Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

1969’dan bu yana en büyük eylem

“Okullarda eğitim duracak. Hastanelerde acil servis dışında hizmet verilmeyecek. Trenler işlemeyecek. Vergi daireleri vergi toplamayacak. Yerel yönetimlerde her türlü hizmete ara verilecek.”

Yarın.

Yarın kamu kesimi çalışanları, memurlar eylem yapacak. Türkçesi, greve gidecek. KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) önderliğinde.

Dün KESK Başkanı Sami Evren’le konuşuyorum. Yarın okullarda, trenlerde, hastanelerde, kısaca memurların çalıştığı kurumlarda neler olacağını Evren yukardaki sözlerle anlatıyor.

Türkiye’de iki milyon 338 bin memur var. Sami Evren, “eyleme iki milyondan fazla çalışanın katılacağını tahmin ediyoruz” diyor.

Yarın, KESK için iddialı bir gün.

TÖS EYLEMİ


1969 TÖS eylemi. TÖS, Türkiye Öğretmenler Sendikası. Dönemin en etkin sendikası. Kırk yıl önce, 1969’da Türkiye çapında dillere destan bir eylem yapıyor.
Evren’in söylediği gibi, yarın bu kadar geniş çapta eylem gerçekleşirse,  bu kırk yıldan sonra Türkiye’de yaşanan en büyük eylem olacak. Eğer, kamu kurumlarında çalışanlar eyleme katılırsa.

Neden eylem? Sami Evren:

“Başbakan Erdoğan bize söz verdi, kamuda çalışanlar da, sendikalı işçi gibi aynı haklara sahip olmalı, dedi. Ama, bu sözler doğrultusunda hiç adım atılmadı. Biz ücretler üzerinden tasarı yapmıyoruz. Biz, kamu çalışanları için toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmasını istiyoruz. Hükümet bunu vermiyor, biz de eyleme gidiyoruz.”

Çalışanların sorunlarını çözmek üzere, Uzlaştırma Kurulu var. Üyelerini hükümet atıyor. Buna rağmen, hükümet kurulun aldığı kararları bile geri çeviriyor. Bu da,
KESK’de bardağı taşırıyor.

AİHM KARARI


Memurlara toplu sözleşme ve grev hakkı isteğinin hukuksal dayanağı var. KESK’in taleplerini haklı kılıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 12 Kasım 2008 tarihli kararı.

Belediyelerle sendika arasında yapılan sözleşme gereği, belediyeler çalışanlara ek ücret ödüyor. Sayıştay sözleşmeden doğan ek ücretin belediyelerden geri alınmasını istiyor. Olay mahkemeye yansıyor. Mahkeme Sayıştay’ı haklı buluyor.

KESK de AİHM’e gidiyor. AİHM, Avrupa Konseyi ve bu mahkemeye taraf olan ülkelerden örnekler vererek, şu karara varıyor:
“Türkiye’de hükümet kamu çalışanlarının toplu sözleşme ve grev hakkını tanımalıdır”.

Hükümet itiraz ediyor, ancak büyük jüri kararı onaylıyor. Yarınki eylemin hukuki temelinde AİHM’in bu kararı var.

Son dakikada hükümet engellemez ise, kağıt üstünde durumun özeti bu.

Vaaaay, eğer doğru söylüyorsa

TÜRKİYE Gazetesi’nde dün PKK’nın dağdaki lideri Murat Karayılan ile yapılan bir röportaj yayınlanıyor.

Sorulardan biri Habur’daki gösterilerle ilgili. Bu soruya Karayılan müthiş bir yanıt veriyor:

“Böyle yapıldıysa, yanlış. Pankart açanları araştırdık, bizden değil. Güvenlik güçleri de, araştırıyor.”

Yanıt iki açıdan müthiş.

1- Pankart açanlar PKK’lı değilse, kim? Birileri açılımı sabote mi etmek istiyor? Derin birileri mi? Ya da DTP’nin şahin kanadı mı? İnsanın aklına her şey geliyor.

2- “Güvenlik güçleri de araştırıyor” ne demek? Hükümetin ne yaptığını, güvenlik güçlerinin ne ile uğraştığını PKK bu kadar yakından nasıl biliyor?
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın açıklaması gereken bir durum. 

X