Büyük ressam Kenan Paşa

Haberin Devamı

YETENEĞE göre değil de üne göre bir tasnif yaparsanız, Osmanlı’dan bu yana gelen asker kökenli ressamların ikinci ünlüsü hiç kuşkusuz Kenan Evren Paşa’dır.
Birincisi elbet ki Osman Hamdi’ye inat resim yapan Şeker Ahmet Paşa’ydı. Vasat bir ressam olan Şeker Ahmet Paşa’nın bugün tablolarına çok para verilmesine kulak asmayın.
O vakitler Müslüman evlerine tasvir asılmadığından piyasası yoktu. Sultan Abdülhamid’in maddi-manevi desteği ile resim yapardı.


* * *


Sultan Hamid’in el altından Şeker Ahmet Paşa’yı niye fiştiklediği hâlâ sırdır. Benim aklıma Paşa’nın devlet adamlığının ressamlığından daha berbat olması ihtimali geliyor.
Belki de Sultan Hamid “Resimle uğraşıp dursun de Memalik-i Osmaniye’ye zarar vermesin” diye düşünüp eline fırçayı tutuşturdu.
Evren Paşa burada Şeker Ahmet Paşa’dan ayrılır. Ressamlık hevesi fıtratından gelir ama ona asıl gazı veren iş dünyamızın muhterem isimleridir.

Haberin Devamı

YETENEĞİ VARDI

1989 yılında cumhurbaşkanlığı görevi hitama eren Kenan Evren sıkıntıdan patlıyordu. Birileri “Paşam resim yapsanıza” deyip kanına girdi.
İngilizleri İkinci Dünya Savaşı’nda zafere götüren Churchill bile emekliliğinde çayır çimen resimleri yapıp canına can katmıştı. Resim yapmanın ömrü uzattığı kesindi.
Kenan Evren’in aklına 1961’de Kore’den döndüğünde, binbaşı olarak girdiği lojmanı kendi başına badana etmesi geldi. Gerçekten de o zaman fırça eline yakışmıştı. Neden olmasındı?
Hemen kolları sıvadı ve ilk resmini yaptı. 12 Eylül’ün etkisi hâlâ hissedildiğinden bir işadamı o tabloyu 12 bin dolara satın aldı.
Paşa’nın neyin resmini yaptığı bir anlaşılabilseydi eminim ki o tablo 30 bin dolar bile ederdi. Eksperlere göre Paşamız, yumurtladıktan sonra lohusalık dönemini geçiren bir tavuk tablosu yapmıştı.
Bazıları ise tuvalde resmedilen canlının tavuk değil, her türlü süsten arınarak içsel yolculuğa çıkmış bir tavus kuşu olduğunu iddia etti. Ben tartışmaya taraf olmadım.


* * *


Paşamızın ikinci tablosu 14 bin 500 dolara gitti. Yine bir işadamı gözünü karartıp tabloyu almıştı. Ancak konu yine belirsizdi. Kendi tablolarına müşteri bulamayan ressamlar ileri geri konuşuyordu.
Resim piyasasını tanımaya başlayan Evren Paşa, yaptığı tabloların “Bunu çizmiş, yok şunu çizmiş” tartışmalarına sebep olmaması için tedbir aldı. Eserlerinin altına temalarını yazmaya başladı.
“Anne Sevgisi” adlı tablosu bu sayede 45 bin dolara müşteri buldu.

PATLAMA YAPTI

Haberin Devamı

İş dünyası yeni bir yetenek keşfetmişti. Paşa’nın “Denizli Horozu” temalı tablosunu 40 bin dolara kapatan işadamı, fırsatçılığı ile Forbes dergisine kapak olmayı hak etmişti.
Bir sonraki mezatta Paşa’nın Atatürk tablosu tam 422 bin dolara satılacaktı. Kenan Paşa’nın yükselişinden etkilenen başka bir işadamı koşturup, son tabloya 403 bin doları bastırdı.
“Begonvilli Duvar” tablosu piyasayı patlatacaktı. Tam 1.2 milyon dolara gidecek ve Türkiye rekorunu kıracaktı. Bu rakamları duyan Bedri Baykam’ın kulağını kesmeye kalkıştığı söylenir.
Kenan Paşa’nın siyasi etkisinin azalması ile tablolarının ucuzlaması paralel gitmiştir. Fotoğraflarına bakarak çizdiği Katarina Witt ve Hande Ataizi’nin nü tabloları para etmedi.
Paşa’ya yatırım yapan kurnaz bir işadamı, aşırı kurnazlıktan battı. TMSF onun Evren’den satın aldığı bir tabloyu 600 liraya zor sattı.
Evren’in 2005’teki sergisinin lüks kataloğu ise internet üzerinden 14 liraya satışa çıkarıldı. Alan olmadı. Resim böyle nankör bir sanattı.


* * *

Haberin Devamı


Ben Kenan Evren Paşa’yı bir darbeci, bir diktatör olarak değil; bir ressam olarak hatırlayacağım.
Bugün ressamlarımızın tabloları iyi kötü para ediyorsa Evren Paşa’nın sayesindedir. O güne kadar evlerine Hayat dergisinin orta sayfasındaki tabloları çerçeveletip asan Türk işadamlarına resmi o tanıttı.
Bunları bilelim. Paşa’nın resim hevesine saygı gösterelim.
Ancak yine de tedbirli olalım, başka memleket büyükleri bu rakamları görünce “resim yapmaya başlamasınlar” diye topluca dua edelim.

Yazarın Tüm Yazıları