Okulda başarıyı arttırmanın yolları

Güncelleme Tarihi:

Okulda başarıyı arttırmanın yolları
Oluşturulma Tarihi: Kasım 26, 2022 07:00

Alanında uzman üç isme başarının sırlarını sorduk... Eğitim bilimleri uzmanı Doç. Dr. Nil Didem Şimşek “Çocukları okumuyor, çalışmıyor diye etiketlemeyin, daha çok direnirler” diyor. Uzman psikolog Ayça Uslu Pelin çocuklara zamanı yönetmeyi öğretmemiz gerektiğini söylüyor. Hızlı okuma eğitmeni Kezban Küçük ise hem sözel hem sayısal derslerde bir çırpıda okumanın ve okuduğunu eksiksiz anlamanın önemli olduğunu vurguluyor.

Haberin Devamı

Eğitim şart. Eğitim sistemi tek. Her ebeveynin isteği çocuğunun okulda başarılı olması. Gelgelim her çocuk farklı! Yetenekleri, ilgi alanları, psikolojisi, becerileri, sosyo-ekonomik durumu, zorlandıkları... Bir de malum, pandemi nedeniyle iki yıl boyunca çocukların okul düzeni değişti. Kaygılar da devreye girince pek çok çocuk derslerinde zorlandı, kimileri geri kaldı.
Peki, tüm bunlara rağmen okul başarısını arttırmanın yolları neler? Bir eğitimci, bir psikolog ve bir hızlı okuma uzmanına sorduk; hem çocuklar, hem ebeveynler, hem de öğretmenler için tavsiyeler verdiler.

Okulda başarıyı arttırmanın yolları


Velilere öneriler
‘Önceden belirlediğiniz konular üzerine konuşun’
Doç. Dr. Nil Didem Şimşek
(Eğitim bilimleri uzmanı)

Haberin Devamı

-Nasıl olursak olalım, çocuğumuzla sadece gurur duyalım! Sinirli, kaygılı, sabırsız vs. olabiliriz. Unutmayalım ki akademik başarı hayatta başarılı olmak için tek başına yeterli değildir. Zihin, beden ve ruh eğitimi akademik başarıdan çok daha önemlidir. Hiçbirimiz ruhsal sıkıntılar yaşayan ama sınavlarda başarılı bir çocuğa sahip olmayı istemeyiz!

-Çocuklarımız kitap okumuyor diye endişelenmeyelim. Belki sesli kitaptan faydalanmak daha çok hoşlarına gidecektir. Onları okumuyor diye etiketledikçe emin olun okumaya direneceklerdir. ‘Okuyacaksın’
diye inatlaşmak yerine onları anlamaya çalışmak en doğru yoldur. Z Kuşağı ve Alfa Kuşağı otoriteden hiç hoşlanmıyor. Duygusal ve sosyal zekâyı geliştirmek onlar için çok daha önemli.

-Çocuklarımızı öğrenmeye hazırlamamız gerekir. Bu önemli süreç bir anda başlamaz. Aile olarak süregelen bir öğrenme rutinimiz olmalıdır. Çocuğumuz da bu rutinin içine doğar ve gelişir.

-Ev ödevleri konusunda çocuklarımızı yalnız bırakmayalım. Ödevleriyle ilgilendiğimizi gösterelim. 

-Çocuklarımızla okul dışında önceden belirlediğimiz konular üzerinde konuşalım. Konuyu beraberce analiz edip değerlendirelim. Bu öğrendiklerini sınıfta mutlaka kullanacaklardır.

‘Güçlü yönlerinin farkına varın’
Ayça Uslu Pelin
(Uzman psikolog/öğrenme uzmanı)

-Öğretmen rolüne girmeyin.

Haberin Devamı

-Çalışmalarına anlam kazandırın. Örneğin, neden çalışması gerektiğini konuşun ve yaptığı şeye ‘anlam’ yüklemesini sağlayın.

-Çocuğunuzu yargılamak yerine kontrol edin.

-Endişelenmek yerine onu anlamaya çalışın.

-Onunla birlikte somut hedefler belirleyin.

-Zamanını yönetmeyi öğretin.

