GeriSeyahat Sadece bugünün iÅŸini deÄŸil her ÅŸeyi yarına bırak diyen ÅŸehir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Sadece bugünün iÅŸini deÄŸil her ÅŸeyi yarına bırak diyen ÅŸehir

Sadece bugünün iÅŸini deÄŸil her ÅŸeyi yarına bırak diyen ÅŸehir

Ä°spanya’nın en büyük iki ÅŸehri olan Madrid ve Barselona arasında bir kıyaslama yapmamı istediklerinde, düzenli, ÅŸaşırtıcı olmayan ve tipik bir Avrupa ÅŸehri görmek istiyorsanız baÅŸkent Madrid, çılgın, sıradışı ve unutulmayacak bir ÅŸehir içinse Katalanya bölgesinin baÅŸkenti, ülkenin de ikinci büyük ÅŸehri olan Barselona diyorum. Adı Arapça Büyük Köprü olan ’Magerit’ten gelen Madrid Ä°stanbul sonrası gidilen Ankara’nın dinginliÄŸini hatırlatıyor insana...Ãœlkedeki yolların tam ortasında kalan ve üç milyonun üzerinde bir nüfusa sahip olan Madrid, Kral II. Filip tarafından 1561’de Toledo’nun yerine baÅŸkent oluyor. Merkeze 13 kilometre uzaklıkta olan Barajas havalimanından ÅŸehre girdiÄŸinizde nisandan ekime, pazar günleri boÄŸa güreÅŸlerinin yapıldığı Las Ventas isimli arena karşılıyor sizi. 1929 yılında yapılan bina ‘Moorish’ dedikleri Kuzey Afrika ve Arap etkileri taşıyan bir yapı. Önündeki heykel elinde bohçası büyük ÅŸehirde soluÄŸu alan ve daha sonra efsanevi bir matador olan Yiyo’ya ait. Bir köşede ise penisilini bulup, matadorları aldıkları yaralar sonucu olabilecek mutlak bir ölümlerden kurtaran doktor Flemming’in heykeli bulunuyor. Yolun devamında III. Carlos tarafından ÅŸehre giriÅŸ kapısı olarak olarak yaptırılan ve Alcala adını taşıyan beÅŸ kapılı bir zafer takı var.ALIÅžVERÄ°Åž İÇİN SAÄžA SANAT İÇİN SOLA SAPINYol ayrımına geldiniz bile. AlışveriÅŸe meraklı olanlardansanız saÄŸa sapın. Şık dükkanları ve güzel ara sokaklarıyla Madrid’in NiÅŸantaşı Serrano sizi ve cüzdanlarınızı kucaklamaya hazır. Ä°spanya’da her köşe başında bulunan büyük maÄŸazalar zinciri El Corte Ingles’ın ÅŸubeleri ve ABC alışveriÅŸ merkezi de var bu uzun caddede. Kalbi sanat için çarpanlardansanız sola dönün. Yürüyüş için ideal bir yer olan ve 17. yüzyılda Retiro Sarayı’nın bahçeleri olarak düzenlenen 12 hektarlık parkı geçtikten sonra, Atocha istasyonuna ulaÅŸacaksınız. Bayram deÄŸil seyran deÄŸil istasyon da nerden çıktı demeyin. İçerisi bir botanik bahçe. Bu istasyon, saatte 250 kilometre sürat yapıp iki buçuk saatte sizi Endülüs’ün merkezi Sevilla’ya taşıyacak hızlı trenin de kalktığı yer. Arkasında ise müzeler bölgesi var. Ä°lk gezeceÄŸimiz Reina Sofia müzesi. Åžu anki Kral Juan Carlos’un eÅŸi olan ve adı Türkçe ‘Bilge’ anlamını taşıyan eski Yunan kralının kızı Kraliçe Sofia’nın müzesi salı günleri kapalı. Özellikle, Ä°spanyol sanatının 20. yüzyıldaki örneklerinin bulunduÄŸu binada Dali ve Miro’nun eserlerini kaçırmayın. Picasso’nun Guernica’sı ise müzenin baÅŸtacı. 1785 yılında dönemin kralı VII. Ferdinand ve karısının giriÅŸimleriyle kurulmuÅŸ olan Prado müzesi 12. ve 19. yüzyıllar arasındaki eserlerin bulunduÄŸu inanılmaz bir koleksiyona ev sahipliÄŸi yapıyor. Pazartesi dışında her gün açık. Adı uzun ve zor olduÄŸu için Ä°spanyolların El Greco (Yunanlı) dediÄŸi ressamın, Goya’nın, Rubens, Botticelli ve Caravaggio gibi Avrupalı ressamların eserlerinin sergilendiÄŸi müzede Velazquez’in Las Meninas’ı ve Bosco’nun taklidi mümkün olmayan Zevkler Bahçesi isimli eserlerini kaçırmayın. Tintoretto’nun El Lavatorio isimli tablosundaki masaya farklı açılardan bakın. Her seferinde deÄŸiÅŸik bir yöne hareket edecek! Denizler Tanrısı Neptün’ün heykelinin olduÄŸu meydanda ise Thyssen Bornemisza Müzesi yer alıyor. Tiziano, Goya, Van Gogh, 800’ün üzerinde eserin bulunduÄŸu bu müzede ön plana çıkmış sanatçılardan bazıları. GRAN VÄ°A CADDESÄ°NDE YANKESÄ°CÄ°LERE DÄ°KKATÅžehrin güzel meydanlarından biri olan Cibeles’in adı Anadolu kökenli. Dünyanın bilinen ilk neolitik yerleÅŸimi olan Konya Çatalhöyük’ün tombul tanrıçası Kibele tarih boyunca isim deÄŸiÅŸtirmiÅŸ. Ä°ÅŸtar, Ester, Artemis, Diana ve Sitare deÄŸiÅŸik uygarlıklardaki farklı isimleri. Türkçe’ye Sibel olarak gelen Kibele, Cibeles olarak da Madrid’e gelenleri havuzlu bir meydanda selamlıyor.Madrid’in en hareketli caddelerinden Gran Via yankesicilere en çok dikkat etmeniz gereken yerlerden biri. Sokak ortasında feryat figan bağıran birini duyarsanız, bir kurbanın yakınlarda olduÄŸunu anlayın. Caddenin sonunda ise Ä°spanyol Meydanı ve Ä°spanyol edebiyatına damgasını vurmuÅŸ olan Cervantes’in heykeli var. Bir savaÅŸta Osmanlılara esir düşen yazarın önünde ünlü eserinin kahramanı Don KiÅŸot da bulunuyor. Ä°spanyol Meydanı’nın devamındaki Kraliyet Sarayı (Palacio Real) 18. yüzyılda inÅŸa edilmiÅŸ. Kraliyet ailesinin yaÅŸadığı saray Zarzuela ise ÅŸehrin biraz daha dışında. Sarayın önünde ayda bir yapılan Muhafız törenini yakalarsanız kaçırmayın. Saraya komÅŸuluk yapan Opera’nın yanından yürürken Nemrut isimli dönerci dikkatinizi çekecek. Yurdumuzun müteÅŸebbis insanları son üç yılda Madrid’i 150 tane dönerciyle donatmışlar. Puerta del Sol kendi kaybolmuÅŸ adı yadigar kalmış GüneÅŸ Kapısı. DoÄŸuda yer aldığı için güneÅŸin de insanların da giriÅŸ noktası olmuÅŸ, bugün ise en fazla harekete ÅŸahitlik eden merkez. Madrilenos’ların (Madridli) göz bebeÄŸi Puerta del Sol aynı zamanda tüm sokakların açıldığı bir meydan gibi. Ãœlkedeki mesafelerin ölçüldüğü sıfır kilometretaşı ve ÅŸehrin sembolü olan ayı heykeli de burada yer alıyor. Hemen yanındaki Plaza Mayor (Büyük Meydan) 1619 yılında krallığa prestij saÄŸlayacak bir alışveriÅŸ merkezi olarak inÅŸa edilmiÅŸ. Kare bir avludaki 136 binanın 437 balkonundan boÄŸa güreÅŸlerini ve engizisyon sonucu yakılanları seyretmiÅŸ geçmiÅŸin insanları. Bugünse meydan ÅŸehrin en turistik noktalarından biri. Ä°spanyolların meÅŸhur Tapas (küçük, deÄŸiÅŸik, tadımlık mezeler) barları bu bölgede ve GüneÅŸ Kapısı ile Prado Müzesi arasındaki ara sokaklarda bol miktarda bulunuyor. Ä°spanyollar dünyaya yaÅŸamın tadını çıkarmaya gelmiÅŸler,bizim gibi zaman tüketmeye deÄŸil. Adamlarla ata sözlerimiz bile uyuÅŸmuyor. Bizde bir koÅŸturma ‘bugünün iÅŸini yarına bırakma’ derdi, onlardaki yaÅŸam felsefesi ise ‘Manana’ yani ‘her ÅŸeyi yarına bırak!’ YaÅŸamın sırrını çözdüklerinden stresi hayatlarından defetmiÅŸler. O yüzden dükkanlar saat 10.00-10.30 gibi açılıp, 13.30 gibi kapanıyor. Çok yorulduklarından Siesta yapıp dinleniyorlar. 16.00-16.30 gibi iÅŸe şöyle bir uÄŸrayıp 20.00 civarında paydos ediyorlar. Romalıların Carpe Diem dedikleri anın tadını çıkartma olayı Ä°spanya’da günlük hayata her açıdan yansımış. Madrid’deki yaÅŸama adapte edin kendinizi, hiç zorluk çekmeyecek ve ‘oh be dünya varmış!’ diyeceksiniz. Benden söylemesi...DÃœNYANIN EN ESKÄ° RESTORANIÄ°spanya’da sakın 20.00’den önce akÅŸam yemeÄŸine gitmeyin, kapıda kalırsınız. Ä°nsanların saat 23.00 gibi teÅŸrif ettiÄŸi restoranlar karın doyurmak için deÄŸil, hayatın tadını çıkarmak için. Guinness Rekorlar Kitabı’na göre 1725 yılında hizmete açılan Botin (www.botin.es) dünyanın en eski restoranı. Calle de Cuchilleros 17’de bulunan bu mekana rezervasyon yaptırarak gidin (913664217). Aklınızda bulunsun, porsiyonlar büyük. Fırında kuzu spesiyaliteleri, 18,15, koca bir tabak tavuk güveç 9,10, meyveyle karıştırılıp yapılan Sangria isimli ÅŸarabın karafı 5 Euro. David Beckham’ı göreceÄŸim diye tutturursanız Asador Donostiarra’ya (916796264 ) gidin.DANS ETMEK Ä°STERSENÄ°Z...Her ne kadar flamenkonun vatanı Endülüs olsa da Madrid’de flamenko gösterisi izleyebileceÄŸiniz iki yer var. Corral de la Pacheca (www.corraldelapacheca.com) J.R.Jimenez, 26 numarada bulunuyor (913530100). Florida ise Retiro Park’ında ve giriÅŸi Menendez Pelayo’dan (915737804). Geceyi bir kulüpte noktalamak istiyorsanız, Puerto del Sol’deki Arenal sokağında 9 numarada Palacıo de Gaviria (www.palaciogaviria.com) var. Adı üzerinde 19. yüzyıldan kalma bir saray ve her türlü dansı yapabileceÄŸiniz salonları bulunuyor. 11 numaradaki Joy Eslava ise güzel bir disko. Yedi katlı Kapital, The Room ve Space of Sound da diÄŸer favori gece kulüplerinden.Â
False