GeriSeyahat Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır

Doğa ve spor tutkunlarını ‘Yörüklerin izinde, Toroslar’ın zirvesine’ koşmaya çağıran Merrell Alanya Ultra Trail 2021’de kayıtlar başladı. Doğada hatta patikalarda bir yürüyüş-maraton deneyimi için katılmayı düşünürseniz bakın Alanya’da sizi başka neler bekliyor?

Dağla deniz arasında kurulmuş kentlerin doğal bir cazibesi vardır. Tıpkı Türkiye sahillerinin gözbebeği Alanya’da olduğu gibi... Ege sahillerinden İran’a kadar yaklaşık 2 bin kilometrelik bir dağ silsilesi oluşturan Toroslar’ın ormanlık yamaçlarından Akdeniz’in turkuvaz renkli sularına bakan Alanya’nın doğal güzelliklerini, 4 bin yıl öncesine uzanan zengin bir tarihi birikim tamamlıyor. Antalya’nın 135 kilometre doğusundaki Alanya, Troya Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya dağılan kavimlerin yurdu olmuş. Bizans döneminde ‘güzel dağ’ anlamına gelen ‘Kolonoros’ adıyla anılmış. Altın çağını yaşadığı dönemde Selçuklular tarafından inşa edilmiş, Anadolu’nun en etkileyici kalelerinden birinde büyüyüp gelişmiş.

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır



Selçuklu ve Osmanlı izleri

Alanya’yı keşfetmeye, yarımadanın eteklerine kurulan Eski Alanya’dan başlayabilirsiniz. Yerleşimin iki yanını gören Alanya Kalesi, Kızılkule ve tersane, eski kentin en görkemli yapıları. Limanın arkasındaki sarp bir yarımadanın üzerine kurulan kale, denizden yaklaşık 250 metrelik yüksekliğiyle bir kartal yuvasını çağrıştırıyor. 83 kulenin koruduğu 6.5 kilometrelik güçlü surlarla çevrelenen Selçuklu kalesi, Helenistik temeller üzerine 13’üncü yüzyılda inşa edilmiş. Kalenin en etkileyici parçalarından biri olan rıhtımın hemen arkasındaki Kızılkule, Alanya’nın simgesi. 33 metre yüksekliğindeki sekizgen kulenin sol ucunda, beş gözlü bir köprüyü andıran taş yapı, Selçuklu döneminden günümüze kalan tek tersane olmasıyla ünlü. Alanya’nın karakteristik dokusunu günümüze taşıyan kalenin içiyse bir açık hava müzesini andırıyor. Kale içinde asırlardır varlığını sürdüren Tophane Mahallesi, Türk - Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini barındırıyor.

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır



İncir ağaçları arasında

Kızılkule’den yaklaşık bir saatlik zorlu bir yürüyüşle ulaşılan Alanya Kalesi’nin yüksek yamaçlarında, ‘Ehmedek’ adında esrarengiz bir mahalle daha var. Ortaçağdan kalma bir Akdeniz kasabasını andıran bu eski yerleşim 2 bin 500 yıllık harabelerle dolu. Yaşlı servi ve incir ağaçları arasında kalmış eski Türk mezarları, sarmaşıklara gömülmüş asırlık bir kervansaray, otele dönüştürülmüş eski bir Selçuklu çarşısı, Roma burçları, Bizans sarnıçları, 16’ncı yüzyıl ağaç işçiliğinin zarafetini sergileyen Süleymaniye Camisi, Osmanlı hamamları, deniz feneri, kiliseler, türbeler ve zindanlar... Kalenin içindeki el işi ipek ve pamuklu dokuma atölyeleri, hediyelik eşya tezgâhları, yerel figürlerle rengârenk süslenmiş sukabağı satıcıları, tarihi evlerin zevkli bahçelerinde otantik yemek servisleri, liman manzaralı restoran ve kafeteryalar arasında uzun bir yürüyüş de ziyaretçileri bekleyenlerden.

Ehmedek’ten bir patikayla yarımadanın zirvesindeki İçkale’ye çıkılıyor. Giriş kapısının solundaki kırmızı taşlarla örülmüş yapı, kaledeki 400’den fazla sarnıcın en büyüğü. Tam karşıdaki Bizans kilisesinin bahçesinde, panoramik Alanya manzarası sunan seyir terası var. Az ilerideki Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a ait saray restore edildi. İçkale’nin bir başka ilginç yeri olan ‘Adam Atacağı Kulesi’, Roma döneminde mahkûmlara oynatılan ürkütücü bir oyunun mekânı olarak tanınıyor. Rivayete göre derin bir uçurumun ucuna kurulan kuleye getirilen tutsaklara üç adet taş verilir, mahkûmlar taşlardan birini denize ulaştırabilirse serbest bırakılır, ulaştıramazsa kuleden aşağı yuvarlanırmış. Bizans döneminde kayaların oyulmasıyla inşa edilen kulenin duvarlarında Selçuklu devrinde yapılmış gemi resimlerine de rastlanıyor.

Ultra trail için gidilir, tarih ve doğa için kalınır



Sıcak, egzotik ve modern

Eski Alanya’nın kalbi olan Kaleiçi Mahallesi’ni tanıdıktan sonra, artık yüzünüzü kentin yeni haline çevirebilirsiniz. Çok değil, yarım asır öncesine kadar muz, hurma, narenciye bahçeleri ve üzüm bağlarıyla kaplı küçük bir balıkçı kasabası olan Alanya, bugün neredeyse büyük bir şehir. Yaşamın turizme göre biçimlendiği yeni Alanya, kalenin bulunduğu yarımadanın her iki yönüne yayılmış. Ulaş Burnu’ndan başlayıp Gazipaşa sınırlarına kadar dayanan 70 kilometre uzunluğundaki Alanya sahili, yapılaşmanın ana çizgisini oluşturuyor. 50 yıldır son hızla yapılaşan ilçe, artık büyümek yerine çehresini güzelleştirmekte kararlı. Her iki yanda palmiye ve hurma ağaçlarının sıralandığı Atatürk Caddesi’ni paralel kesen sokakların konuklarına sunduğu iki sürprizden ilki, Alanya Müzesi... Yörenin 2 bin 650 yıllık kronolojik tarihinin zengin bir arkeolojik koleksiyonla sergilendiği müzenin en ilginç objelerinin başında, Türkçenin Grek alfabesiyle ifade edildiği Karamanlıca ve kaybolmuş bir denizci dili olan Fenikece yazıtlar geliyor. İkinci sürpriz, kalenin yükseldiği yarımadanın batı sahili üzerindeki Damlataş Mağarası. Bal renkli sarkıt ve dikitleriyle gerçek bir doğa mucizesi olan mağara,
yaz-kış değişmeyen 20-23 derecelik sabit bir ısıya sahip. Astım ve romatizma hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Mağaranın gizemli dehlizlerinde gezindikten sonra, Alanya sahiline doğru yönelip deniz havası almak iyi fikir...

Sahil portakal kokuyor

Atatürk Caddesi’nin ucu, ilçenin en büyük alışveriş mekânı olan Alanya Çarşısı’na çıkıyor. Her türlü hediyelik eşya, giysi, altın, gümüş, mücevher, deri ve ahşap işleri satan dükkânların olduğu çarşının alternatifi, perşembe ve cuma günleri kurulan semt pazarı. Alanya’nın çevresindeki kasabalarla dağ köylerinden getirilen taze meyve, sebze, şifalı otlar, bitki çayları, süt ürünleri, reçel, baharatla yöresel giysi ve eşyaların satıldığı pazar, çok zengin. Çarşıyı rıhtıma bağlayan yol üzerindeki Havuzlu Park, Alanya’nın en güzel yeşil alanlarından biri. Gökyüzüne doğru uzayıp giden hurma ve palmiye ağaçlarının gölgelediği nilüferli havuzları ve huzurlu çardaklarıyla Havuzlu Park, kent yorgunlarının özlemini duyduğu bir dinlenme sığınağı. Parkın denize açılan kapısı, Alanya’nın en gözde yürüyüş güzergâhı olan Rıhtım Caddesi’ne çıkıyor. Avrupa’da kışın sert günlerinin yaşandığı aylarda Akdeniz güneşini hissedeceğiniz bu bölgede alacağınız portakal çiçeği kokusuysa, deniz mevsiminin yaklaşması demek...

Alanya Ultra Trail’de kayıt zamanı


Yörükler ve ultra-maraton koşucularının benzer yönlerini ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenen Merrell Alanya Ultra Trail, yerli ve yabancı trail koşucularının katılımıyla 3 Nisan 2021 Cumartesi, saat 6.30’da Kızılkule’den başlayacak. Sporculara Tarihi Kızılkule, Damlataş Mağarası, muz bahçeleri, Alanya Kalesi ve Toroslar gibi Akdeniz’in simge noktaları yakınlarında koşma imkânı sağlayan Merrell Alanya Ultra Trail, katılımcılara dört farklı yarış seçeneği sunuyor. 76 kilometre mesafeli Merrell Alanya Ultra Trail’in yanı sıra; Taurus Mountain Marathon ( 48 kilometre ), Keykubat Mountain Run ( 28 kilometre ) ve Alanya Short Trail’in ( 17 kilometre ) kayıtları şu adreste başladı: www.alanyaultra.com

False