GeriMehmet ARSLAN Sudan korkan rekortmen
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sudan korkan rekortmen

ABD’li madalya canavarı Michael Phelps’e çok benziyor. Yüzme dersleri almaya gittiğinde, çığlıklar atıyor, havuza girmeyi reddediyor. 4 yaşında korkusunu yeniyor. Havuzda sadece kulaç atmıyor, hayata karşı da yumruk savuruyor.

BUNDAN sadece 1 yıl önce, 100 metre kurbağalamada 58 saniyenin altına inen tarihteki ilk sporcu hatta ilk insan olmuştu. Oysa yüzücü, Adam Peaty 2012 Londra Oyunları’da Büyük Britanya’nın hayal kırıklığıydı. Serbest stilde her zaman “korkunç” bir potansiyele sahipti. Ama kurbağalamada “her zaman özel bir sporcu” oldu. Peaty’nin hikayesi de Michael Phelps’in hikayesi ile benzerlikler taşıyor.“Sudan korkarak büyüyen bir çocuk” Peaty. Ablası ile birlikte 4 yaşında yüzme dersleri almaya gittiğinde, çığlıklar atıyor ve havuza girmeyi reddediyordu. Antrenörü Melanie Marshall onu 14 yaşındayken keşfediyor, hem de 10 yaşındaki kızlarla yüzerken: ◊ Kocaman ayakları ve berbat bir stili vardı. Ancak onda özel birşeyler gördüm. Ailesiyle oturup konuştum ve Adam’ı himayeme aldım. 

DEV BİR ADAMA DÖNÜŞTÜ

Çok değil tam 7 yıl sonra mükemmel bir sporcu çıktı ortaya. Berbat bir stili olan o koca ayaklı çocuk dev bir adama dönüşmüş, geniş omuzlarını sığdırabilecek gömlek bulma konusunda sıkıntılar yaşamaya başlamıştı. Artık Ted Baker’in terzisinin yolunu tutuyordu. Peaty, aslında yüzücü değil, jimnastikçi olarak doğduğuna inanıyordu. Doğal bir spor yeteneğine sahipti. Salona girdiği ilk gün kendi ağırlığındaki kilolarla çalışmaya başladı. Babası süpermarket bekçisi, annesi kreş yöneticisiydi. 2009 yılında aileyi allak bullak eden ekonomik kriz yüzünden 5 yıl tatil yüzü görmedi. Havuzda artık sadece kulaç atmıyor, hayata karşı yumruklarını da savuruyordu.

KRALİYET NİŞANINI BOYNUNA TAKTI

Ve suda kısa sürede elde ettiği başarılar yılda 15 bin pound kazanan bir sporcu haline gelmesini sağlıyordu. Artık küçük Peaty, ailenin en büyük bakıcısıydı. Adam Peaty, önceki gün Rio’da 100 metre kurbağalama elemelerinde dünya rekoru kırdı 57.55 ile. Dün de finalde 57.13 ile altın madalyaya ulaşarak rekorunu geliştirdi... O çocuk şimdi bir hayali daha gerçekleştirmek istiyor. İngiliz Kraliyet Deniz Donanması’na katılmak. Ama o şimdiden İngiliz Kraliyet Nişanı’nı boynuna taktı bile. Korkusundan, korkmadan...

 

OLİMPİYATIN KURTULUŞU AVRUPA KITASI

 

BREZİLYA notlarına devam..

 

Oyunlara ilgi az.

 

Tribünler dolmuyor.

 

Ulaşım imkanları kısıtlı. Olimpiyatların sponsoru Visa’nın verilerine göre Rio’ya sadece 500 bin ziyaretçi bekleniyor. 2 yıl önce Brezilya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda 12 farklı şehirde toplam 64 maç oynandı. Bu maçları tribünden izleyen izleyici sayısı 3 milyon 429 bin 873. Sadece bu rakam bile Olimpiyatların geleceği konusunda insanı kaygılandırıyor.

 

Oyunlar Rio’ya 30-40 dakika uzaklıkta yapılıyor. ◊ Ulaşım büyük bir sorun.

 

Rio’nun alt yapısı bu oyunları kaldırabilecek kadar gelişmemiş.

 

Arjantin başta olmak üzere hemen hemen tüm komşu ülkeler büyük bir ekononik darboğaz içinde. Bütün bunları yanyana getirdiğinizde oyunların geleceği açısından Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin çok önemli bir karar vermesi gerekiyor.

 

Futbol, oyunları gölgede bırakıyor. Olimpiyatların yeni bir hamleye ihtiyacı var. Benim önerim çok açık:

 

Oyunlar Avrupa kıtasında düzenlenmeli.Seyirci ve ilgi kaybının önüne geçmek için bu şart.

 

Avrupa medyanın merkezi. Ulaşımı, sistemi çağdaş ve izleyici ilgisi mükemmel. Doğrusu futbolun ezici gücü karşısında benim aklıma sadece bu çözüm geliyor. 

 

SPORUN EN BÜYÜK BAŞ BELASI DOPİNG


SADECE Olimpiyatların değil (futbol hariç) tüm sporların en büyük baş belası doping.

 

Oyuna olan inancı ve ilgiyi bitiriyor.

 

Dolayısıyla seyirciyi kaçırıyor.

 

Biliyorsunuz Rusya’nın sistematik doping yaptığı gerekçesiyle pek çok oyuncusu Olimpiyatlara gelemedi.

 

Önceki gün IPC (Uluslararası Paralimpik Olimpiyat Komitesi) Rusya’yı dopingten temizlenene kadar oyunlardan men etti.

 

Engelli sporcularda bile doping bu kadar sistematik hale geldiyse...

 

Vay Olimpiyatların haline...

 

DREAM TEAM TAŞ, KAĞIT MAKAS OYNADI!

 

DREAM Team’i (Rüya Takım) anlatmama gerek yok. Gerçi ne kadar Dream Team denebilir Amerika Birleşik Devletleri basketbol takımına bilmiyorum.

 

Önce bir genelevde yakalandılar.

 

Oynadıkları ve 57 sayı farkla kazandıkları (119-62) Çin maçında da olimpiyat tarihine geçecek ilginç bir olaya imza attılar.

 

FAULÜ KİM ATACAK

 

Hakemin kendileri lehine verdiği bir teknik faul atışını kimin kullanacağı konusunda küçük bir anlaşmazlık yaşadılar. ABD takımı bu sorunu saha içinde taş, kağıt, makas oynayarak aştı.

 

41 KERE MAŞALLAH


KADINLAR artistik jimnastikte yarışan ilginç bir isim vardı. Oksana Chusovitina, kendi dalının en yaşlı sporcusu olmasının yanısıra, performansıyla da büyük alkış aldı. Final mücadelesi yapan Özbek sporcu, 7. kez olimpiyat heyecanı yaşadı. Chusovitina’nın 1 altın, 1 gümüş madalyası var.

 

 

VİKTORİA  ZEYNEP FİNALİ GÖREMEDİ

 

MİLLİ yüzücü Viktoria Zeynep Güneş, kadınlar 100 metre kurbağalamada finale çıkamadı. Yarı final yarışını 1.07.41’lik derecesiyle tamamlayan milli yüzücü, serisinde 8’inci, toplamda da 14’üncü olarak finale yükselemedi. Viktoria Zeynep Güneş, 200 metrede karışık ve kurbağalama olmak üzere iki mesafede daha madalya için yarışacak.

 

PHELPS 23’Ü GÖRDÜ

 

Olimpiyatların madalya canavarı Michael Phelps ise ABD Milli Takımı’nın 4x100 metre serbestteki birinciliğiyle, olimpiyat kariyerinde 19’uncu altın olmak üzere toplamda 23’üncü madalyasını aldı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle