı. Ankaraspor’da 27 Süper Lig maçında forma giydi. Bu nedenle sevgi ve saygı ile bağlıdır Aybaba’ya...
Yine de kendini geç keşfedilmiş futbolcu gibi görür. Daha doğrusu, G.Saray’a transferini biraz rötarlı bulur.
Futbolcu kimliğine iki değişik yorum getirir Mustafa... Bir zamanlar sadece savaşır ve top kazanmak için oynardı. Şimdi tarzına dripling, şut ve hücum hevesi gibi özellikleri de ekledi. Artık, oynadığı alanlar daha da genişledi ve rakip yarı sahaya geçti Mustafa Sarp.
Nasıl oldu bu gelişme sevgili Mustafa?
Bende bu özellikler daha önce de vardı. Ancak, oynadığım takımlardaki sistem ve hocalarımın isteği bunu gerektiriyordu. Yani, savaşacağım ve rakiple boğuşacağım. Daha sonra farklı bir konuma geldim.                            
Ve Sarp‘ın bir özelliği daha var. Hem orta saha hem de stoper oynayabiliyor.  1.86 boyunda Mustafa... Süper Lig’de toplam 131 maç oynadı ve 13 gol attı. 2. Lig’de 30 maç 9 gol... Bank Asya’da 59 maçta 5 gol attı. 2 kez A milli oldu. Bir kez de A2...
* * *
MUSTAFA, fiziği gereği bu işi daha uzun yılar götürebileceğini düşünüyor. 40 yaşına kadar oynayabileceğini söylüyor.
Yine de futbolu sürprizlerle dolu bir meslek gibi algılıyor. Beklenmedik bir sakatlığın her şeyi bir anda bitireceğini de biliyor. Bunun için bir söze hem kızar hem de kırılır...
Futbolcular kolay ve büyük paralar kazanıyor!
Doğru mu bu yorum?
Kolay lafı doğru değil. Herkes iki saat idman yapıp sonra yattığımızı düşünüyor. Ya bu işin stresi, sizde yarattığı baskı ve yorgunluk ne oluyor? Ve Mustafa yine bu konu ile ilginç bir örnek veriyor... Ben stresten 20 günde tam 6 kilo verdim. Dünyada 20 günde bu kiloyu verdirecek bir rejim var mı!
İşin parasal yönüne gelince, Mustafa işin kaymağını İstanbul takımları ile yabancı futbolcuların yediğini söylüyor. Uçuk paraların onlara gittiğini belirtiyor.
Yine de bir futbolcunun iyi kazandığını ve futbolun ortama göre, çok farklı ve kazançlı bir meslek olduğunu da kabulleniyor.
* * *
ÖZEL yaşamı pek renkli değil Mustafa’nın. Arkadaşlarını çevresinde görmek mutlu kılar onu. Boş saatlerinde dinlenmek, yatağa şöyle bir uzanıp, yorgunluk atmak hoşuna gider. Müziği sever.
Elbette mutlu anları oldu Mustafa’nın. Bunlardan bir kaç örnek vereceğim. Örneğin, Samsun’da bir otelde maç saatini beklerken, teknik direktör Giray Bulak’a bir telefon gelir. Ve Bulak’ın sözleri Mustafa’yı tavana fırlatır.
Hayırlı uğurlu olsun. Milli Takım’a seçildin!
Bir de ağladığı an var. G.Saray’ın UEFA Kupası’nı kazandığı an gözyaşlarını tutamaz. Bağıra bağıra ağlar.
En sıkıntılı anı mı?
Erciyes’in küme düştüğü sezon. Kahroldu bu işe.
Mustafa’nın kronik bir hastalığı var...
Barcelona hastalığı!
Bu takımı izlerken kendinden geçer. Her futbolcusunu beğendiği tek takımdır Barcelona.
* * *
VE toz kondurmadığı bazı isimler. Santrfor olarak Ümit Karan’ı gösterir. İki santrfor arkasında en yararlı adamın Yusuf Şimşek olduğunu söyler. Ona göre, Arda ve Tuncay Şanlı Türk futbolu için önemli isimlerdir.
Kısa bir not: Mustafa’yı G.Saray’ın Hollanda kampını izleyen servis arkadaşlarımdan Ali Naci Küçük ile Adem Kabayel’e sordum. Kısa bir yorum yaptılar. Ve aynı görüşü paylaştılar...
İlk 11 için hazır kıta bekliyor. G.Saray’a uyumu beklenenden de çabuk oldu.

YARIN: RIDVAN ŞİMŞEK

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI