Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ABD felaketi fırsat bildi

<B>CAKARTA<br><br>FELAKET</B> görüntüleri ile birlikte Endonezya televizyonlarında sık sık <B>ABD Dışişleri Bakanı Rice</B>'ı görüyorum.<B>

Halktan ağıt, TV'ler hálá normal yayına geçmiş değil, ama ikide bir Rice neden?... Rice'ın sözleri Endonezya dilinde yayınlanıyor. Burada eğitim gören Türk öğrenciler var. Onlara Türkçe'ye çevirmelerini rica ediyorum. Şimdi Rice'ın görüntülerinin neden o kadar sık yayınlandığını anlıyorum. Rice:

"Deprem felaketi bizim için yeni fırsatlar yaratmıştır!..."

Endonezya'da deprem üç ile beş dakika arasında sürüyor. Tsunami kıyıları yedi kez vuruyor. Endonezya şimdi yeni bir depreme doğru hızla yol alıyor: Amerikan işgali!...

Her yaştan kadın, erkek bize sıcak davranıyor. "İyi ki Türksünüz, iyi ki geldiniz"

Neden?..

"Amerika fırsatçı!.. Amerikan bizi işgal etmek istiyor!.."

Sivil kıyafetlerle kentlere inen Amerikan askeri sayısı , bizi burada dolaştıran yetkililere göre, on bini aşıyor.

Halk bunun farkında. "Siz bize ev yapmaya geldiniz. Amerika'nın niyeti başka." Bu, en çok duyduğum sözlerden biri. Amerika ve Avustralyalılara tepki ciddi ve büyük.

Örneğin bir Amerikan petrol şirketi de deprem evleri yapıyor. Oraya malzeme taşıyanlar orada kalıyor! Acaba onlar sivil mi?..

GERGİN GÖRÜŞMELER

Doğalgaz, petrol, kalay ve altın var burada. Amerika "Birlikte işletelim" diyor, Endonezya yanaşmıyor. Şu anda Amerika ile görüşmeler sürüyor. Endonezya, "ABD ve Avustralya askerlerinin Martta ülkeyi terketmesini" istiyor.

Ayrıca, Malaga boğazı sorunu var. Güney Asya'da en önemli su yolu geçişi. İnsan ve mal geçişi açısından. Amerika "Birlikte kontrol edelim " diyor. Endonezya razı değil. Bu da ayrı bir gerilim.

Deprem ve tsunamiyle kendinden geçen Endonezya, şu anda siyasal açıdan sanki yeni bir depreme gebe. Başı şu sırada çok ağrıyor.

Hiç bir karşılık beklemeden buralara gelen Türklere o nedenle kucak açıyor.

Otelde TV'yi açıyorum. Rice!

Binlerce ceset, geride kalanların ağıdı, felaketin fotoğrafları, fonda ise Rice'in sözleri !..

Yoruma ne gerek, size bu sözlerle başbaşa bırakıyorum!..

Uçakta üç kişi üç ekip

BAŞBAKAN Erdoğan'la birlikte buraya gelen heyette üç kişi dikkatimi çekiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ve Kızılay Başkanı Talat Yılmaz.

Çünkü, her üçünün de burada yardım faaliyeti var. Bunları denetlemeye geliyorlar. Düzgün iş yapmışlar!.. Hem okul, konut, sağlık ocağı gibi binalar yapıyorlar. Hem de halkın sağlığı ve sorunlarıyla ilgileniyorlar.

Diyanet Vakfı da, benzer girişimde.

Buraya çeşitli mesleklerden insanları gönderiyor bizim bu kurumlar. Mühendisinden sosyal psikoloğuna kadar.

İyi ki gelmişler!..

Otel faturası

CAKARTA'
da kaldığımız otelde faturayı alıyorum. Faturanın altında bir not: "Otel olarak biz de felaketzedelere yardım ediyoruz. Otelde kalan her müşterinin ödediği oda parasının her 7 doları siz müşterilerden felaketzedelere aktarılıyor. Bu otelde kalmakla, siz de onlara katkıda bulunuyorsunuz."

Yani, burada gelecek olanlara bu oteli tavsiye ricası... Hayatın merkezi deprem ve Tsunami. Hayat devam ediyor, fonda deprem ve tsunami!...

2008 kulisi

FELAKETTEN
bazı öğretiler elde etmek Başbakan Erdoğan'ın temel amacı. Bu arada, siyasal açıdan yaptığı resmi görüşmelerde bir noktanın altını çiziyor.

Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne seçilmek istiyor. Konseyin beş daimi üyesi dışındaki ülkeler BM'de seçimle belirleniyor. Türkiye bugüne kadar üye olmuş değil.

2008'de konsey için yeni üyeler seçiliyor. Erdoğan, ziyaret ettiği beş ülkede Türkiye üyeliği için destek arıyor. Bugünden 2008 için...
X