-Çocuğunuzun güçlü yönlerinin farkına varın, onu tanıyın.

Okulda başarıyı arttırmanın yolları


Öğrencilere öneriler
‘Ailenize ve öğretmeninize ne istediğinizi anlatın’
Doç. Dr. Nil Didem Şimşek

-Gelecek beklentilerinizi formüle ederken güçlü yönlerinizi ve ilgi alanlarınızı gözden geçirin, benliğinizin farkında olun.

-Sınırlı ve kıt yaşam/gelecek senaryolarının bir kurgudan ibaret olduğunu unutmayın. Umutsuzluğa düşmeyin! Hayat her şeye rağmen çok güzel.

Haberin Devamı

-Yaptığınız işlerde ‘anlam’ aradığınızın farkındayız. Eğer evde ailenize, okulda öğretmenlerinize bu konuda ne istediğinizi tam olarak ifade ederseniz, eminiz hepsi size yardım etmek için elinden geleni yapacaktır.

-Elinizden gelenin en iyisini yapmaya odaklanmak sizi kaliteli çalışmalar yapmaya yönlendirecektir ki bu, yüksek not almaktan çok daha önemlidir.

‘Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın’
- Zamanla kendinize özgü farklı öğrenme-öğretim yollarını keşfedebilirsiniz. Bu da zamanla okuldaki başarınızın artmasını sağlar. Örneğin; grafikler ve haritalar kullanarak, kavramsal bilgiler arasındaki ilişkileri görsel olarak kurmanın hatırlamanızı kolaylaştırdığını fark etmeniz gibi.
-Kendinize akademik mini hedefler koyabilir ve bir program oluşturabilirsiniz.
- Motivasyonunuzu kaybettiğinizi fark ettiğiniz noktada kendinizi yeniden motive edebilecek şeylere kafa yormak yararlı olur. Kendinize biraz zaman tanımak, inanmak ve düşüncelerinizi mümkün olduğunca olumlu yönde odaklamak, kendinizi başkalarıyla kıyaslamamak, ödüllendirmek, yapacaklarınızı gün gün sıralayarak ilerlemenizi somut olarak görmek ve değerlendirmek işe yarayabilir.

Okulda başarıyı arttırmanın yolları


Öğretmenlere/okul yöneticilerine öneriler
‘Z ve Alfa Kuşağını iyi tanımalıyız’
Doç. Dr. Nil Didem Şimşek

Haberin Devamı

-Öğrenme materyallerimizi ve öğrenmeyi yeni dünya düzenine uygun şekilde tasarlayabiliriz. Bu nedenle çevrimiçi öğrenmenin etkinliğini arttırmak için dijital tabanlı medyaları derslerimize destek olacak şekilde kullanmayı öğrenmeliyiz. Öğrencilerimizle aramızda oluşan iletişim kopukluklarını önlemek için Web 2.0 araçlarıyla (kahoot, mentimeter, thinglink vb.) donatılmış etkili sınıf ortamları oluşturabiliriz.

-Yetkinlik ve becerileri ilerletmek için şu an ders verdiğimiz Z ve Alfa Kuşağını iyi tanımalıyız. Onlarla nasıl iletişim kuracağımızı bilirsek derslerde başarıyı arttırabiliriz.

- Bizler bu kuşaklar için birer ders tasarımcısıyız. Onların nasıl öğrenmek istediğini bilip sahneyi (sınıfın odak noktasını) biraz onlara bırakırsak başarıdan başarıya koşacağımız kesindir.

Haberin Devamı

- Onlar için birer yol gösterici olduğumuzu bilerek sahnedeki yerimizi alalım. Unutmayalım ki dikkatleri bir önceki kuşağa nazaran daha geniş aralığa sahip bu kuşaklar için ne anlattığımız değil, nasıl anlattığımız çok önemli. Örneğin dikkatlerini çeken oyunlaştırılmış bir dersi 30 dakika boyunca pürdikkat izleyebilirler. 

-Sözlü ve yazılı beyin fırtınası yöntemleri her yaştaki öğrenciye hitap eder.

- Zorunlu ev ödevlerini azaltarak bunun yerine sınıf çalışmalarına ağırlık verebiliriz.

-Eğitimde başarıyı arttırmanın yollarından en önemlisi, sabırdır. Sabırlı olduğumuzu gösterdiğimizde öğrenciler kendilerini rahat hissedecekler ve kaygı yaşamayacaklardır.

‘Soru yaratmalarına fırsat verilmeli’
Ayça Uslu Pelin

 -Duygusal zekâ, öğrencinin sosyal ve duygusal gelişim düzeyinin bir göstergesidir ve akademik başarıyla doğrudan ilişkilidir. Duygusal zekâsı gelişmiş çocuk ve gençlerin akademik başarıları genellikle daha yüksektir.

-Öğrencinin öğrenme merakı, hevesi ve motivasyonu da süreçte etkilidir. Akademik motivasyon, öğrencinin kendisi ve çevresi hakkındaki algısına, anlayışına ve bunlardan çıkardığı sonuçlara bağlıdır. Ebevenlerin ve okulun, öğrencinin motivasyonunun gelişebileceğine yönelik umut yaratması ve gelişiminin takip edildiği hissini vermesi de süreci ayakta tutar. Ayrıca:
-Öğrencilerin iyi tanınması,

-Öğrenci için keyifli bir öğrenme ritüeli yaratılması,

-Öğretmenlerin, farklı öğrenme-öğretim yolları kullanması, dersin ilgi çekici hale dönüştürülmesi,

-Öğrencilerin ders konusuyla ilgili soru yaratmalarına fırsat verilmesi de başarıyı arttıran faktörlerdir.

Okuma hızını arttıracak üç çalışma...
Bir ay boyunca, günde yarım saat
Kezban Küçük (Hızlı okuma eğitmeni)

Okulda başarıyı arttırmanın yolları

-Sözel derslerde olduğu gibi sayısal derslerde de bütünü gören anlayışla bir çırpıda okumanın ve okuduğunu eksiksiz anlamanın önemi büyüktür. İyi ve nitelikli okur olmayan, okuduğunu anlayamayan, anladığını yorumlayamayan öğrenci hiçbir derste gerçek kapasitesini gösterme imkânı bulamaz.

-1’inci sınıfta öğrencinin bir dakikada okuduğu kelime sayısının 50-60, 2’nci sınıfta 70-80, 3’üncü sınıfta 80-90, 4’üncü sınıfta 90-100, 5’inci sınıfta 110-120 olması beklenir. İlerleyen zamanlarda bu sayı 250-300 kelimeyle seyreder.

-En az bir ay boyunca, günde yarım saat uygularsanız okuma hızınızı arttıracak üç çalışma var:

İlki ‘baştan-sondan tekniği’. Elinize uzun bir kalem alın ve bir metnin her satırının ilk ve son sözcüğü üzerine hızla sıçratın. Kafanızı oynatmadan sözcükleri hızla görün. Sözcükleri seslendirmeden hızla görerek tüm sayfayı bitirin.

İkincisi ‘baştan-ortadan-sondan tekniği’ ile anlayarak hızlı okumaya bir adım daha yaklaşırsınız. Okuduğunuz metnin yukarıdan aşağıya üç bölüme ayrıldığını düşünün. Yine kalemi ilk satırın ilk üç-dört sözcüğünün alt ortasına, sonraki sözcük grubunun ve satırın son sözcük grubunun ortasına gelecek şekilde sıçratın ve sözcük gruplarını seslendirmeden görmeye çalışın. Bu şekilde 5-10 sayfa çalışın ve bu çalışmayı bir ay boyunca gün içinde birkaç kez tekrar edin.

Üçüncüsüyse iç sesiniz olmadan okuma çalışması. Bir sayfadaki sözcükleri “Bir, iki, üç, dört...” diye baştan sona kadar hızlıca sayın. İlginç bir şekilde içinizden “Bir, iki...” derken saydığınız sözcüğü okuduğunuzu-anladığınızı fark edeceksiniz. Bu farkındalık sizi anlayarak hızlı okumanın temeli olan ‘sözcükleri içten seslendirmeden görerek algılamaya-
okumaya’ götürecek.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!