GeriNamaz Sureleri Duha Suresi Oku - Vedduha Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Duha Suresi Oku - Vedduha Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)

Duha Suresi Oku - Vedduha Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)
Abone Olgoogle-news

Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. Duhâ, kuşluk vakti demektir. Mushaftaki sıralamada doksan üçüncü, iniş sırasına göre on birinci sûredir. Duha suresi oku içeriğimizde Vedduha suresi anlamı ve fazileti nedir? Duha suresi Türkçe ve Arapça okunuşu nasıldır? Duha suresi tefsiri ve meali bilgilerini bulabilirsiniz.

Duha suresi anlamı, Türkçe ve Arapça okunuşu, Diyanet meali ile fazileti vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Vedduha Suresi anlamı ve meali konusunda araştırma yapan vatandaşlar bir yandan da fazileti hakkında bilgi almak istiyor. İşte, Duha suresi hakkında merak edilen detaylar...

Duha Suresi Türkçe Okunuşu

Vedduha. Velleyli iza seca. Ma vedde'ake rabbüke ve ma kala. Ve lel'ahıretü hayrün leke minel'ula. Ve lesevfe yu'tıyke rabbüke feterda. Elem yecidke yetiymen feava. Ve vecedeke dallen feheda. Ve vecedeke 'ailen feağna. Femmel yetiyme fela takher. Ve emmessaile fela tenher. Ve emma binı'meti rabbike fehaddis.

Duha Suresinin Konusu

Duha Suresinin 10. ve 11 ayetlerinde yoksul ve muhtaç kişilere yardım edilmesi gerektiği vurgulanır. Fakirler zengin kişilerden bir şey istendiğinde onları azarlamak yerine her birine yardım eli uzatılmalıdır. Allah, bize verdiği nimetler için kendisine şükretmemizi ancak asıl nimet ve zenginliğin ahirette olduğunu buyurmaktadır.

Duha Suresinin Anlamı ve Önemi

Duha Suresinin anlam ve önemi tüm Müslümanlar tarafından idrak edilmeli ve hayat uygulanmalıdır. Bu dünyanın sık sık geçici olduğu, asıl yaşamın ahiret ile başlayacağını sık sık vurgulayan Kuran'ın tüm emirlerine ve yasaklarına uyulmalı. Cennet ile müjdelenen müminler cenneti hak etmek için dünyada takvaya sığınmalı, küçük büyük tüm günahlardan uzak durmalıdır.

Duha Suresi Kaç Sayfa ve Ayet? Ne Zaman İndirilmiştir?

11 ayetten oluşan Duha suresi tek sayfadan oluşur. Hz. Muhammed ile alay eden Mekkeli müşrikler peygamberimizin üzülmesine neden olmuştur. Bu sureler de Hz. Muhammed'i teskin ve teselli etmek için nazil olmuştur.

Duha Suresi Kaçıncı Sayfa ve Cüz İçerisinde Yer Alıyor?

Duha Suresi 30.cüzün içerisinde ve 596. sayfada yer almaktadır.

Duha Suresi Okumanın Fazileti ve Faydaları

Bu sure her okunduğunda kişinin sıkıntıları azalır, maneviyatı ve itikadı artar. Asıl yuvasının dünya değil ahiret olduğunu hatırlayan müminler, çok daha sabırlı ve sebatkar olur.

Duha Suresi Abdestsiz Okunur mu?

Eğer Kuran'dan okunacaksa abdestli okunmalıdır. Ancak ezberden okunacak ise abdest almak şart değildir. 

Duha Suresi Hikmeti ve Sırları

Peygamberimiz hem yetim hem öksüzdü. Erken yaşta ticaret hayatına atıldı. Dürüstlüğü ve güvenilirliği sayesinde Mekkeliler ona Muhammed-ul Emin derlerdi. Kendisinden emin olunan anlamı taşıyan bu isim, peygamberimizin nasıl bir karaktere sahip olduğunu özetler niteliktedir. Duha Suresinde de Hz. Muhammed'in yetim olduğuna vurgu yapılır. Allah, peygamberimizi bir eve, bir barınağa kavuşturduğunu söyler. Çünkü hak dini olan İslam, ona sığınanlar için bir yuva, bir barınaktır. Biz de peygamberimizi örnek olarak sadece Allah'a sığınmalı, ondan başkasına el açmamalıyız.

Duha Suresi Ne İçin, Ne Zaman, Neden ve Nasıl Okunur?

Maddi sıkıntı çekenler ve helal yollardan para kazanmak isteyenler Duha suresini hem içinden hem de sesli olarak okuyabilir. Ahirette Allah'ın şefaatine sığınmak isteyen müminler Duha suresi namazlarında da okumalıdır. Oruç için niyetlenirken ve oruç açarken de sure okunabilir.

Duha Suresi Nasıl Ezberlenir?

11 ayetten oluşan Duha Suresi sesli olarak pratik yapıldığında bir ya da iki gün içerisinde ezberlenebilir. Müminler bu sureyi ezberledikten sonra hem günlük ibadetlerinde hem de Cuma namazlarında okuyabilir.

Duha Suresi Ne Anlatıyor?

Duha Suresi doğrudan doğruya Hz. Muhammed'e seslenen ancak tüm insanlığı ilgilendiren ilahi mesajlara sahiptir. Dünya hayatının çok kısa süreceğini hatırlatan ayette, asıl mutluluğun ebedi olarak kalacağımız ahirette olduğunu söylüyor. Allah kuşluk vaktinin üstüne yemin ederek, başta Hz. Muhammed olmak üzere iman etmiş tüm müminleri cennetiyle müjdeliyor. Bu Surenin hem Türkçesi hem Arapçası tekrar tekrar okunarak dünyanın faniliği hatırlanmalı. Asıl istirahat yerin ahiret olduğunu hatırlayan Müslümanlar dünyadaki hayatlarını çok daha güçlü ve sabırlı geçirirler.

Duha Suresi Ölülere Okunur mu?

Mezarlık ziyaretlerinde, mevlütlerde ve mukabelelerde Duha suresi ölülere dua etmek ve rahmet dilemek için okunabilir.

Duha Suresi Özellikleri

Fecr Suresinden sonra nazil olan Duha Suresi doğrudan Hz. Muhammed'e seslenir. Ancak birçok ayette olduğu peygamberimiz üzerinden tüm insanlığa evrensel mesajlar iletilir. ''Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da'' ayeti her müminin benimsemesi ve unutmaması gereken Allah kelamıdır. Bazen dünyanın zorlukları karşısında çok daha güçsüz kalan insanoğlu evrende tamamen yalnız olduğu kuruntusuna kapılabilir. Oysaki yaratıcımız bize şah damarımızdan daha yakındır ve her zaman bizimledir.

Duha Suresi Şifa İçin Okunur mu?

Müslümanlar kendilerini çaresiz hissettiklerinde abdest alarak bu duayı tekrar tekrar okuyabilir. Allah, kendisine edilen duaları duyar ve hepsine cevap verir. Evde hastası olan kişiler de Duha Suresini sesli bir şekilde okuyabilir. Kazaları ve musibetleri önleyen sure, kişilerin manevi huzura kavuşmasını da sağlıyor.

Duha Suresi ve Uzun Bağışlama Duası

Uzun bağışlama duası ile birlikte Duha suresini okuyan müminler günahlarının bağışlanması için Allah'a sığınmış olur. Kuran'ın birçok ayetinde geçtiği gibi Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Tövbe kapısı kıyamete kadar açık kalacağı için bu sure ve dua birlikte sık sık okunmalıdır.

Duha Suresini Üzerinde Taşımak

Duha Suresini üzerinde taşıyan müminlerin ilmi ve itikadı artar. Uyurken çıkarılmadığı takdirde kötü rüyalardan ve vesveselerden korur. Eve bereket getirir ve hayırlı kazanç kapıları açar.

Duha Suresi Ne Zaman Okunmalı?

Müminler maddi ya da manevi sıkıntı duyduklarında bu sureyi okuyabilirler. Geceleri uykusuz kalan ya da kabus gören kişiler de Duha suresini okuyarak manevi huzura kavuşabilirler. Namaz duası olarak da okunan bu sure Cuma namazlarında ve günlük ibadetlerde de okunabilir.

Duha Suresi Arapça Okunuşu

Duha Suresi Oku - Vedduha Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)

Duha Suresi Oku - Vedduha Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)

Duha Suresi Türkçe Diyanet Meali ve Anlamı

Yemin olsun, kuşluk vaktine; Kararıp sakinleştiğinde geceye ki; Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Elbette işin sonu senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır. Rabbin sana mutlaka lutuflarda bulunacak, sen de memnun olacaksın. O seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi? Ve seni yoksul bulup zengin etmedi mi? O halde sakın yetimi ezme! El açıp isteyeni de sakın boş çevirme! 11. Rabbinin lutuflarını şükranla an.

Duha Suresi Tefsiri

Duhâ kelimesi “kuşluk” anlamına gelmekle birlikte çoğu müfessirler, 2. âyetteki “gece”nin alternatifi olarak burada bütünüyle gündüz vakti için kullanıldığı kanaatindedirler. İbn Âşûr’a göre ise kelime burada da kuşluk vaktini ifade etmekte olup bununla tıpkı kuşluk vakti güneş ışığının yeryüzünü bütünüyle kaplaması gibi vahiy ışığının da dünyaya inip aydınlatmaya başladığına imada bulunulmuştur. 2. âyetteki gece karanlığı da Hz. Peygamber’in bu vakitte evinde veya Kâbe çevresinde sesli olarak Kur’an’ı okuduğu, müşriklerin ise onu gizlice dinledikleri vakit olup bundan dolayı bu iki vakit üzerine yemin edilmiştir. Yeminin amacı putperestlerin artık Hz. Peygamber’e vahyin gelmez olduğu, Allah’ın onu terkettiği iddialarının gerçekle ilgisinin bulunmadığını kesin bir dille belirtmektir (XXX, 394-395).

“İşin sonu” diye çevirdiğimiz âhiret ile “öncesi” diye çevirdiğimiz ûlâ kelimelerinin buradaki anlamları konusunda iki yorum yapılmıştır: a) Senin bundan sonraki hayatın bundan önceki hayatından daha güzel ve başarılı olacak, özellikle peygamberlik görevinin sonu başlangıcından daha verimli olacak, b) Ebedî olan âhirette cennetteki hayatın geçici olan dünya hayatından daha güzel olacak. Bize göre, –bu âyetlerin inmesine sebep olan putperestlerin, “Artık Muhammed’e vahiy gelmiyor; Allah onu unuttu” gibi sözler söyleyerek (Buhârî, “Tefsîr”, 93) Peygamber’in sonunun geldiğini, davasının fiyasko ile biteceğini ummaları karşısında– Allah Teâlâ, resulünün sonunun gelmesi şöyle dursun, bundan sonraki hayatının, peygamberlik faaliyetlerinin ruhanî tekâmülünün öncekinden daha verimli, daha başarılı olacağını müjdelemiştir.

Hz. Peygamber, annesi ona hamile iken babasını, altı yaşında iken de annesini kaybetmiş; önce dedesi Abdülmuttalib’in, onun ölümünden sonra da amcası Ebû Tâlib’in himayesinde yetişmiştir. Ebû Tâlib, yeğeninin peygamberliğini kabul ettiğini açıkça ilân etmemekle birlikte düşmanlarına karşı onu korumuştur. Fakat Ebû Tâlib ve Hz. Peygamber’in eşi Hatice vefat edince müşrikler ona karşı saldırılarını arttırmışlardı. Bu sûrede Allah, o güne kadar peygamberine verdiklerini hatırlatarak teselli etmiş, geleceğinin daha iyi olacağını da müjdelemiştir.

“Seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi?” diye çevirdiğimiz 7. âyeti bazı müfessirler, “Resûlullah küçük iken Mekke vadilerinden birinde yolunu şaşırıp kaybolmuştu. Allah onun dedesine gelmesini sağladı” şeklinde yorumlarken, bazıları da “Resûlullah amcası Ebû Tâlib’le birlikte Suriye’ye giderken yolda kaybolmuştu, Allah’ın yardımıyla amcasını buldu” demişlerdir (Ebû Hayyân, el-Bahru’l-muhît, VIII, 486, Beyrut 1983). Buna benzer başka yorumlar da olmakla birlikte bunlar âyetin amacına açıklık getirici nitelikte görünmemektedir. Bizim de katıldığımız müfessirlerin çoğunluğunun yorumuna göre ise bu âyette Hz. Muhammed’in peygamberlikten sonraki dönemiyle önceki dönemi arasında bir karşılaştırma yapılmaktadır. Nitekim o peygamber olmadan önce de başta putperestlik olmak üzere kendi toplumunda hâkim olan inanç ve yaşayışın yanlışlığını, insanın varlık amacına yakışmadığını görüyor, bu gidişi asla beğenmiyordu; ama onların bundan nasıl kurtulacaklarını da bilmiyordu. Âyetteki deyimiyle bu konuda “yol bilmez bir halde” idi. İşte yüce Allah Kur’an’ı göndererek onu bu durumdan kurtarıp yolunu aydınlattı; ona hem varacağı hedefi hem de o hedefe nasıl varacağını öğretti (Râzî, XXXI, 215-216; Elmalılı, VIII, 5900-5901).

Hz. Peygamber Kureyş’in soylu bir ailesine mensup olmakla birlikte yetim ve himayeye muhtaç olarak büyümüştü; çocukluğu ve gençliğinin ilk yılları yoksulluk içerisinde geçmiş, daha sonra gerek kendisinin ticarî faaliyetleri gerekse zengin bir tüccar olan Hz. Hatice ile evlenmesi ve eşinin tüm servetini onun yönetimine bırakması neticesinde fakirlikten kurtulmuştur. Ancak buradaki zenginleştirmeyi, Allah Teâlâ’nın resulüne gönderdiği vahiy ile onun ruh ve kalp dünyasını zenginleştirmesi, onu hem kendisini hem insanlığı aydınlatabilecek zenginlikte hakikatlere mazhar kılması şeklinde anlamak da mümkündür. Bazı müfessirlere göre 8. âyette, onun hayatındaki bu gelişme hatırlatılarak kendisine bu imkânları sağlayan Allah’ın ona darılmasının, kendisini terketmesinin söz konusu olamayacağı bildirilmiştir (bk. Abduh, s. 112; Elmalılı, VIII, 5902).

Câhiliye döneminde yetimlerin, yoksulların hakları gözetilmez, malları ellerinden alınır, kendilerine zulmedilirdi. Buna göre 9-10. âyetlerin ana hedefi Resûlullah’ın şahsında bütünüyle toplumun dikkatini bu iki temel ahlâkî ve sosyal problem üzerine çekmek ve bunları çözüme kavuşturmaktı. Bunun yanında, daha özel olarak Resûlullah’a mazhar olduğu anılan ihsanlar karşısında şükür mahiyetinde bazı görevleri hatırlatılmaktadır. Burada sıralanan görevlerin, 6-8. âyetlerde Hz. Peygamber’e bahşedildiği bildirilen ilâhî lutuflarla alâkalı olduğu görülmektedir. Buna göre Allah onu yetim iken korumuştur; o da yetimi incitmemeli, himaye etmelidir. Allah ona ne yapacağını bilmez iken yol göstermiştir; o da kendisine bir şeyler sorup aydınlanmak isteyeni geri çevirmemelidir. Allah onu yoksulken zengin kılmıştır; o da kendisinden yardım isteyeni azarlamamalı, gereken yardımı yapabildiği kadar yapmalıdır. Şükürle ilgili bu özel görevler örnek olarak sıralandıktan sonra sûre bu konuda “Rabbinin lutuflarını şükranla an” şeklindeki genel ve kuşatıcı bir buyrukla tamamlanmıştır. Bazı müfessirler buradaki “nimet” kelimesini “Kur’an, peygamberlik, bu sûrede Resûlullah’a lutfedildiği bildirilen şeyler” gibi değişik mânalarla açıklamışlarsa da bunu, Resûlullah’ın hayatı boyunca mazhar olduğu maddî ve mânevî bütün lutuflar, nimetler olarak anlamak sûrenin amacına ve âyetlerin akışına daha uygun düşmektedir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, Hz. Peygamber’in hayat hikâyesi onun eşsiz ahlâkını açıkça göstermektedir ve bu âyetlerde söz konusu edilen uyarılara onun herhangi bir davranışı sebep olmuş değildir. Kur’an’ın irşad ve eğitimde kullandığı üslûp gereği burada onun şahsında bütün insanlığa hitap edilmektedir.

Okumak İsteyenler için Namaz Sureleri

İhlas Suresi

Felak ve Nas Suresi

İnşirah Suresi

Yasin Suresi

Bakara Suresi

Ayetel Kürsi

Kadir Suresi

Fil Suresi

Fetih Suresi

Rahman Suresi

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle