Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Asıl hata Yılmaz'ındır

Oktay EKŞİ

Mesut Yılmaz yaklaşık bir ay kadar önce ‘‘Benim kimseyle kavgam yok. Hükümetimizin işi, ülke sorunlarına çözüm bulmaktır. Biz bununla meşgulüz’’ anlamında bir açıklama yaptığı zaman, Tanrı biliyor, içimizden ‘‘Bakalım sözünü kaç gün tutacak?’’ diye geçmişti de sonra kendi kendimize ‘‘Adamcağızın hakkını yeme! Belki de sözüne sadık kalır’’ deyip bırakmıştık.

Meğer o zaman Yılmaz sadece ‘‘Tansu Çiller'le kavgam yok’’ dermiş.

Yoksa, Yılmaz'ın siyasi siciline bakınca kavga etmeyi pek sevdiğini görüyorsunuz.

Dışarıda olmazsa içeride kavga... Ama mümkün olan her yerde kavga!

Her defasında gözünü bekçi dövmeye dikiyor. Belki bazen dövüyor da! Ama çoğunca üzümü başkası yiyor. Daha da kötüsü, ya bekçi döverse diye hiç hesap etmiyor.

Helmut Kohl ile kavga etti. Haklıydı, haksızdı demiyoruz. Bize kalırsa özünde haklıydı. Ama kavga ederek, Türkiye'nin karşısındaki olumsuz cepheyi güçlendirdi. Ve Avrupa Birliği'ne girme hayalimize bir tekme de Mesut Yılmaz atmış oldu.

Tuttu Refah Partisi'nin kapatılma kararı Resmi Gazete'de yayınlanır yayınlanmaz ANAP Başkanlık Divanı'nı toplayıp ardından ‘‘seçime gideceğiz’’ açıklaması yaptı.

Sonuç?

Sonuç ortada! O güne kadar kendi aralarında gençler-yaşlılar diye bölünmüş olan Refah Partilileri bir çırpıda bütünleştirdi. Çünkü Necmettin Erbakan bu açıklamayı hemen kullanıp, ‘‘Herkes derhal Fazilet Partisi'nde toplansın. Yoksa bizi parçalayıp bitirirler’’ mesajı vererek Refah Partili milletvekillerini nerdeyse firesiz şekilde Fazilet Partisi'nde topladı.

Söyler misiniz, üzümü kim yemiş?

Son olayda da üstelik kavgaya hiç gereği yokken tutuştu.

Önce Deniz Baykal'ın gerekçesi bilinmeyen ve niçin ortaya atıldığı hiç kimse tarafından anlaşılamayan ‘‘darbe’’ yahut ‘‘ara rejim’’ laflarını ciddiye alması hata idi.

Belli ki bu yüzden sinirleri gerilmişti.

Oysa asıl işte bu sırada sinirlerine hâkim olması gerekirdi.

Tam tersini yaptı. Tuttu en yanlış mesajları, en yanlış zamanda ve en yanlış yerde verdi. Hükümetle Genelkurmay arasında olmadık bir gerilim yarattı.

Komutanların bildirisi hakkında ‘‘Keşke ATV'deki konuşmamı bekleselerdi’’ diyeceğine keşke kendisi oyuna yanlış kartla girmeseydi.

Neyse ki ATV'de önceki akşam akıllı, sakin ve sorumlu bir tavırla konuştu. Doğru olan çizgiyi buldu.

Buldu ama Basra harab olduktan sonra!













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI