Ahtapot Paul, sana soracaklarım var!

Sevgili kadınlar, hep istiyorsunuz ki birileri gelsin, gelecekten haber versin.

Haberin Devamı

Olacakları söylesin. Başınıza gelecekleri önceden bilsin...

Kahve fincanlarını konuşturuyorsunuz, tarot kartlarını açtırıyorsunuz, dilek dileyip adaklar adıyorsunuz. Ağaçlara kurdele bağlıyorsunuz, burcunuz ne diyorsa gününüzü ona göre ayarlıyorsunuz. Diyorum ki, artık uğraşmayın. Bakınız, kesin çözüm beklenildiğinin aksine öteki dünyadan, paralel evrenden, uzaydan filan değil, hayvanlar aleminden geldi.

Dünya Kupası’nın kadınlara en büyük faydası nedir diye soracak olursanız, dikkati dağılmış erkekler ve maç saatlerinde boş kafeler dışında “Ahtapot Paul” cevabını vereceğim size.

İşte aradığınız kahin ta kendisidir, diğer yöntemlere veda ediniz...

Üç vakte kadar aynen tarot kafeler gibi “oktopus kafe”lerin açılmasını, “deniz ürünleri ticareti”nin boyut değiştirmesini bekliyorum.

Üç vakitten önce olaya uyanan kafe sahipleri ahtapotlarını “Sekiz bacaklısın ama para bizde, n’aber” diye sevecekler, aha bunu da buraya yazıyorum.

Eh, madem her şeyi biliyor, benim de kendisine soracaklarım var:

Bu yaz evlenecek çiftlerin toplam sayısını rica edeceğim senden.

Ben böyle bir yaz yaşamadım arkadaş! Bakınız, size sadece üç haftanın raporunu vereyim:

Bu cumartesi gecesi, 5 arkadaşım 5 ayrı düğüne gitti. Bir önceki hafta ise 3 düğünde el çırpıldı, gözyaşı akıtıldı.

Tam rekor sayıya ulaşıldığını düşünürken önümüzdeki hafta olacak 2 düğünün haberini aldık.

Etti mi 10.

Bak ahtapotcan, elbise alacak halimiz kalmadı artık, kızlarla aramızda ortak havuz kurmayı düşünüyoruz. Sayı ver bana, ona göre pozisyon alacağım.

Evlilik demişken, televizyon kanallarındaki toplam evlilik programı sayısı kaçtır? Daha yapım aşamasında olan kaç evlilik programı vardır?

Ben en son 4 gelinin birbirlerinin düğünlerini puanladıkları bir programda beyaz bayrağı salladım. Ya da o izlediklerim, koca bir pizzayı yiyip yattığım gece gördüğüm kabustu, ona da pek emin olamadım.

Sorarım sana Paul the Ahtapot. Sekiz bacağın var, yağmurdan önce sızım sızım sızlıyor mu onlar? Diyorum ki, yağmurlu günleri de önceden haber veriversen?

Ona göre program yapalım. ?emsiyemizi alalım.

Daha çok şey soracağım ama kendisini yormak istemem. Talep büyük ne de olsa.

Paul’a iyi dinlenmeler, sana iyi haftalar diler; ayrıca geçmiş olsun dileklerimi sunarım sevgili vuvuzelazede Habitus okuru.

Haberin Devamı

Cadde, sahil, müzik

Haberin Devamı

Perşembe, İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması sebebiyle gerçekleştirilen etkinliklerden biri olan Su Üstünde İstanbul 2010 ?enliği’nin son günüydü.

Diğer konserleri izleyemedim ama Nekropsi’nin sahnede olacağını duyunca koşar adım kendimi sahile vurdum. Hem grup hem de konser mekanı sayesinde süper bir gece geçirdim.

Öncelikle, bu şenliğin iki etkinlik alanı olduğunu belirteyim, diğeri Taksim Gezi Parkı’ndaydı.

Bahsettiğim sahne, Kadıköy Belediyesi’nden alınan özel izinle Caddebostan sahiline kurulmuştu.

Konseri izlemenizi, Nekropsi hayranlarının ezici çoğunluğu dışında o “duyan gelmiş, eğleniyor” havasını görmenizi isterdim.

Dans edenler mi dersiniz, çekirdek çitleyip “bu ne yav?” edasıyla bakanlar mı dersiniz, yürüyüş yaparken rast gelenler mi dersiniz... Kendimi halka açık konserlerin düzenlendiği Madison Square Park’taki gibi güzel hissettim.

Hani, “park” denen alanın, sadece bank üstünde oturmaya ve yürümeye yarasın diye yapılmadığının kanıtı olan, New York’un meşhur parklarından...

Burada herkesin ücretsiz olarak katılabildiği etkinlikler; mesela çocuklara yönelik workshop’lar, konserler, sergiler düzenlenir, kısacası park yaşayan bir organizmaya benzer. İnsanlar çok ama çok eğlenir.

Su Üstünde İstanbul ve Tünel ?enliği bu ve benzeri kültür-eğlence girişimlerinin iki güzel örneği oldu.

Eh, madem artık sesimiz 24’te kesiliyor, hafta sonları gündüz İstanbul’un dört bir yanında müzik olsun isteriz! Bu noktada vakıflara ve belediyelere seslenmek lazım tabii.

Kalamış sahili, Selamiçeşme Özgürlük Parkı, Kadıköy rıhtımı boş boş duruyor!

Avrupa’yı da artık siz düşünün...

Yazarın Tüm Yazıları