GeriUğur MELEKE ‘Biz bitti demeden bitmez’ saçmalığı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Biz bitti demeden bitmez’ saçmalığı

‘Biz bitti demeden bitmez’ saçmalığı
Abone Olgoogle-news

Bu slogandan acilen kurtulmamız lazım.

Bu galibiyete fena halde ihtiyacımız vardı. İhtiyacımızın tek sebebi de Uluslar Ligi’ndeki pozisyonumuz değildi üstelik. Belki en az bunun kadar önemli olan bir başka gerekçe de, milli takımın kazanma alışkanlığını yitirmeye başlamasıydı. 17 Kasım 2019’dan beri, yani tam 364 gündür maç kazanamıyorduk. “Biz bitti demeden bitmez” filan gibi artık kabak tadı veren aforizmalarla geriye düşmeyi de alışkanlık haline getirdik maalesef. Dün de bu berbat alışkanlığımız sürdü, yine geriye düştük. Bence bu slogandan acilen kurtulup, aynen EURO 2020 eleme grubunda olduğu gibi zor gol yediğimiz günlere dönmeliyiz artık.

ANTRENÖR FARKI

Rusya bu grubun lideri olabilir, ama asla en kaliteli takımı değil. Hele Dzyuba’sız Rusya, aslında oldukça sıradan. Dün sahaya çıkan 11’lerinin toplam değeri 74 milyon Euro iken, bizimki 140 milyon Euro seviyesindeydi. Onların beş büyük ligde sadece iki sporcuları var, bizimse ilk 11’imizin yedisi ‘top 5 lig’ oyuncuları. Durum böyleyken, Cherchesov’un bize karşı hemen her maçta antrenör farkı yaratması, taktiksel ekstralar ortaya koyması gerçekten takdire değer. Bir önceki maçta Dzyuba’yı derinde oyun kurucu gibi kullanmış, ona atılan uzun toplar üzerinden
ataklar yaratmışlardı. Bu kez de önde baskı yaptılar ve savunmamızı sıkça hataya zorladılar. İlk gol öyle geldi. İkinci devrede 10’a 11 oynarken bile presle top kazanıp pozisyon yarattılar. Ulusal takımımızın geriden çıkışlar konusundaki zaafını yüzümüze çarptı Cherchesov dün.

ÜÇLÜ SAVUNMAYI DENEMELİYİZ

Tabii Ki geriden topla çıkma işi sadece bireylerle değil, kurguyla ilgili bir mesele. Biz topu eveleyip-geveleyip Mert’e dönüyoruz sürekli. Evet, Mert topu iyi kullanan bir kaleci ama o da bazen realist oyun sınırlarını zorluyor ve fırsat veriyoruz rakiplere. Dün geriden çık(amay)ışlarımızı izlerken aklıma şöyle bir soru takıldı: Acaba bizim milli takım zaman zaman da olsa üçlü savunma oynayamaz mı? Çok sayıda iyi stoperimiz var; Merih, Çağlar, Ozan, Kaan ve iki Mert’le havuzumuz geniş. Çağlar’lı Leicester üçlü savunma oynuyor ve Premier Lig’de lider. Ozan’lı Schalke üçlü oynuyor, Kaan’lı-Mert’li Sassuolo da üçlüye döndü. Merih de Juventus’un Verona ve Crotone maçlarında üçlü savunmada sol stoper rolündeydi. Koşullar bu kadar uygunken, oyuncularımız bu duruma bu kadar alışıkken acaba üçlü savunma denenebilir mi? Üçlü kurgu, geriden çıkma becerimizi artırır mı? Tabii ki Şenol Güneş’in vereceği bir karar bu. Ama sanki denemeye değer gibi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle